açıklamada, “Eğitim süreci ve kurulum çalışmaları devam ediyor. Gerçekten
ilkeli olma meselesi bu. Cumhurbaşkanımız ne açıkladıysa faaliyetlerimiz planlı
sürüyor. Nisan ya da mayısta tam aktive olacak” dedi.
Gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle Milli
Savunma Bakanlığı’nda bir araya gelen Akar, gündeme ilişkin açıklamalarda
bulundu, soruları yanıtladı.
Barış Pınarı Harekatı’nın başlangıcından beri “Türkiye
Cumhuriyeti’nin terör koridoruna müsaade etmeyeceğini” tekrar tekrar dile
getirdiklerini hatırlatan Akar, bölgede hakim olan ABD’ye açık ve net bir
şekilde “30 bin tır, 4 bin 500 kargo uçağı ile YPG’li hainlere silah,
mühimmat getirildiğini” söylediklerini, ABD’nin bunu reddettiğini aktardı.
Sonraki süreçte ABD ile “beraber çalışalım”
noktasına gelindiğini anımsatan Akar, 2018 Aralık ayından itibaren planlar ve
programların ABD’lilerle konuşulduğunu kaydetti.
Akar, ABD ile varılan mutabakatların araziye yansımadığının
görüldüğünü dile getirerek, “49 gün beraber çalıştık onlarla fakat hala
oradaki tahkimatın YPG’liler tarafından yapılmaya devam edildiğini,
varlıklarının devam ettiğini, sözde paçavraların asılı olduğunu gördük,
gösterdik” dedi.
Türkiye’nin uyumsuzluk, ilkesizlik yapmadığını, son derece
ilkeli ve tutarlı davrandığını vurgulayan Akar, başlatılan Barış Pınarı
Harekatı ile 145 kilometrelik genişlikte ve 30 kilometrelik derinlikte bir
alanın teröristlerden temizlendiğini ifade etti.
‘Siz derseniz ki ‘YPG ile biz çalışmak zorundayız’ Bunu
anlıyoruz ama…’
“YPG eşittir PKK. Bunun aksini söylemek insanın aklına
hakaret. Siz derseniz ki ‘YPG ile biz çalışmak zorundayız’ Bunu anlıyoruz,
bunun bir mantığı var ama siz ‘YPG’liler PKK’lı değil.’ derseniz, o zaman bize
yutturamazsınız” diyen Akar, ABD’nin de bunu kabul etme noktasına
geldiğini söyledi.
Akar, ‘ABD ve Rusya ile yapılan mutabakat çerçevesinde Barış
Pınarı bölgesindeki alanın teröristlerce boşaltıldığını’ belirterek, “Şu
anda alan içinde bir grup, topluluk halinde terörist varlığı olmasa da münferit
bazı sızmalar, bombalı motorsiklet, araç, kişi, intihar bombacısı oluyor.
Bunlara karşı da yol kontrol noktaları, yerleşim birimlerinin giriş ve
çıkışlarının kontrolü yoğun bir şekilde arkadaşlarımız tarafından yapılmakta.
Bunlara teşebbüs edenlerin birçoğu yakalandı, itirafçı oldu, anlattılar”
diye konuştu.
‘Bireysel hataların hesabı soruluyor’
Barış Pınarı bölgesinin doğusu ve batısı konusunda Ruslarla
yapılan mutabakat çerçevesinde, buradaki teröristlerin de boşaltılmasının söz
konusu olduğunu hatırlatan Akar, şunları kaydetti:
“Her ne kadar oradaki teröristlerin varlığı, her ne kadar
oradan Pınar Bölgesine yönelik hem doğudan hem batıdan tacizler azalmış olsa da
onların orada bir varlığı olduğunu her seviyede Rus muhataplarımıza iletiyoruz,
onların tedbir almasını istiyoruz. Onlar da bu konuda çeşitli çalışmalar
yaptıklarını ifade ettiler, çalışıyorlar. Ve biz oradaki durumu yönetmeye
çalışıyoruz. ‘Şu anda Barış Pınarı’nda ne oluyor?’ derseniz, normalleşme
oluyor.”
Bölgede insanların rahatça, özgürce yaşamaları, dini
ihtiyaçları başta olmak üzere ihtiyaçlarını yerine getirmeleri için TSK olarak
ciddi çaba içinde bulunduklarının altını çizen Akar, şu anda kiliselerin açık
olduğunu dile getirdi.
Akar, sağlık ve gıda konularında da AFAD, Sağlık Bakanlığı
ve Kızılay’ın çalışmalar yaptığını, elektrik ve su meselesinin çözümü,
okulların açılması için yoğun gayret içinde olduklarını söyledi.
Suriye Milli Ordusu’nun Suriye Geçiş Hükümeti’nin emrinde
bulunduğunu ve bunların “çapulcu, terörist” gibi takdim edilmesinin
yanlış olduğunu belirten Akar, operasyonlarda bireysel yapılan hataların
hesabının sorulduğunu, bölgede mahkemelerin de konuyu takip ettiğini aktardı.
‘Kürtler bizim kardeşimizdir, et ve tırnak gibiyiz’
Hulusi Akar, Mehmetçik karşısında duramayanların
“kimyasal silah” iftirasında bulunduğunu, ancak bunun doğru
olmadığının görüldüğünü dile getirdi.
PKK/YPG’nin Kürtlerin temsilcisi olmadığının altını çizen
Akar, “Bizim tek mücadelemiz YPG/PKK ve diğer teröristlerledir. Kürtler
bizim kardeşimizdir, et ve tırnak gibiyiz” dedi.
“En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar
mücadelemiz devam edecek” demelerine rağmen Batı basınının bunu
“Kürtleri yok edeceğiz” diye haberleştirdiğine dikkati çeken Akar,
bunun ahlaka ve dürüstlüğe sığmadığını vurguladı.
Akar, “Elimizdeki verilere göre, 150 bin civarında
Suriyeli kardeşimiz gönüllü ve onurlu bir şekilde, güven içinde Barış Pınarı
bölgesindeki köylerine döndüler. Bölge halkı, TSK ve Barış Pınarı harekatına
destek veriyor.” diye konuştu.
‘Ortak devriyeler sürüyor’
“Bölgede Rusya ile yapılan ortak devriyelerin”
sorulduğu Akar, karşılıklı görüşmelerle devriyelerin devam ettiğini ve
Türkiye’nin kontrol ettiği bölgenin güneyinde yer alan “M4 kara yolu”
bölgesinde bugüne kadar 12 ortak devriye gerçekleştirildiğini aktardı.
Akar, Barış Pınarı Harekat bölgesinde el yapımı patlayıcılar
ve mayınların temizlenmesi konusunda da yoğun şekilde çalışmaların sürdüğünü
belirterek, şöyle konuştu:
“Bizim derdimiz orada bir barış koridorunun, güvenli
bir bölgenin olması, Suriyeli kardeşlerimizin gönüllü, güvenli ve onurlu bir
şekilde evlerine dönmeleri, oradaki hayatlarını sürdürebilmeleri. Bunun için de
bize düşen neyse bu manada elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Burada bir
terör koridoruna müsaade etmeyeceğiz dedik, buna müsaade etmeyeceğimizi bu
operasyonla göstermiş olduk. Eğer bu tacizler, sıkıntılar devam ederse, eğer
Rus dostlarımızla yaptığımız görüşme buna bir çare olmazsa, onunla ilgili de
yine ‘B-C planı’ var.”
‘Uzmanlar için yoğun çalışma içindeyiz’
Uzman çavuşların yaşadığı problemlere değinen Akar, bunların
çözümü için yoğun bir çalışma içinde olduklarını, mevcut hukuk düzeni içinde
yapılabilecek ne varsa her şeyi yapmak için ellerinden gelen gayreti
gösterdiklerini ifade etti.
Bu anlamda uzmanlar için orduevlerinin açıldığını anlatan
Akar, Ankara ve İzmir’de bunların yapıldığını, İstanbul için çalıştıklarını
kaydetti.
‘Patriot’a ‘hayır’ deyince ne yapacağız, S-400’e evet dedik
ve aldık’
“Rusya’dan jet alımı” sorulan Akar, şunları
kaydetti:
“Biz, Patriot verin dedik, 82 milyonun uçaklara ve
füzelere karşı savunulması söz konusu. Şu oldu, bu oldu, olmadı. 2011’e geldik,
10 sene geçti. 2011’e geldiğimizde bu Suriye’deki gelişmelerden sonra uçaklara
ve füzeye karşı ülkemizin ve milletimizin savunulması aciliyet kesbetti. Bunun
için bir hamle daha yaptık, bir daha yola çıktık. Bunu yaparken de pazar olmak
istemediğimizi herkese söyledik, bunun bir usulü olsun, teknoloji transferi
olsun, ortak üretim olsun, ihraç şekli olsun, geliştirilmesi olsun… Zaman
içinde, ilkeler koyduk. Buna da ‘hayır’ dediniz. Patriot’a ‘hayır’ deyince ne
yapacağız, S-400’e evet dedik ve aldık. Geldi, kuruluyor.”
‘S-400 alırsanız, bunu vermeyiz diye madde yok’
Bakan Akar, ABD Başkanı Donald Trump’ın “F-35 konusunda
Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirdiğini” söylediğini hatırlatarak,
Türkiye’nin F-35’in 1000 parçasını yaptığını dile getirdi.
Türkiye’nin F-35 taksitlerini ödediğini ve diğer ülkelerle
aynı haklara sahip olduğunu vurgulayan Akar, anlaşmada “S-400 alırsanız,
bunu size vermeyiz” diye bir maddenin olmadığının altını çizdi. Akar,
şunları kaydetti:
“Bizim tezimiz başlangıçtan beri şuydu; biz F-35
alıyoruz, F-35’in sırları herhangi bir şekilde başka ülkelerin eline geçerse
biz rahatsız olmaz mıyız? Bizim de güvenlik problemimiz, biz de istemeyiz. O
zaman gelin oturalım, NATO da gelsin, bilenler gelsin bu işi çalışalım, etkiyi
sıfırlayalım. En son Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyaretleri sırasında Sayın Trump,
‘tamam heyet gitsin, çalışsın’ dediler. Hala heyet yok. Şimdi böyle olduğu
zaman ortaya çıkan durum şu; siz bizi yok sayarsanız, bu tür çözüm odaklı
girişimlerde bizimle beraber olmazsanız, bizim başka arayışlara girmek de tabii
ki en doğal hakkımız. Bu nereye varır bilemem. Çünkü burada bizim bir savunma
ve güvenlik meselemiz var. Devlet, millet meselesi. Bunun planlayıcıları olarak
biz bu ülkeyi, milleti korumak ve kollamak durumundayız. Bunun için de silaha,
araca, gerece, mühimmata ihtiyacımız var. Bunu açıkça konuşuyoruz. Suriye’de
Ruslar’ın S-400’ü var, hemen yanı başında İsrail’in F-35’i uçuyor. O, onu
görüyor, o da onu görüyor. Norveç’te, Baltık’ta var. Haydi buyurun çözelim.
‘Hayır efendim S-400 alırsan bu iş olmaz’ diyorlar.”
‘Devlet olarak 1.4 milyar dolar taksitini ödedik’
Akar, “S400 eğitim süreci ve kurulum çalışmaları devam
ediyor. Gerçekten ilkeli olma meselesi bu. Cumhurbaşkanımız ne açıkladıysa
faaliyetlerimiz planlı sürüyor. Nisan ya da mayısta tam aktive olacak. ABD,
Patriot için ‘hayır’ dedi, S400 aldık. Geldik F35’lere. Devlet olarak 1.4
milyar dolar taksitini ödedik. Diyorsunuz ki ‘bunu almayın’. Biz ortağız orada.
‘S400 alırsanız F35 vermeyiz’ diye bir madde var mı, yok. Bu tür çözüm odaklı
girişimlerde bizimle birlikte olmazsanız bizim de başka arayışlara girmemiz en
doğal hakkımız, bu nereye gider bilemem. Suriye’de S400 var yanı başında
İsrail’de F35 uçuyor” dedi.
MİT-Suriye istihbaratı görüşmesine ilişkin değerlendirme
yapan Bakan Akar, “Ülkemizin çıkarları için her kesimle görüşmeler yapıldı,
yapılacak” şeklinde konuştu.
