boyunca Alevilik yasal tanınması için yaptığı girişimler sonuçlandı ve „Ehlbeyt
ve 12 İmamsız Alevilik“ Avusturya’da resmi bir Din olarak kabul edildi.
13 yıllık Hukuk mücadelesinde birçok kez İnanç Tüzüğü
değiştirildi!
Bilindiği üzere Avusturya`da yaşayan Aleviler, resmi olarak
tanınma konusunda başlayan tartışmada ikiye ayrıldılar. Tanınma sürecine bir
arada başlayan Alevi örgütleri arasında „Alevilik tanımlaması“ hususunda
anlaşmazlık çıkınca, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve Viyana
Alevi Kültür Birliği (VAKB) Aleviliğin tanınması başvurularını İnançlar
Dairesi‘ne (Kultusamt) ayrı ayrı yaptı. VAKB tarafından yapılan başvuru ile
Alevilik 2010 yılından itibaren resmen tanınmasının ardından bugünkü adıyla „Avusturya
Alevi İnanç Toplumu“ Kamu Tüzel Kişilik Statüsüne kavuştu (Detaylı bilgi için
http://www.aleviten.at/_de/?page_id=5096 bakınız).
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu`nun (AABF) 9 Nisan
2009 tarihinde yaptığı „Avusturya Alevi Din Toplumu“ tanınma başvurusu ise 16
Aralık 2010 tarihinde reddedildi. Kultusamt tarafından başvurusuna verilen Red
kararına itiraz eden AABF, 13 yıla yakın hukuksal bir mücadele sürdürdü. AABF,
yapmış olduğu itiraz sürecinde başarısız olup, Avusturya Mahkemelerinin tanınma
başvurusuna yönelik verilen Red kararını onaylamasının ardından davayı Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyarak itirazda bulundu.
AABF’den ikinci bir tanınma başvurusu
AABF, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapmış olduğu itiraz
başvurusuna yönelik kararı beklemeden 30 Nisan 2020 tarihinde İnançlar
Dairesi‘ne (Kultusamt) ikinci yeni bir başvuruda bulundu. Yapılan yeni
başvuruda Allah’ın birliğine inanmayan, Peygamber Hz. Muhammed’i kabul etmeyen,
Ehlibeyt ve 12 İmamlar‘ın yer almadığı; aksine Aleviliği çok tanrılı bir din
olarak tanımlayan inanç tüzüğü Kultusamt‘a sunuldu. İkinci başvuruda kurumun
adı önce „Avrupayi-Alevi İnanç Toplumu Avusturya“ (Europäisch-Alevitische
Glaubensgemeinschaft in Österreich) olarak belirtilmiş olsa da bu isim kısa bir
süre sonra „Özgür/Serbest/Başı boş Alevi İnanç Toplumu Avusturya“ (Freie
Alevitische Bekenntnisgemeinschaft in Österreich) olarak değiştirildi. AABF
ayrıca, Almanya’da bulunan Münster Üniversitesi İslam İlahiyat Fakültesinde
görevli Sünni Profesör Mouhannad Khorchide’ye hazırlattırdığı bilirkişi
raporunu, ikinci başvurusuna destek amaçlı ek olarak Kultusamt’a sundu.
İnançlar Dairesi (Kultusamt), AABF tarafından yapılan ikinci
tanınma başvurusuna yönelik, Viyana Üniversitesi Alevilik Teoloji Bölümü
sorumlusu Prof. Handan Aksünger ve Barış Sağlama Enstitüsü (Institut für
Friedenssicherung) görevlisi Dr. Walter Posch’dan da aldığı raporlar
doğrultusunda AABF’nin başvurusunu olumlu cevapladı. Ve nihayetinde Avusturya,
AABF tarafından yapılan ve içeriğinde Allah’ın birliğine inanmayan, Hz.
Muhammed’i Peygamber kabul etmeyen, Ehlibeyt ve 12 İmamlar‘ın yer almadığı;
aksine Aleviliği çok tanrılı bir din olarak tanımlayan bir başvuruyu resmi bir
din olarak kabul etti.
AABF tanınma başvuru Tüzüğü içeriğinden…
AABF tarafından 30 Nisan 2020 tarihinde İnançlar Dairesi‘ne
(Kultusamt) yapılan ve de Avusturya’da yasallaşan „Özgür/Serbest/Başı boş Alevi
İnanç Toplumu Avusturya“ (Freie Alevitische Bekenntnisgemeinschaft in
Österreich) başvuru Tüzüğü içerisinde neler belirtiliyor: İlk göze batan nokta,
Alevilik tanımlaması oluyor. AABF’ye göre „Alevilik tek tanrılı dinlerin ortaya
çıkmasından daha öncesine dayanıyor. Alevilik, Ön Asya, Mezopotamya ve Orta
Doğu’da tek tanrılı dinlerin ortaya çıkmasına rağmen, günümüze kadar
özgünlüğünü korumuştur“ olarak ifade ediliyor. Bir diğer önemli konu ise İnanç
önderleri hususunda belirtiliyor.
AABF’ye göre „Alevilik ikrarla katılabilinen bir topluluktur
ve bu nedenle soya bağlı inanç değildir. Böylece, Talip olan ve herhangi bir
Ocak ailesine mensup olmayan bilge kişiler (öğretme yetkisine sahip olanlar)
bile, en az bir ocakzaden Icazet (Yetkinlik belgesi) almak şartıyla inanç
topluluğunun Dini ritüellerini gerçekleştirebilirler.“ AABF, yazılı inanç
kaynakları (Kutsal kitaplar) içerisinde Kuran-ı Kerim ve Nehc‘ül Belaga’yı;
inanç günleri (Dini bayramlar) içerisinde de Hazreti Ali’nin doğum günü ve
Hazreti Hüseyin`in Şahadete erdiği günü kaldırması da dikkati çekiyor.
Sonuç itibariyle, AABF’nin 2009 yılında yaptığı ilk Alevilik
tanınma başvurusunda yer alan „Allah’tan başka bir Yaradan (Hak) yoktur, Hz.
Muhammed onun Peygamberi ve Hz. Ali Velisidir“ ifadesi aradan geçen 13 sene
sonrasında tamamen kaldırılması ve yerine „Alevilik tek tanrılı dinlerin ortaya
çıkmasından daha öncesine dayanıyor“ ifadesine yer verilmesi Avrupa’da AABF
eliyle „Ali’siz Alevilik inancı yaratılmak isteniyor“ iddiasını haklı kılar
duruma getiriyor. Kaynak: Türkçe ve Almanca olarak
https://issuu.com/avusturya-alevileri adresinden
Kaynak Linki = https://www.yenimuhalefet.com/haber/ehlibeytsiz-ve-12-imamsiz-alevilik-avrupada-yasallasti-17753
