aile hekiminin 100’ü salgına yakalandı ve iki hekim de hayatını kaybetti.
Türkiye’de aile hekimlerine sadece 10 günlük malzeme dağıtıldığı düşünüldüğünde
aynı tabloyla hatta daha vahimiyle karşılaşabiliriz” dedi.
Koruyucu maskelerin reçeteye bağlanmasının ardından aile
hekimlerinin kapısı önünde yığılma olduğunu söyleyen Ünal, “İnsanlar
kaygılanmakta haklı ancak maske için reçete yazdırmak için geldiklerinde virüs
kapabilirler” dedi.
Koronavirüse karşı hastanelerdeki malzeme eksikliği ve
sağlık çalışanlarını koruyucu önlemlerin artırılmaması, toplum sağlığı
açısından risk oluşturuyor. Yurttaşların başvuruda ilk tercih ettikleri yer
olan aile sağlığı merkezlerinde de malzeme eksikliği yaşanıyor.
Konuya ilişkin BirGün’e konuşan TTB Aile Hekimliği Kolu
Başkanı Filiz Ünal, birinci basamak sağlık kuruluşlarında ciddi bir malzeme
eksikliği sorunu olduğunu aktardı. Ünal, “İtalya’da 600 aile hekiminin 100’ü
salgına yakalandı ve iki hekim hayatını kaybetti. Türkiye’de de malzeme
eksikliği böyle devam ederse İtalya’daki tablodan daha vahim bir tablo ile
karşılaşmamız kaçınılmaz. Çalıştığım aile hekimliğine sadece 10 günlük maske
dağıtıldı, eldiven ve önlük hiç yok. Şüpheli hastalar için kullanabileceğimiz
test kitleri ise bizlere verilmedi” dedi.
‘Eksikler giderilsin’
Birinci basamak sağlık kuruluşlarında gebe, yaşlı ve kronik
hasta takibinin yapıldığını belirten Ünal, şöyle devam etti:
“Gebe ve bebekli kadınlara sabah erkenden gelmeleri
için randevu veriyoruz. Yaşlı ve kronik hastaların ise yoğunluk oluşturmayacak
şekilde gelmesini sağlamaya çalışıyoruz fakat çok mümkün olmuyor. Öksüren ya da
yüksek ateşi olan bir hasta geldiğinde ayrı bir odada muayenesini sağlıyoruz
ama sonrasında o hastanın takibi ve yönlendirmesi konusunda ciddi sıkıntılar
yaşanıyor.”
Aile Sağlığı Merkezleri ile ilgili yeni düzenlemeler yapılması
gerektiğinin altını çizen Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çalışma biçimi yeniden düzenlenmeli. 08.00-12.00
saatleri arasında aşılama, gebe-bebek takibi gibi koruyucu sağlık hizmetleri,
13.00-15.00 saatleri arasında rutin hasta muayene ve kontrol hizmetleri
verilmeli, 15.00-17.00 saatleri günlük raporların tutulması, eğitim çalışmaları
ve temizlik faaliyetleri için ayrılmalı. Sağlık çalışanlarının gereksinim
duyduğu kişisel koruyucu donanımlar hızla karşılanmalıdır. Birinci basamağın
temizliği il sağlık müdürlükleri tarafından sağlanmalı.”
‘Maske eczaneden direkt alınmalı’
En büyük yoğunluklarının maske yazdırmaya gelen kronik
hastalar olduğunu belirten Ünal, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Maskelerin reçetesiz alınmayacağı açıklandı ve kronik
hastalar maske yazdırmak için aile sağlığı merkezlerine akın etmeye başladı.
İnsanlar kaygılanmakta haklı ancak maske için reçete yazdırmak için
geldiklerinde virüs kapabilirler. Raporu olan hastalara maske direkt eczaneden
verilmelidir. Böylece hastaların kurum kurum gezmesi engellenmiş olur.”
‘Yurt dışından gelenleri arıyoruz, ya dışarıda ya da işte
oluyorlar’
Ülkeye yurt dışından giriş yapanları sık sık aradıklarını
bildiren Ünal, “Korona şüphesi ile 14 gün karantina uygulayarak evde
olması gereken insanları gün içinde arıyoruz. Fakat kimi arasak ya dışarıda ya
da işte… Bu durumun kendisi de ciddi bir risk oluşturuyor” dedi.
