‘ABD, Irak’taki Gibi Türkiye’nin Önüne PKK Havucu Koyarak PYD’yi Kabule Zorlayacak’

rasthaber

Rasthaber – Mehmet Ali Güller’e göre ABD ile Türkiye, sorunlu başlıklarda adım adım ilerliyor. ABD’nin Irak işgalindeki gibi PKK havucu koyarak Ankara’yı PYD’yi kabule zorlayacağı görüşünde olan Güller, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna karşı Fırat’ın batısı pazarlığı yaparak ÖSO devletçikleri yaratabileceğini kaydetti.

ABD, PKK'nın üç üst düzey yöneticisinin başlarına 12 milyon dolar para ödülü koyarken, üst düzey Amerikalı yetkililerden art arda Ankara'ya mesajlar geldi. Üst düzey bir Amerikalı yetkili Suriye'de YPG ile ilişkilerinin ‘geçici ve taktiksel' diye nitelerken, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey PYD'yi PKK'nın Suriye'deki uzantısı olarak gördüğünü ancak hem Ankara hem de Suriye Kürtleri ile çalışmak durumunda olduklarını dile getirdi.

ABD'den art arda gelen açıklamaların neye işaret ettiğini Cumhuriyet gazetesi yazarı ve Tele1 tv yorumcusu Mehmet Ali Güller ile konuştuk.

‘ABD'NİN GÜLEN İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI GERÇEKSE, ERDOĞAN'A MART SEÇİMLERİNDE GÜÇLÜ BİR KOZ OLACAK'

Mehmet Ali Güller, son dönemde Türk ve Amerikalı yetkililer arasındaki temas trafiğinin yoğunlaşmasına dikkat çekti. Türk-Amerikan ilişkilerinde Suriye'den İran'a, S-400'lerden Halk Bankası ve Fethullah Gülen meselesine uzanan sorun başlıklarını anımsatan Güller, bunların adım adım görüşüldüğünü vurguladı. Güller'e göre, eğer Trump'ın Gülen'in 'iadesinin araştırılması' talimatı verdiği yolunda ABD medyasında çıkan haberler doğruysa, bu Erdoğan hükümetinin elinde mart ayındaki yerel seçimler öncesinde güçlü bir koz olacak:

"Üst üste gelen mesajların nedeni şu: Bu ay başında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Amerika Devlet Başkanının yapmış olduğu telefon görüşmesinde bir temel mutabakata varıldı. Bu mutabakatın gereği olarak da teknik detayların görüşülmesi için hem Amerika'dan Türkiye'ye hem Türkiye'den Amerika'ya heyetler gönderildi. Yaklaşık 15 gündür çeşitli temaslar yapılıyor. Bu temaslar boyunca da el yükseltmek, pazarlığın çeşitli unsurlarını masaya kuvvetli getirmek vs. gibi gerekçelerle bu açıklamalar yapılıyor. Aslında olan biten Türkiye ile Amerika arasında birikmiş kimi sorunların en azından bazılarının çözümü noktasında bir pazarlığın başlamış olduğu gerçeği. Nedir bu konular? Aslında bu konuların en önemlisi şu anda en yakıcı sorun olan Suriye'nin Kuzeydoğusu, Fırat'ın doğusu meselesi. Türk-Amerikan ilişkilerinin en sıkıntılı konusu bu. Sonra İran meselesi var, bunun da iki boyutu var. Bir yandan Amerika'nın bu ay başında yaptırım uygulamasıyla başlayan bir İran süreci var bir yandan da Türkiye ile Suriye'den İran'ın çıkarılması konusu, James Jeffrey'in hemfikiriz dediği bir süreç var. Bir diğer Türk-Amerikan ilişkilerinin sıkıntılı olduğu konu birkaç yıldır zaten sıkıntılı olan Halkbank konusu. Yeni bir dava mı açılacak, eski dava konusunda bir minimum ceza ile iş geçirilecek mi, rahip Brunson'ın bırakılmasından sonra Trump ile Erdoğan'ın yaptığı telefon görüşmesinde bu işin çözüleceğine dair de karşılıklı bir açıklama yapılmış olması masada böyle bir sorunun olduğunu daha gösteriyor. Bir diğer sorun da Türkiyen'in uzunca bir süredir istediği Fethullah Gülen. Bu konuda da yeni bir iddia oldu. Trump'ın önümüzdeki aylarda Fethullah Gülen'in verilebilmesi için bir çalışma başlatılmasını istediği şeklinde bir haber ortalığa düştü. Kuvvetle muhtemeldir ki bu gerçekse Tayyip Erdoğan'a Mart seçimlerinde güçlü bir koz olacak. S-400'lerin alınmasının dışında Amerika ‘Madem bunu almanı engelleyemiyoruz, bu Patriotları da al' diye bir pazarlık yürütüyor. Dolayısıyla masada böyle pek çok konu var. Hepsi adım adım görüşülüyor."

‘AMERİKA TIPKI BUNDAN YILLAR ÖNCE IRAK'TA YAPTIĞI GİBİ…'

Güller'e göre Türkiye ile ABD'li yetkililer arasındaki temaslar ve ardından ABD'li yetkililerden gelen açıklamalar ‘yeni bir duruma' işaret ediyor. Güller, özellikle üst düzey üç PKK liderinin başlarına konulan ödülden hareketle Washington'ın Irak işgali döneminde olduğu gibi Suriye'de Türkiye'nin önüne ‘PKK havucu koyarak PYD'yi kabullenmeye zorlayacağı değerlendirmesinde bulundu:

"Bu ay içerisinde çok ciddi görüşmeler başladı. Bunlardan en önemlisi, Türk basınına yansıyamadı ayrıntılarını öğrenemedik. Türk Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal'ın bu ay başında Amerika'ya yaptığı ziyaret. Orada çeşitli temaslarda bulundu. Hemen arkasından hemen Amerikan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Palmer Ankara'ya geldi. İki günlük burada bir görüşme yaptı. Eş zamanlı olarak bu süreç içerisinde Amerika'nın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'in Türkiye ziyareti var. Burada hem Suriyeli muhaliflereler hem Türk hükümeti yetkilileriyle yaptığı görüşmeler var. Bunlar neticesinde ortaya çıkan açıklamalar çok çarpıcı. Bunlardan en önemlisi biraz da pozisyonu itibariyle Amerikan devletini temsil etme düzeyinde büyükelçi unvanı olması nedeniyle de James Jeffrey'in açıklamaları önemli. ‘Kürtlerle Türkiye arasında çözüm için çabalarımızı yeniden başlattık' dedi. Bu aslında Fırat'ın doğusuna ilişkin yürütülmekte olan bu yeni açıklamaların başladığı nokta. Yani Kürtlerle Türkiye arasında çözüm için çabalarımızı yeniden başlattık dediği andan itibaren James Jeffrey, hem Amerika'dan üç PKK liderinin başına ödül konması gibi bir açıklama geldi hem Anadolu Ajansı'na resmi bir açıklama olarak üst düzey Amerikalı bir yetkilinin ‘YPG ile ilişkimiz taktiksel, geçici' açıklaması geldi. Bütün bunlar topluca bir yeni duruma işaret ediyor. Bu yeni durum şu: Amerika şimdi tıpkı bundan yıllar önce Irak'ta yaptığı gibi şimdi de Suriye'de Türkiye'nin önüne bir PKK havucu koyarak PYD'yi kabul ettirmeye zorlayacak."

‘FIRAT'IN DOĞUSUNDA EKONOMİK BÖLGE KURULUP ANKARA'NIN ÖNÜNE HAVUÇ KONULMASI GÜNDEMDE'

ABD'nin Suriye'de uygulamaya çalıştığı bir şablon bulunduğu söyleyen Güller, PKK liderlerinin başına ödül konulmasını ise komik bulduğunu, "O liderlerin nerede olduğunu en iyi Amerika bilir" sözleriyle dile getirdi. Ankara'nın Suriye savaşının başlangıç dönemlerinde Salih Müslim'i ağırlamış olduğuna atıf yapan Güller, tıpkı Irak'ın kuzeyinde olduğu gibi bir ‘petrol havuzu' oluşturulduğu ve Fırat'ın doğusunda ‘ekonomik bölgeler' tesisi yoluyla Ankara'nın önüne ‘havuçlar' konulmasının gündeme gelebileceğini kaydetti.

Bu Haberi Paylaş