gecesi yaptığı konuşmada Lübnan’ın iç meselelerine değinerek Amerika’nın Lübnan
sorunlarında önemli rolü olduğunu belirtti.
Lübnan birçok siyasi, ekonomik ve güvenlik sorunları ile
karşı karşıyadır. Gerçek şu ki bu sorunlar Lübnan gibi küçük bir ülke için çok
büyüktür. Lübnan sorunları birçok sebep ve aktörleri vardır fakat birçok yerli
ve yabancı yorumcu ve de Hizbullah genel sekreteri Nasrallah’a göre Amerika’nın
siyasetleri Lübnan sorunlarının en temel sebebidir.
Seyyid Hasan Nasrallah Lübnan sorunlarında Amerika’nın rolü
konusunda 4 meseleye değiniyor.
Birincisi, Amerika’nın Beyrut büyükelçiliği ve bizzat
elçileri Lübnan’daki sorunlarının temel aktörleridir. Amerika çeşitli
sebeplerden biri örneğin Hizbullah’ın varlığı ve Lübnan’ın işgal edilen
Filistin toprakları ile ortak sınıra sahip olması nedeni ile Lübnan’a özel ilgi
duyuyor. Bu özel bakış Washington’un Irak’tan sonra batı Asya’da en büyük
ikinci elçiliğini Lübnan’da açtırtmak niyetinde olmasına sebep olmuştur.
Lübnan’ın seçkin ve tanınan stratejist ve yorumcu Emin
Hatit’e göre Amerika’nın bu girişimi siyasi olmaktan ziyade güvenlik
ağırlıklıdır ve Amerikan elçiliğinin Beyrut kontrol merkezi olması
kararlaştırılırken elçiliğin korsan rejime güvenlik hizmetleri sağlayacağı
belirtiliyor. Bu bağlamda Seyyid Hasan Nasrallah önceki gece yaptığı konuşmada,
“Amerika Büyükelçiliği ve Beyrut Büyükelçisi, yetkililerin atanmasından,
akaryakıt ve petrolle ilgili kararların alınmasına kadar her şeye müdahale
ediyor.” Dedi.
İkincisi: Amerika’nın Beyrut büyükelçiliği Lübnan
topraklarında direniş ile mücadele merkezine dönüşmüştür. Başka bir ifade ile
Amerikan elçileri Lübnan’ın tüm iç gelişmelerine müdahale ederken aynı zamanda
bu ülkedeki güçleri ile direnişe karşı hareketleri organize etmeye
çalışıyorlar.
Lübnan genel sekreteri bu bağlamda da şöyle dedi: Direnişe
ve gerçek ulusla tüm güçlere karşı bir savaş başlamış ve Amerika’nın Beyrut
elçiliğinden idare ediliyor ve 2005’ten beri atanan elçiler, direnişe karşı bu
savaşta savaşan gerçek komutanlardı.
Üçüncüsü: Amerika son zamanlarda Ürdün’den Lübnan’a elektrik
aktarma planını açıkladı. Bu plan seyyid Hasan Nasrallah’ın geçen Perşembe günü
İran’ın akaryakıt gemilerinin Lübnan’a doğru yola çıktığını açıklamasının hemen
ardından ortaya atıldı. Planın ana hedefi ise İran’dan Lübnan’a yakıt gönderme
planını bozmaktır. Fakat Nasrallah ise “Lübnan halkı bilsin, Amerikan elçisinin
söylediği konu için 6 ila 12 aylık bir süre gerekiyor” dedi.
Bu arada Suriye de bu konuya tepki gösterdi zira Ürdün’ün
Lübnan’a doğalgaz boru hattı da Suriye’den geçmeli ve Şam yönetiminde bu konuda
bazı şartları söz konusudur.
Dördüncüsü: Amerika Lübnan’a yadım etmezken üstelik diğer
ülkelerin de Lübnan’a yardım etmelerini engelliyor. Gerçek şu ki Washington,
“baskı altında olan Lübnan” istiyor ve Lübnan’da sorunların yoğunlaşmasını da
olumlu karşılıyor. Bu yüzden bir yandan Hizbullah ve liderlerine yaptırım
uygularken diğer yandan da Lübnan’a yardım etmek isteyen her ülke, Amerika’nın
öfkesine maruz kalıyor.
Bu bağlamda Seyyid Hasan Nasrallah önceki gece yaptığı
konuşmada Amerika’nın Beyrut büyük elçisini muhatap alarak şöyle demişti, “Eğer
Lübnan’a hizmet peşindeysen, hükümetine deki diğer ülkelerin Lübnan’a
yardımlarını engellemesin. Biz ne sizin hizmetlerinizi istiyoruz ne de sizin
paralarınızı.”
ParsToday
