ofisinin bir üyesi, Amerika’nın bu ülkedeki işgalinin devam ettiğine değinerek,
Suudi Arabistan’ın Washington’un yörüngesinden çıkması gerektiğini vurguladı.
Yemen Ensarullah hareketinin siyasi büro
üyesi Ali el Kahum, Umman’ın bu ülkede adil bir barış tesis etme çabalarına
ilişkin iyimserliğini dile getirerek, Maskat’ın iyi komşuluk politikaları niyetinde
olduğunu söyledi.
Ali el-Kahum şu ifadelerde bulundu: ‘Suudi
heyetiyle yapılan müzakerelerde karşı taraftan ciddiyet gördük, müzakerelerde
olumlu bir hava oluştu ve Yemen’in egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve
bağımsızlığını koruyan sürdürülebilir bir barışa doğru önemli ilerlemeler
kaydettik.
Müzakerelerde insani konular, savaşın durdurulması,
kuşatmanın kaldırılması, yabancı güçlerin geri çekilmesi ve tazminat ödenmesi
konularına öncelik verildi. İnsani konulara ilişkin bir anlaşma, Birleşmiş
Milletler gözetiminde ve dış müdahalelerden uzak diyaloglar için alan
sağlayacaktır.’
Geçen Mart ayı sonunda Suudi Arabistan ve
Umman’dan resmi heyetler, Yemen’deki esir değişimi ve ateşkes olayını
değerlendirmek üzere San’a’ya geldi. Bu, Suudi heyetinin Yemen’e karşı Mart 2014’te
başlayan ve Yemen ulusunun birçok kayıp ve zayiat vermesine neden olan kapsamlı
savaşının başlamasından bu yana San’a’ya yaptığı ilk ziyaretti. Bu savaş yüz
binlerce Yemenlinin ölümüne ve bu ülke ekonomisinin on milyarlarca dolar zarar
görmesine neden oldu.
Yemenli bu yetkili şu ifadelerde bulundu: ‘Barışa
doğru ilerlemek doğru bir tutumdur. Suudi Arabistan Amerika’nın yörüngesinden çıkmalıdır. Suudi Arabistan, Yemen’deki savaşı ve kuşatmayı sürdürmek
için Batı’nın baskılarını geri püskürtmelidir. Batılıların hedefi, Suudi
Arabistan’ın Yemen bataklığına hapsolması ve komşularıyla düşman olmasıdır ve
bunun arkasında onların açık sömürge hedefleri vardır.
Bu konu, Amerika ve İngiltere’nin Yemen’i sömürmek
için uzun süredir devam eden hayallerinden biridir. Yemen’in güvenliği ve
istikrarı, bölgenin ve komşu ülkelerin güvenliğidir. Şimdi Yemen’e saldırmak
için tüm bahaneler ortadan kalktı. Yaşananlar asıl sorunun yabancı olduğunu ve
sömürge açgözlülüğünden kaynaklandığını göstermiştir.
Babülmendep ve Yemen kıyılarına çok sayıda
Amerikan askeri sevk edildi. Stratejik Babülmendep boğazına hakim olmak bölge
için bir tehlike ve tehdittir. Batı tarafından da Rusya’yı kilit rol oynamaktan
uzaklaştırmak için girişimlerde bulunuldu, ancak buna karşılık olarak Çin,
bölge ülkeleri arasında barış anlaşmaları ve diplomatik ilişkiler getirdi.
Tahran-Riyad anlaşması, İran ve Suudi
Arabistan’ın iç durumunda ve bölgesel düzeyde olumlu etkilere sahiptir. Çin,
bölgedeki kilit rolünü geri almalı, Batı’nın hegemonyasına ve bu ülkelerin savaş
çıkarma ve güvensizlik yaratma ve bölge halklarını yok etme çabalarında son
vermelidir.
Amerika’nın Babülmendep ve Yemen
kıyılarındaki eylemleri ve bu stratejik bölgelerde üsler kurması tüm bölge için
tehlike oluşturmaktadır. Batının sömürgeci projelerini durdurmak ve tek kutuplu
sisteme son vermek için uluslararası düzeyde önlemler alınmalıdır.’
