Arap dünyasının tanınmış analisti, ABD’nin İran’a karşı yeniden bir savaş başlatması halinde bunun bölgesel, kapsamlı ve topyekün bir savaşa dönüşeceğini ve İran’ın BAE’ye yönelik kara harekatı başlatacağını değerlendiriyor.
Arap analist Abdülbari Atvan, “Sawt” YouTube kanalında yaptığı açıklamaların bir bölümünde, başta Arap ülkeleri, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep olmak üzere bölgedeki gelişmelerin izlenmesinin durumun gergin ve savaş atmosferinde olduğunu gösterdiğini belirtti. Atvan; ABD Başkanı Donald Trump ve Siyonist rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sert tehdit ve tutumlarını yeniden tırmandırmalarının, bir savaş planladıklarına işaret ettiğini söyledi.
Netanyahu şu anda Trump’a İran’a karşı bir savaş başlatması yönünde baskı yapmaktadır; zira Trump ve Netanyahu büyük bir çıkmazın ortasındadır ve zafer şansları son derece düşüktür. Netanyahu’nun İsrail’deki yaklaşan seçimlerde uğrayacağı bir yenilgi, bu rejimi iç savaşa sürükleyecektir. Netanyahu, seçimleri kazansa da kaybetse de iktidardan çekilmeyecektir. Aynı durum Trump için de geçerlidir.
Trump İran’a karşı bir savaş başlatmak isterse, bu savaş ABD ara seçimlerinden önce başlayacaktır; zira Trump kazansa da kaybetse de seçimlerin ardından İran’a saldırmanın bir faydası olmayacaktır. Trump’ın önümüzdeki seçimlerde yenilgiye uğrama ihtimali de oldukça yüksektir.
İran şu anda hazırlıklıdır. Trump yaklaşık sekiz aydır İran’a yönelik sürdürdüğü saldırılarda hiçbir başarı elde edememiştir. Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü İran’ın elinden almayı başaramamıştır. Basra Körfezi’ne kıyısı olan Arap ülkeleri de iflasın eşiğine gelmiştir; zira Hürmüz Boğazı’ndan tek bir varil petrol veya gaz dahi çıkarıp ihraç edememişlerdir. Bu ülkeler kasalarının boşaldığını ve devasa bütçe açıklarıyla karşı karşıya kalacaklarını itiraf etmişlerdir.
Atvan sözlerine şöyle devam etti: Trump da İran’a asla unutamayacağı bir ders vereceğini iddia ettiğinde, savaş yolunda ilerlediğini göstermektedir. Trump, İran’daki Kuh-i Keleng nükleer tesisleri de dahil olmak üzere stratejik hedefleri vurabilir.
Siyonist rejimin Savaş Bakanı Israel Katz da suikastların yeniden başlayacağını, Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım’ı ve Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye’yi suikastla hedef alacaklarını tehdidinde bulundu.
İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai de ABD gemilerine ve savaş gemilerine saldırma hususunda hiçbir tereddüt yaşamayacaklarını belirtti. İran bu askeri unsurları kolaylıkla hedef alacaktır.
Filistin kökenli analist açıklamalarının diğer bir bölümünde şunları kaydetti: İran’ın ABD üsleri ve kuvvetlerinin bulunduğu Basra Körfezi’ne kıyısı olan Arap ülkelerine, özellikle de BAE’ye kara harekatı başlatması muhtemeldir. Göstergeler İran’ın BAE’ye kara harekatı başlatacağına işaret etmektedir. İran’ın saldırı hedefleri arasında ABD’nin İngiltere ve Avrupa ülkelerindeki üsleri dahi yer alacaktır.
ABD, İran’ın füze saldırısı korkusu nedeniyle ağır bombardıman uçaklarının konuşlu olduğu İngiltere’deki Fairford Üssü’nü tahliye etmiş, silah ve imkanlarını İran füzelerinin ve İHA’larının menzilinden uzaklaştırmak amacıyla daha mesafeli konumlara nakletmiştir.
Atvan, Netanyahu’nun Siyonist rejimi bölgede yıkıcı bir savaşa sürüklemesinin uzak bir ihtimal olmadığını ekledi. Böyle bir durumda Lübnan Hizbullahı, Yemen Ensarullahı ve Irak Haşdi Şabi harekete geçecektir. Çin de uyduları aracılığıyla İran’a geniş çaplı yardımlarda bulunmuş, Basra Körfezi ve Kızıldeniz çevresindeki ABD birliklerinin yer ve konum bilgilerini İranlıların hizmetine sunmuştur.
Şu anda Babülmendep Boğazı da tıpkı Hürmüz Boğazı gibi neredeyse tamamen kapanmıştır. Geçtiğimiz günlerde Hürmüz Boğazı’nın göbeğinde aynı anda sekiz petrol tankeri bombalanmıştır.
“Rai al-Youm” elektronik gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni açıklamalarının son bölümünde şu ifadeleri kullandı: Bana göre ABD, İran’a karşı yeniden bir savaş başlatırsa bölgesel, geniş çaplı ve topyekün bir savaş patlak verecektir. Bu savaş, tüm ABD kuvvetlerinin imhasına, Netanyahu ve Trump’ın çöküşüne yol açacaktır. Bu hususlar tamamen açıktır ve kimse bunların üstünü örtemez.
Siyonist rejimin Savaş Bakanı da yedi cephede savaşmakta olduklarını söylemiştir; ancak bu cephelerin hiçbirinde zafer kazanamamış ve hedeflerinin hiçbirine ulaşamamışlardır. İran’ın nükleer programını durdurmayı başaramamışlar, İran zenginleştirilmiş uranyumunu korumaya devam etmiştir.
Atvan sözlerini şöyle tamamladı: Belki de İran’ın dağların altında atom bombaları vardır ve kimsenin bundan haberi yoktur. Bu son savaş olacaktır ve direniş ekseni bu savaştan zaferle çıkacaktır.
Not: bu analiz tahririeh.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
