barış ve uzlaşma anlaşması imzalamıştır. Bu anlaşmaların sonu ise 15 Eylül
tarihinde Beyaz Saray’da sağlanan Abraham isimli anlaşma idi. Bu çerçevede
Abraham anlaşması ile geçmişte yapılan iki anlaşma arasında farkların olduğu
söylenebilir.
Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri 15 Eylül günü Siyonist
Rejim İsrail ile Abraham anlaşmasını Beyaz Saray’da imzaladı.
Abraham anlaşması Arap ülkelerin Siyonist Rejim İsrail ile imzaladığı
üçüncü barış ve uzlaşma anlaşmasıdır.
Tabii Arap Filistin ülkesi ile
Siyonist Rejim İsrail arasında da
Oslo anlaşması imzalanmıştır. Ancak Abraham, Camp David ve Vadi Arabe
anlaşmaları üçüncü Arap ülkelerince
Filistin hususunda Siyonist Rejim İsrail ile sağlanan anlaşmalar olmuştur.
Her üç anlaşmanın
bezer yanı ise Amerika’nın tüm bu
anlaşmalarda eksen rol oynaması ve sözde arabuluculuk yapması idi. Buna ilaveten
her üç anlaşma da yılın ikinci
yarısında imzalanmıştır. Camp David
Anlaşması 17 Eylül 1978’de Mısır ve
Siyonist Rejim İsrail, Abraham Anlaşması
2020 Eylül’ünde ve Vadi Arabe anlaşması da Ürdün ve İsrail arasında 26 Ekim 1994’te imzalanmıştır.
Bunlara karşın bu üç anlaşma arasındaki farklılıklar
ve özel durumlar da söz konusudur.
İlk fark, Camp David
anlaşmasının Mısır ve Ürdün ve diğer
yandan da Siyonist Rejim İsrail arasında
savaşın yaşandığı ortamda imzalanmasıdır. Mısır ve Ürdün ise 1948, 1956, 1967 ve 1973
yılında Siyonist Rejim İsrail’e karşı
açtıkları savaşların hepsinde neredeyse mağlubiyete uğramışlardı. Buna rağmen Abraham anlaşmasının Arap
tarafları sayılan Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri Siyonist Rejim İsrail ile hiçbir savaş
yaşamamış tam tersi gizli olarak bu
rejim ile barışçıl ilişkiler de kurmuştu.
Bu anlaşmalar
arasındaki ikinci fark ise Mısır ve
Ürdün’ün işgal edilen Filistin
toprakları ile komşu oldukları halde Siyonist Rejim İsrail ile Camp David
ve Vadi Arabe anlaşmasını imzalamaları
idi. Ancak Bahreyn ve Birleşik Arap
Emirlikleri Siyonist Rejim İsrail ile
hiçbir ortak sınıra sahip değiller ve hatta coğrafi açıdan İsrail’den çok
uzaktırlar.
Üçüncü fark ise Vadi Arabe ve Camp David anlaşmaları
sonucunda işgal altında bulunan topraklardan bir bölümün serbest bırakılmasının
sağlanması idi. Mısır, Camp David
anlaşması karşılığında İsrail’i tanımış
ve karşılığında da 6 Günlük
Savaşta işgal edilen Sina yarımadasını geri aldı.
Ürdün de daha önce
İsrail tarafından işgal edilen Vadi Arabe’deki El Bakura ve El Gamr
bölgelerini 25 yıllık süre için İsrail’e
kiraya verdi ve bir şekilde bu bölgeleri
Siyonist İsrail işgalinden kurtardı.
Kasım 2019’da ise bu kira süresi bitti ve Ürdün hükümeti bu dönemin sona
erdiğini duyurdu. Bahreyn ve Birleşik
Arap Emirliğin Siyonist Rejim İsrail
ile anlaşmasında ise işgal topraklarından hiçbir kara parçası işgalden
kurtulmadı. BAE’nin Batı Şeria’nın işgal topraklarına eklenme
projesinin durdurulması iddiaları ise
Binyamin Netanyahu tarafından da açıkça reddedilen bir iddia idi.
Dördüncü fark ise
Camp David ve Vadi Arabe anlaşmalarının Amerika başkanlığının Demokratlar
tarafından yönetildiği zaman imzalanması idi.
Camp David anlaşması Jimmy Carter
ve Vadi Arabe anlaşması da Bill Clinton
başkanlığı döneminde imzalandı. Her iki demokrat başkan ise Filistin hükümetinin kurulmasını da
desteklemişlerdi. Bahreyn ve BAE ile
Siyonist Rejim İsrail arasındaki uzlaşma
anlaşması ise Cumhuriyetçi Trump başkanlığı döneminde imzalandı. Trump 2020’nin
başından itibaren tamamen Filistin’e
karşı ve hatta Doğu Kudüs başkentli Filistin hükümetinin kurulmasına karşı olan
Kudüs’ü tamamen Siyonist Rejime bırakan
Yüzyılın Anlaşmasını tanıtmıştı.
İşte bu farklılıklar
açıkça Bahreyn ile BAE’nin imzaladığı Abraham anlaşmasının Filistin için hiçbir getirisi olmadığı sırf
İsrail’in lehinde olduğunu gösteriyor.
