temsilciyle beraber ABD Başkanı Joe Biden’a hitaben Türkiye’ye F-16 satışına
ilişkin karşı duruşlarını ifade eden kaleme aldıkları mektubu sundular.
Mektubun Demokrat ve Cumhuriyetçi Partili imzacıları
arasında şu Kongre üyeleri yer aldı:
Karen Bass, Gus M. Bilirakis, Tony Cárdenas, Judy Chu, David
N. Cicilline, Jim Costa, Mike Doyle, Anna G. Eshoo, Brian Fitzpatrick, Chuck
Fleischmann, Louie Gohmert, Josh Gottheimer, Raúl M. Grijalva, Raja
Krishnamoorthi, Susie Lee, Ted W. Lieu, Nicole Malliotakis, Carolyn B. Maloney,
James P. McGovern, Grace Meng, Grace F. Napolitano, Chris Pappas, Donald Payne,
Linda T. Sánchez, John Sarbanes, Jan Schakowsky, Adam B. Schiff, Brad Sherman,
Albio Sires, Christopher H. Smith, Jackie Speier, David G. Valadao, Peter
Welch.
Biden’a gönderilen mektubun tamamı şu şekilde:
“Sayın Başkan Biden,
30 Haziran tarihinde İspanya’nın Madrid şehrindeki NATO
Zirvesi’nde Türkiye’ye potansiyel Blok 70 F-16 satışı ve teknik güncellemelerle
ilgili yaptığınız açıklamalardan derin endişe duyuyoruz. Bu satışın reddini
güçlü bir şekilde talep ediyoruz çünkü
F-16 satışı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Türkiye’nin
ABD ve NATO’ya bağlılıklarını göz ardı etmesi ve hükûmetinin ülke içi ve yurt
dışındaki geniş insan hakları ihlallerini ödüllendirmek olur.
Erdoğan devamlı olarak kişisel kazançları için bölücü
taktikleri müttefiklerinin kolektif faydasının önüne koymayı seçmiştir. Absürt
ve alakasız tavizler alana kadar Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmasını
engelleme kararı, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ittifakın on yıllardır
karşılaştığı en büyük krizi tetiklediğinden beri NATO’nun stratejik duruşunu
desteklemek için asgari düzeyde çaba sarf ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Erdoğan’ın NATO’nun ortak yararına zıt, alarm verici
taktikleri sürpriz etkisi yaratmamalıdır. Yönetimi tekrar tekrar Doğu Akdeniz,
Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Kuzey Afrika’da istikrarı bozmak için askeri
gücünü kullandı. Türk ve Türkiye destekli kuvvetler, Irak, Suriye ve Dağlık
Karabağ’daki hastaneler ve okullar gibi sivil hedefleri kasten bombalamak da
dahil olmak üzere, savaş suçları işlemek için Amerikan yapımı silah ve
bileşenleri kullandı. Bu silah ve bileşenler aynı zamanda Yunanistan ve Kıbrıs
gibi NATO müttefikleri ve ortaklarının egemen bölgelerinin ihlalinde
kullanıldı. Bu eylemler, ABD ve Avrupa’nın bağlı bir müttefiğinin yapacağı
eylemler değil.
ABD savaş uçaklarının Türkiye’ye satışı Erdoğan’ı bir
anda iyi bir müttefiğe dönüştürmeyecek. Daha ziyade bu silahlar bölgede daha
fazla ölüm ve yıkıma neden olacak. Türkiye, aynı zamanda ABD silahları ve
askeri operasyonlarıyla ilgili önemli taktiksel bilgileri Rusya’ya taşıma
potansiyeli olan S-400 savunma sistemlerini kullanmaya devam ediyor.
Ek olarak, Erdoğan yönetimi iktidarda kalabilmek için
rejimi iktidardaki hakimiyetini haksız seçimleri teşvik etmeye, sivil toplumu
bastırmaya ve içeride insan haklarını istismar etmeye devam ediyor. Türkiye
ekonomisi kötüye giderken ve Erdoğan tüm zamanların en düşük pozisyonunda
dururken, baskıcı iktidar partisinin direkt kontrolü altındaki haber kanalları,
NATO Zirvesi’ndeki tavizlerde olduğu gibi her türlü büyük silah satışını
propaganda olarak kullanacaktır.
Yönetiminiz Türkiye’ye yeni F-16 satışı ve modernizasyon
konusunda ilerlerken lütfen bilin ki Kongre üyeleri olarak bunun olmaması için
bize sunulan bütün adımları atacağız. Geçmiş örnekler Erdoğan’ın NATO
ittifakının altını oyma çabalarını ödüllendirmeye devam ettiğimiz sürece
davranışlarını değiştirmeyeceğini gösteriyor.
Erdoğan’ın istikrar bozucu eylemleri ve uluslararası
hukuk ihlallerini durduracak somut adımlar atılmadan Türkiye’nin ordusunu
desteklememeliyiz”
Biden’ın F-16 açıklamaları
Madrid’deki NATO Liderler Zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan
ile bir araya gelen Biden, 30 Haziran’daki basın toplantısında Türkiye’ye F-16
savaş uçaklarını satmaları gerektiğini, bunun için ABD Kongresinden onay
alabileceklerini söylemişti.
