birbirinin açığını aradığını ve yakaladığında ‘hain’ ilan ettiğini
belirterek “Hepsi aynı şekilde
davranıyor. Aslında herkesin dediğini doğru kabul ederseniz, temiz kimse yok.
Kimse kendini temizlemekten, çevresini temizlemekten yana değil sanki” dedi.
Adları dışında birbirlerinden bir farkları bulunmadığını
belirten Dilipak, “Bizler içimizdeki kendini ‘ıslah ediciler’ olarak tanıtan
beyinsizlerin işledikleri yüzünden helake doğru sürükleniyoruz” şeklinde yazdı.
“’Din ve ahlak’ fesada uğratılıp, nesillerin fıtratları
bozulurken, ya bu piyasadan pay almaya çalıştık ya da bu cinayetler karşısında
sessiz kaldık” diyen Dilipak, “Hani zalimler karşısında susmayacak Hakkı
söyleyecektik. Hani kendi nefsimizi temizlemek esas olacaktı” hatırlatmasında
bulunarak, şöyle devam etti:
“Hani rüşvet ve torpilden uzak duracaktık! Bırakın
hemşehricilik yapmayı, Müslümancılık bile yapmayacaktık. Haksızlık kimden
gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı
çıkacaktık. İşi ehline verecektik, ehliyet ve liyakat imandan önce gelecekti.
El Emin olacaktık. Adil şahitler olacaktık. Haksızlıklar karşısında susanlardan
olmayacaktık. Yalan söylemeyecek, zina etmeyecek, din-devlet büyükleri ya da
Allah’tan başkalarını İlah ve Rab edinmeyecektik. Bir kişi ya da topluluğa olan
öfkemiz bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecekti. Allah’a ve Resulüne
söz vererek Hak dine girmemiş mi idik. İnsanlara güzel örnek olacak, onları
güzel söz ve hikmetle hayra, Hakka çağıracaktık. Ne oldu bize. Ne çabuk onlara
benzedik.”
