İsrail’in emrinden çıkmayan ABD hükümetinin Orta Doğu’daki savaş ve işgal politikaları, İran’ın kararlı duruşu ve caydırıcı askeri gücü karşısında etkisiz hale gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’la bir hafta içinde bir barış anlaşması imzalamaya yakın olduklarını söyledi.
40 günlük savaş boyunca ABD- İsrail terör ittifakına karşı cesurca direnen Tahran yönetiminin binlerce balistik füzeyi hedefe kilitlediğini duyurmasının ardından Beyaz Saray’dan müzakereleri artırma ve diyalog çağrıları yükselmeye başladı. İran’ın savunma ve misilleme stratejisindeki başarısı ile işgalcilere karşı ortaya koyduğu caydırıcı etki, siyonist- emperyalist ittifakının kanlı oyunlarını bozdu.
Bozguncu Trump Bir Anda Ilımlı Moda Geçti
ABD Başkanı Donald Trump, bütün dünyanın merakla beklediği İran’la barış konusunda açıklama yaptı. Ateşkes süresince sürekli olarak İran’a tehditler savuran Trump, ilk kez net ifadelerle barıştan bahsetti. Geçtiğimiz gün Hürmüz Boğazı’na yönelik planlanan sözde Özgürlük Operasyonu’nu askıya aldıklarını açıklayarak kritik bir geri adım atan Trump dün de İran’la anlaşma konusunda “iyimser” olduğunu ve sürecin “bir haftada” sonuca ulaşmasını beklediğini söyledi.
Siyonist Rejim Çaresiz Kaldı
İsrail’in saldırı tehditlerine karşı İran, Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alabilecek donanma gücünü ve uzun menzilli teknolojik füzelerini hazır bekletti. Siyonist rejimin bölgede yeni bir ateş çemberi oluşturma planları İran’ın verdiği etkili cevaplarla bir kez daha çökertildi. Bozguncu ABD Başkanı Donald Trump’ın U dönüşleriyle neye uğradığını şaşıran Tel Aviv cephesinde panik havası esmeye devam ediyor.
Emperyalizmin Zulüm Çarkları Durmak Üzere
İsrail ve ABD’nin müzakereleri sabote ederek İran’a yönelik işgal girişimini yeniden başlatma çabaları, İran’ın direniş eksenindeki kilit rolü sayesinde akamete uğradı. Halihazırda ne Washington ne de Tel Aviv, Tahran’ın misilleme kapasitesini göz önüne alarak yeni bir saldırı başlatmaya cesaret edemiyor. İran’ın son teknolojiyle donatılmış gelişmiş füzelerinin, sadece bir savunma aracı değil aynı zamanda Orta Doğu’yu emperyalist işgallerden koruyacak bir güvence ve teminat olduğu gerçeği her geçen gün bir kez daha açığa çıkıyor.
milligazete
