Neler Oluyor?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı.
Pehlivan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık durumunun iyi
olmadığına yönelik iddiaları iki AKP yöneticisiyle konuştuğunu yazdı.
Pehlivan’ın yazısından satırbaşları şöyle:
Kuşkusuz ilk Foreign Policy’den öğrenmedik:
Kimi zaman yürümekte zorlandığını…
Kimi zaman konuşurken uykuya daldığını…
Kimi zamansa en yakınındaki bir isme “tanımıyormuş gibi”
baktığını hepimiz izledik…
Gün geldi, afetzedelere çay fırlatırken…
Gün geldi, prompterla söyleşi verirken…
Gün geldi, yıllar önce başkalarının yaptığı konuşmaları
kelime kelime tekrarlarken gördük…
“Yönetemiyor”, “Sağlık durumu yerinde değil”, “Gerçeklikle
bağı koptu”diye uzun zamandır tartışıyoruz.
Şurası muhakkak ki Erdoğan İletişim Başkanlığı kurup
kurumsallaşmaya çalıştıkça iletişim sorunları daha fazla görünmeye başladı.
Peki, bu eleştirilere AKP cephesi ne diyordu?
İsmini vermek istemeyenler kulübünden iki AKP yöneticisiyle
konuştum. Erdoğan’ın da çalışma arkadaşlarıydı görüştüklerim…
Ortak bir tavırla karşılaştım. Eleştirileri “abartma ve
tipik bir kara propaganda” olarak görüyorlardı. Ve ekliyorlardı: “Daha fazla
gafa ve iletişim skandallarına muhalefet de imza atıyor, onları görmezden
geliyorsunuz!”
Başta da dedim ya, konuştuğum AKP yöneticilerine
Cumhurbaşkanı’nın sağlığını da sordum. Öyle ya zamanında ağır ameliyatlar
geçirdiği, hatta şu sıralar bel fıtığından ciddi rahatsızlığı olduğu biliniyor.
Son olarak Foreign Policy de sıraladı da sıraladı iddiaları…
Hepsini hatırlatıyorum, şu yanıtı alıyorum:
“Yıllardır aynı kara propaganda yapılıyor. O yaşta böylesi
bir tempoda kimse çalışamaz, ama o durmuyor.”
Ve girişte de söylediğim “Bunu konuşmayı zül sayarız, en
genç lider o”sözlerini ekliyorlar…
“Bakın” diyorlar, “dünya liderleri de zaman zaman
uluslararası toplantılarda uykuya dalabiliyor, ne var bunda!”
Ezber sözleri kullanıyorlar, “algı mühendisliği yapılıyor”
iddiasındalar…
Evet, AKP cephesinden konuştuklarım özetle böyle diyor.
Benim şu aşamada gördüğüm, dışarıya karşı saldırgan bir savunma halindeler.
İçlerinde ise az da olsa bir sorgulama yaptıkları muhakkak. İletişim dilini
değiştirmek istiyorlar.
Öyle ya, sorduğumuzda “Cumhurbaşkanımızın rutini bu” deseler
de Erdoğan’ın basketbol oynarken görüntüsünü çekmeyi nasıl açıklayacağız? Ya
agresif imajlı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un genç ekibiyle kahve içme ya
da kedili fotoğraflarını yayımlamasını?
İktidar her noktada yozlaştı, lideri yoruldu ve maalesef
devlet de çürüdü. Bizzat onlar da zamanla bunun farkına varacaklar.
Şimdi bu izlediklerimiz ise yarınki belgesellerin
senaryosunu yazıyor.
