Ali Babacan Partisini Tanıtıyor

rasthaber
Rasthaber –  Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Demokrasi ve Atılım
Partisi’nin (DEVA) programını tanıttı: “Herkesin yaşam tarzına saygılı
olacağız. Dini kutsallarımızı günlük siyasete malzeme etmeyeceğiz. Türkiye dar
bir kadroya sığdırılamayacak kadar büyük bir ülkedir. Muhalif görüşleri
siyasetin vazgeçilmez bir parçası olarak görmek durumundayız.”

Geçen sene temmuz ayında AK Parti’den istifa eden eski
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yeni kurduğu ve genel başkanlığını üstlendiği
Demokrasi ve Atılım Partisi’nin (DEVA) programını açıkladı. AK Parti’nin de
2001 yılında kuruluşunu açıkladığı Bilkent Otel’de konuşan Babacan, sözlerine
“Hepimizin gönlü biraz buruk, ruhu biraz yaralı, hayatının baharındaki
yiğit evlatlarımızın şehadetine şahitlik ettik. Bunların derin hüznü
içerisindeyiz. Ülkemizin her alanda sürekli zemin kaybetmesi yüreğimizi
dağılıyor” ifadesiyle başladı.

Babacan, şöyle devam etti:

Vatandaşlarımız geleceklerinden kaygılı. İnsan haklarının
ihlal edilmesi, özgürlüklerin kısıtlanması toplumumuzun nefes almasını
zorlaştırıyor. Kadınlarımız tehdit altında yaşamaktan ıstıraplı. Ülkemizde
adalet yaralı, demokrasimiz yaralı, halkımız ne kadar haykırsa da sesini
duyuramıyor. Korku siyaseti, polemikler, kavgalar hepimizi yordu.
Çalışanlarımız işsiz kalma korkusuyla yaşıyor. Emeklimiz, memurumuz her yıl
daha büyük güçlüler çekiyor. Yatırımcımız önünü göremiyor. Eğitim en önemli
sorun alanı olarak hâlâ önümüzde. Sağlık sistemimiz hızla bozulma sinyalleri
veriyor. Şehirlerimiz hızlı betonlaşmanın ağır yükünü kaldıramıyor. Bu ülkenin
insanı son birkaç yıldır çok üzüldü, yaralandı. Her şeyi elinden alındı ama
sabır gösterdi. Artık geldik buradayız. Zaman Türkiye için sorumluluk alma
zamanı. Türkiye için iyileşme zamanı başladı. Derdinize ortak arıyorsanız biz
DEVA’yız. Derdinize hızlı çözüm arıyorsanız biz DEVA’yız. Artık DEVA zamanı
diyoruz.

Değerli konuklar biz inanıyoruz ki demokrasiyi ve
katılımcılığı kendi partisinde işletmeyenlerin ülkemizin demokrasisine ve
geleceğine vereceği hiçbir katkı olamaz. Bir ilki gerçekleştirdik. Tüzüğümüzü
çok geniş bir katılımla hazırladık. Bu süreçte toplumumuzun her kesimini
dinledik. Çözümleri hep beraber masaya yatırdık. Halkımızın görüşüyle
politikalarımızı zenginleştirdik. Politika zaman alan bir kavram. Biz yaptık
oldu deseydik herhalde partimizi 2 ay içinde kurardık. Ama biz herkesi
dinledik. Bir web sitesi açtık. Vatandaşlarımız sorunlarını bildirdi. Ülkemizin
geleceği ile ilgili ne istiyorsunuz diye vatandaşlarımıza sorduk. Bu süreç Türk
siyasi tarihinde bir ilk. Bu kadar geniş bir istişare ile, kolektif bir karar
alma süreciyle bir partinin kurulması bir ilk. Katkı veren herkese en içten
teşekkürlerimi bir borç biliyorum. Keşke ülkede şartlar biraz daha normal
olsaydı bize destek veren aydınlatan arkadaşlarımızın hepsi açıkça burada
olsaydı. Gönüller bizimle beraber onu biliyoruz. Bu günler de geçer inşallah.

‘Kendini yenileyemeyen bir siyaset anlayışıyla Türkiye’nin
yola devam etmesi artık mümkün değildir’

Hep beraber arkadaşlarımızla bu yola çıktık. Kurucularımız
bütün bu süreçte fikirleriyle, çalışmalarıyla birlikte oldular. Dualarımızla
aramızda duran tüm halkımızın beraberce kurduğu bir parti bu parti. Bizleri
yeni bir parti kurmaya teşvik eden, haydi, ihtiyaç var diye bizleri
cesaretlendiren halkımıza ben teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bu değişim ve
yenileme talebine kulak verdik. Bir bakıma üzerimizde ahlaki sorumluluk
hissederek bu yola çıktık. Kendini yenileyemeyen bir siyaset anlayışıyla
Türkiye’nin yola devam etmesi artık mümkün değildir. Vakit yenilenme vaktidir.
Türkiyemizin DEVAsı buradadır.

Bizim için siyaset dürüstlüğün ve erdemin her koşulda hakim
değer olmasıdır.  Tüm vatandaşlarımızın
özgürlüğü, güvenliğidir. Çocuklarımızın, gençlerimizin iyi bir eğitim
almasıdır, sosyal adaletin temin edilmesidir, kuvvetler ayrılığın esasına
dayanan çoğulcu demokrasinin inşa edilmesidir. Bizler siyasetin sürekli olarak
dışlayıcı, ötekileştirici bir dil kullanmasına karşıyız. Siyaset aynı zamanda
bir mutabakat oluşturma sanatıdır. Siyaseti ötekileştirme alanı hale getirmek,
belirli bir kesimden destek almaya çalışmak bizim siyaset lügatımızda yoktur. Farklı
kimlikleri, farklı fikirleri zenginlik olarak değerlendiriyoruz. Herkesin yaşam
tarzına sonuna kadar saygılı olacağız. Dini kutsallarımızı günlük siyasete
malzeme etmeyeceğiz. Dini kutsallarımızı siyasi propaganda aracı haline
getirmeyeceğiz. Türkiye tek bir akla dar bir kadroya sığdırılamayacak kadar
büyük bir ülkedir. Muhalefet kurumunu ve muhalif görüşleri siyasetin
vazgeçilmez bir parçası olarak görmek durumundayız. Tüm diyalog kanallarımızın
her zaman açık olacağını beyan etmek istiyorum. Doğru hedeflere ancak doğru
kadrolarla hayata geçirebiliriz.

‘İlk defa bir siyasi partinin engelli kotası var’

Birleştirici kapsayıcı ve umut veren bir siyaset
üreteceğimizi, kutuplu siyasete bulaşmayacağımızı, çoğulcu siyaseti esas
alacağımızı, iş birliğine açık olacağımızı ilke ve değerlerimizden asla
vazgeçmeyeceğimizi, çözüm odaklı hareket edeceğimizi milletimize şimdiden beyan
ve taahhüt ediyoruz.

Partimizin her kademesindeki organ seçimlerinde delegelerin
daha fazla söz sahibi olmasına söz verdik. Organ seçimlerinden adaylardan en az
yarısının delegelerin önerdikleri adaylardan oluşan çarşaf listeden seçilmesini
ön gördük. İddia ediyorum ki bugün partimizin tüzüğünü açın inceleyin, bütün
siyasi, partiler içerisinde parti için demokrasinin en iyi çalışacağı parti
DEVA olacaktır.

Milletvekillerimizin seçimi için ön seçim veya aday
yoklaması yapılmasını öngörüyoruz.

İlk defa bir siyasi partinin engelli kotası var. Bütün
organlarında engelli kotası var. Engelli vatandaşlarımız engellerle ilgili
oluşacak bütün politikalarda söz sahibi olacaklardır. Partimizin bütçesini,
gelir ve gider cetvellerini bütün mali tablolarını resmî internet sitemiz
üzerinden yayımlayacağız. Siyasetin finansmanı maalesef Türkiye’nin en
hastalıklı alanlarından biridir. Biz yeni kurulmuş bir siyasi parti olarak ilk
seçimlere kadar Hazine’den herhangi bir yardım almayacak. Biz istiyoruz ki bu
partinin kazançları vatandaşlarımızın helal kazançlarından olsun.

Web sitemizin serbest kürsü menüsü başlığı üzerinden
gençlerimiz de görüşlerini bizlere yazabilecekler. Üyelik başvuruları da web
üzerinden yapılabilecek.

Bilişim çalışmalarımızı tamamen gönüllü bir ekiple yürüttük.
Bütün hesaplarımız bizim kendi gönüllü gençlerimiz tarafından hesaplandı.
Bunlardan birkaçı da kurucularımız arasında. Onlarla omuz omuza çalıştık ve
partimizin elektronik alt yapısını kuran gençlerimiz üyelerimiz arasında.

‘Ayrımcılık, kayırmacılık, dışlayıcılık ve ötekileştirme
yaygınlaşmıştır’

Demokrasinin başlangıç noktasının seçimlere ve siyasi
partilere ilişkin düzenlemeler olduğuna inanıyoruz. Seçim yasasında temsilde
adaleti sağlamak amacıyla, barajın düşürülmesi ve seçim bölgesinin
daraltılmasıyla ilgili düzenlemeleri gerçekleştireceğiz. Siyasi partiler
yasasında, parti içi demokrasiyi kurumsallaştıracak değişiklikleri hayata
geçireceğiz. Siyasetin finansmanının şeffaf ve temiz hale getireceğiz. Sivil
toplumu, demokrasinin asli unsuru olarak görüyoruz. Sivil toplum örgütlerinin
vesayet altına alınmasının, ifade özgürlüklerinin kısıtlanmasının ve
bağımsızlıklarını kaybetmelerinin demokrasiye büyük zarar verdiğine inanıyoruz.

Çok değerli dostlar, son yıllarda yaşadığımız siyasi ve
sosyal olaylar insanımızdaki devlet algısını ciddi şekilde değiştirmiştir.
Herkes için umut ve güven kaynağı olması gereken devletin bu vasfı büyük oranda
zayıflamış, ayrımcılık, kayırmacılık, dışlayıcılık ve ötekileştirme
yaygınlaşmıştır. Kurallar yerini keyfiliğe, kurumsal yönetim kişisel yönetime,
ehliyet ve liyakat kayırmacılığa dönüşmüş, kurumsal yapısal ve kültürel olarak
ciddi bir tahribata maruz kalmıştır. Parti olarak, hukuka bağlı, vatandaş
odaklı, katılımcı, saydam, hesap verebilir, denetlenebilir, dijital dönüşümünü
gerçekleştirmiş, etkin iletişim yetkinliğine sahip, geribildirime açık,
ulaşılabilir, etkili ve verimli bir kamu yönetimi hedefliyoruz.

Devletin her bir vatandaşına aynı yakınlıkta olmasını, hiç
kimsenin ayrımcılığa tabi tutulmamasını savunuyor, her türlü kayırmacılığı
reddediyoruz. Düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlıklarını ve
kurumsal kapasitelerini güçlendirecek ve üyeliğe atanma nitelik ve kriterlerini
yükselteceğiz. Mülakat uygulamasına son vereceğiz.

Yolsuzluk yalnızca bir suç veya kişisel ahlak meselesi
değil, toplumların doğasını bozan, sisteme, demokrasi ve hukuk devletine olan
inancı da tahrip eden bir afettir.

‘Kamu ihale kanununu tümüyle yenileyeceğiz’

Yolsuzluğun aynı zamanda ekonomik kalkınmanın önündeki en
önemli engellerden birisi olduğuna inanıyoruz. Bizim için şeffaflık sadece bir
etik kural değil, bir hayat tarzıdır. 
Mali suçların, yasa dışı veya kaynağı kuşkulu para hareketlerinin daha
bağımsız ve etkili bir şekilde izlenmesi ve soruşturulması ve ilgili kurumlarla
işleyen bir koordinasyon sağlanabilmesi amacıyla, Mali Suçları Araştırma Kurulu
Başkanlığı’nı yeniden yapılandıracağız. Kamu alımları ve ihalelerde rekabeti
ortadan kaldıran, ihaleyi istisna keyfiliği kural haline getiren, yolsuzluk
kapısını açık tutan tüm istisna ve muafiyetleri ortadan kaldıracak, kamu ihale
kanununu tümüyle yenileyeceğiz.  İhale ve
satın alma süreçlerini tüm taraf ve yurttaşların izleyebilmesine açık
tutacağız. 

‘Ekonomimiz orta gelir tuzağına yakalanmıştır’

Türkiye 2013 yılında Yüksek Gelirli Ülkeler grubuna geçme
aşamasına gelmiş iken, son yıllarda izlenen yanlış ve popülist politikalar
sonucunda kişi başına düşen gelir yaklaşık yüzde 25 oranında gerilemiş ve
ekonomimiz orta gelir tuzağına yakalanmıştır. Kaybolan güven ortamı ve
gerileyen yatırımlar sonucunda ülkemizin sadece güncel büyüme performansı
değil, uzun dönemli büyüme potansiyeli de ciddi bir tehditle karşı karşıyadır.
Merkez Bankası’nın bağımsızlığıyla ilgili sorunlar para politikasının
tutarlılığına ve öngörülebilirliğine zarar vermektedir. Bu durum, enflasyonla
mücadeleyi zayıflatmakta ve fiyat istikrarının sağlanmasını zorlaştırmaktadır.

 

İşsizlik, özellikle genç işsizlik son dönemlerde tarihi en
yüksek düzeylerine çıkmıştır.  Türkiye,
bireysel gelir eşitsizliği ve göreli yoksullukta Avrupa’da ilk sırada yer
almaktadır.  Parti olarak, büyümenin
verimlilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık boyutlarını bir arada ele alan
bütüncül bir yaklaşımı esas alacağız. Bu anlayış doğrultusunda, süratle “Güçlü,
Sürdürülebilir ve Kapsayıcı” bir büyüme stratejisini hayata geçirmeyi
hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde ekonomi alanındaki en önemli önceliğimiz,
başta gençler ve kadınlarda olmak üzere işsizlik sorunuyla mücadele etmektir.
Üretken olmayan sektörler ile imar rantlarına dayalı bir büyüme yerine, başta
sanayi olmak üzere üretken sektörlerde üretim ve ihracat artışına öncelik veren
bir modele geçeceğiz. Şu anda düğmeye basar basmaz açığa çıkacak çok büyük bir
potansiyel var İnşallah biz ona da DEVA olacağız.

Verimliliğin artırılması için, en büyük sermayemiz olan
insanımızın bilgi ve becerisini artıracak, teknoloji ve yenilikçilik alanında
köklü bir dönüşüm gerçekleştireceğiz. 
Kapsayıcı büyüme yaklaşımımız çerçevesinde gelir dağılımın
iyileştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması önemli hedeflerimizdendir. Başta
kadınlar ve gençler olmak üzere tüm vatandaşlarımızın ekonomik hayata katılımlarını
artırarak hem ülkemizin büyüme hızını yükseltecek hem de herkesin bu büyümeden
pay almalarını sağlayacağız.

Güçlü ve sağlıklı bir ekonomi için, mülkiyet hakkını ve
teşebbüs hürriyetini olmazsa olmaz bir koşul olarak görüyoruz. Deva Partisi
olarak, rekabeti bozucu kamu müdahalesinin olmadığı, düzenleyici ve denetleyici
kurumların bağımsız ve etkin çalıştığı bir piyasa ekonomisi anlayışını esas
alacağız. Politika ve uygulamalarımızda, sosyal refah ve adaleti, insani
çalışma koşullarını ve doğa ve çevrenin korunmasını en üst düzeyde dikkate
alacağız.

‘Zamanında bize yaptırmadıkları ‘Mali Kural’ uygulamasını
hayata geçireceğiz’

Enflasyonu düşük tek haneli düzeye indirmek temel
hedefimizdir. Mali disiplin anlayışını kalıcı hale getirmek ve
öngörülebilirliği arttırmak amacıyla, zamanında bize yaptırmadıkları ‘Mali
Kural’ uygulamasını hayata geçireceğiz. Bütçe disiplinini esas olarak vergi
oranlarını yükselterek değil tahsilat oranını artırarak, kayıt dışılığı
azaltarak ve harcamaları kontrol altına alarak tesis edeceğiz.

‘Ben yaptım oldu ben istiyorum olsun’, büyük projeler böyle
yapılmaz’

Büyük ölçekli kamu yatırımlarına, gerçekçi ihtiyaç
değerlendirmesi ve çevresel etki analizi yaparak karar vereceğiz. Bu projelere
ilişkin hazırlık sürecinde sivil toplum, meslek örgütleri ve ilgili tüm tarafların
etkin bir şekilde katılımını sağlayacak mekanizmaları oluşturacağız. ‘Ben
yaptım oldu, ben istiyorum olsun.’, büyük projeler böyle yapılmaz arkadaşlar.
Toplumsal bir mutabakat arayışı lazım. Biz bunu sağlayacağız. Sürdürülebilir
büyümeyi destekleyen, sermaye birikimine katkıda bulunan, sermayenin tabana
yayılmasına aracılık eden bir finansal hizmetler sektörü inşa edeceğiz. Kamu
bankalarının sektör içinde rekabeti bozmalarını engelleyecek, bu bankaların
siyasi baskılarla iş yapmalarının önüne geçeceğiz.

Sermaye piyasasının toplam finansman içindeki payını
artırmak amacıyla, şirket sermayelerinin halka açılmasını ve halka açıklık
oranını arttırmayı teşvik eden düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Sigortacılık
ve bireysel emeklilik sektörlerinin potansiyelinden en üst düzeyde
yararlanılmasını sağlayacak adımları atacağız. 
Yenilikçi fikir ve buluşların hayata geçirilmesini destekleyen gelişmiş
bir girişim sermayeciliği altyapısı oluşturacağız.

‘İşsizlikle mücadelede en etkin yöntem, ekonomide güven ve
istikrar ortamını tesis ederek yatırımları ve büyümeyi artırmaktır’

Son yıllarda yaşanan güven ve istikrar kaybına bağlı olarak
yatırımlar ciddi oranda gerilemiş, bunun sonucunda işsizlik oranları tarihi
yüksek seviyelere çıkmıştır.  İşsizlikle
mücadelede en etkin yöntem, ekonomide güven ve istikrar ortamını tesis ederek
yatırımları ve büyümeyi artırmaktır. İşsizlikle ilgili yapısal sorunların
çözümü ise iş gücü piyasası reformları, çok yönlü aktif iş gücü politikaları ve
mesleki eğitime yeni bir bakış açısı kazandırmaktan geçmektedir. İş gücüne
katılımın arttırılması ve sürdürülebilir büyümenin sağlanması için iş gücünün
niteliğini sürekli iyileştirecek ve geleceğin işlerine uygun hale getireceğiz.

Kadınların iş gücüne daha aktif katılımını sağlamak
amacıyla, mahalleler düzeyinde yerel yönetimlerin sorumluluğunda okul sonrası
eğitmenli aktivite merkezleri ile kreşler kuracağız.

‘Öğrencilere taşınabilir yeni beceriler sunacağız’

Teknolojik işsizliğe karşı önlemler alarak aktif iş gücü
politikalarıyla gençleri yeni mesleklere yönlendireceğiz. Teknoloji ve bilişim
liseleri ile gençlerin yazılım, kodlama ve teknoloji alanlarında meslek sahibi
olmalarını sağlayacağız. Gelecekte ihtiyaç duyulacak yeni meslek ve yetenekler
için internet üzerinden ve yerinde eğitimler sunacağız. Öğrencilere farklı
alanlarda da kullanabilecekleri taşınabilir yeni beceriler kazandıracağız.
Öğrencilerin yönelebilecekleri meslek seçenekleri konusunda esnek bir yaklaşım
izleyeceğiz.

KOBİ’leri küreselleşmeden kaynaklanan yüksek rekabete ayak
uydurma, yetkin insan gücü ve yeterli sermayeye sahip olma, yenilikçi projeler
üretme gibi hususlarda güçlendireceğiz. Esnaf ve sanatkarımızın işlerini
büyüterek tacir ve sanayici aşamasına geçerek KOBİ niteliğine kavuşması,
ekonomideki gelişmeleri yakından takip edebilmesi için sürekli bilgilendirme
kanalları oluşturacağız. 
Vatandaşlarımızın güvenli, yeterli, dengeli ve sağlıklı beslendiği;
finansal olarak güçlü ve teknoloji ile donatılmış tarımsal işletmelere sahip
bir Türkiye hedefimizdir.

‘Tarım meslek liselerini yeniden açacağız’

Çiftçilerimizin gelirlerini öngörülebilir ve istikrarlı
kılacağız. Tarım sektörümüz şu anda potansiyelinin çok çok altında. En temel
ürünleri bile ithal etmek durumunda kaldık. Tarımsal politikaları veri ve
bilgiye dayalı olarak uygulayacağız. Tarım meslek liselerini yeniden açacağız.
Bu liselerden mezun olan gençleri desteklerden öncelikli olarak
faydalandıracağız. Suyun doğru ve verimli kullanılmasına yönelik teknolojik
altyapı ve araştırma yatırımlarına öncelik vereceğiz.  Başta sulama kanalları olmak üzere GAP, KOP
ve DAP projeleri kapsamındaki altyapı yatırımlarını süratle tamamlayacağız.

Uzaktan algılama araçlarıyla verimlilik ve gelişim tespiti,
yaygın sensör kullanımı gibi dijital tarım uygulamalarını destekleyeceğiz.  Hayvancılığı yem üretiminden başlayarak
destekleyeceğiz. Hayvancılık desteklerini coğrafyaya uygun hayvan türlerinin
geliştirilmesini sağlayacak biçimde uygulayacağız.  Örgütlü üretim ve sözleşmeli üretim gibi
yöntemlerle hayvancılığın gelişmesini destekleyeceğiz. Orman köylülerini ve
orman işletmeciliğinin gelişmesini destekleyeceğiz.

‘Verimlilik artışları ve ileri teknoloji kullanımı yoluyla
sanayinin küresel rekabet gücünü yükselteceğiz’

Üretime ve verimliliğe dayalı bir ekonomi için sanayi
sektörü vazgeçilmez önceliklerimizden biri olacaktır. Verimlilik artışları ve
ileri teknoloji kullanımı yoluyla sanayinin küresel rekabet gücünü
yükselteceğiz. Üniversitelerimizin araştırmalarından iş dünyasının daha
doğrudan yararlanabilmesini sağlayacağız. 
Savunma, havacılık, uzay ve tıbbi cihazlar sektörlerinin sahip olduğu
potansiyelden hem teknolojinin verimli kullanımında hem de teknoloji üretiminde
etkin bir biçimde yararlanacağız.

Ülkemizin enerjide arz güvenliği, kaynak çeşitliği ve dışa
bağımlılığın azaltılması alanlarında yeni politika ve stratejilerle geleceğe
hazırlanması başlıca hedefimizdir. Enerji verimliliği uygulamalarını ve başta
güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla
kullanımını teşvik edeceğiz. Kömürle çalışan elektrik üretim tesislerinin hızla
rehabilite edilerek çevreye olan olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasını
sağlayacağız. Madencilik sektöründe sürdürülebilir, çevreye duyarlı,
rehabilitasyon planlaması olan, hammadde tedarik güvenliğinin sağlandığı, bir
yapı oluşturmak temel önceliğimizdir. Madencilik izin ve ruhsatlarında çevresel
etkileri, kapatma ve telafi edici düzenlemeleri, yerel etki ve istihdam
boyutlarını birlikte değerlendireceğiz.

‘Ülkemizin ’emniyetli ve güvenli ülke’ imajını titizlikle
koruyacağız’

Turizm sektöründeki alt ve üst yapıların kalitesini
arttırarak ziyaretçiler için çok önemli olan ülkemizin ’emniyetli ve güvenli
ülke’ imajını titizlikle koruyacağız. Yüksek gelir grubunda yer alan
turistlerin ülkemize çekilmesini sağlayacak düzenlemeler ve teşvikleri hayata
geçireceğiz. Sektörde çeşitlendirmenin sağlanması amacıyla, sağlık, spor,
tarih, kültür, termal, üçüncü yaş, yat, kurvaziyer, kongre ve fuar
alanlarındaki turizmi destekleyeceğiz.

Karayolu ulaşım politikasını ‘bütünleşik taşımacılık
stratejisine’ uygun olarak köklü bir değişim perspektifi ile yeniden ele
alacağız. Demiryollarındaki altyapı yatırımlarını yeni bir ivmeye kavuşturacak,
emniyetli YHT hat sayısını arttıracak, demiryollarının işletilmesinde özel
sektörün daha fazla rol almasını sağlayacağız. Deniz taşımacılığının
geliştirilmesi için, mevcut limanların kapasitelerinin geliştirilmesi ve
yenilerinin yapımı, liman işletmeciliğinin iyileştirilmesi, konteyner taşımacılığının
desteklenmesi gibi alanlara odaklanacağız.

Sivil havacılık ve hava ulaştırması alanında devletin sadece
düzenleme ve denetleme yaptığı, özel sektörün ise yatırımlarla ve
işletmecilikle sektörün gelişiminde daha fazla rol üstlendiği bir yapıya
geçeceğiz.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın