Antalya’da Dünya Kudüs Günü Basın Açıklaması Düzenlendi

rasthaber
Rasthaber – Dünya Kudüs Günü münasebetiyle Antalya Ehli Beyt İlim ve
Kültür Derneği tarafından Kapalı Yol Attalos Heykeli önünde pandemi kurallarına
uyularak basın açıklaması düzenlendi.

Kudüs şehitlerinin dövizlerinin taşındığı ve Kahrolsun
İsrail-Yaşasın Filistin sloganlarının atıldığı basın açıklamasını dernek başkanı
Fazıl Necip Gülen okudu.

Katil Trump ve Netanyahu’nun ilan ettiği Yüzyılın Anlaşması
adlı şer plana itirazın dile getirildiği basın açıklamasının tam metni
şöyledir:

Bismillahirrahmanirrahim

Değerli Basın Mensupları ve Aziz Vatandaşlarımız!

Yüce Allah’ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun!

Bilindiği gibi Dünya Kudüs Günü, 1979’dan bu yana tüm
dünyada Müslümanlar ve özgür ruhlu insanlar tarafından yürüyüşler, basın
açıklamaları ve salon toplantılarıyla ihya edilmektedir. Bu yıl malum virüs
nedeniyle ülkemizdeki pandemi tedbirlerine uymak için sınırlı sayıda
kardeşimizle birlikte Mescidi Aksa’mıza ve Kudüs’ümüze sahip çıktığımızı
göstermek için burada biraraya geldik.

Dünya Kudüs Günü’nün bu sene Nekbe yani Büyük Felaket Günü
ile aynı tarihlere denk gelmesi de bizler açısından çok önemlidir.

Hiç şüphesiz Dünya Kudüs Günü, İslam’ın Günü’dür.

Dünya Kudüs Günü, İslam’ın diriliş ve direniş günüdür!

Kudüs Günü, Filistin davasının unutturulmasını önlemek için
rahmetli İmam Humeyni tarafından 1979 Ağustos’unda ilan edilmiştir.

Kudüs Günü, İslam ümmetinin damarlarına direniş kanının
pompalandığı ve Kudüs’ümüzün sadece direnişle kurtulabileceğinin ilan edildiği
gündür.

Savaşlar, katliamlar, doğal afetler ve maneviyat erozyonuyla
boğuşan coğrafyamızın hiç şüphesiz en sancılı ve kırılgan noktası, Filistin
coğrafyası ve tabi ki Kudüs’ümüzdür! Sözde ‘Arap Baharı’ ile Müslümanların ve
dünyadaki tüm özgürlük taraftarı insanların gündeminde geri sıralara düşürülen
Filistin ve Kudüs meselesi, bugün geldiğimiz noktada yeniden insanlığın ilk ve
en önemli gündem maddesi haline gelmek üzeredir ve gelmek zorundadır.

ABD’nin aklı noksan ve kumarbaz başkanı Trump’ın Yüzyılın
İhanet Anlaşması çerçevesinde fütursuzca bir kararla büyükelçiliklerini Kudüs’e
taşıması, Suriye toprağı olan Golan’ı Siyonist İsrail’e peşkeş çekmesi, on
yıldan fazladır devam eden Gazze’ye yönelik Siyonist ablukanın artık dayanılmaz
bir hal alması, Mescidi Aksa’ya yönelik ihlallerin artması, Hizbullah’ın
Almanya’da terörist örgütler listesine alınması, IŞİD’İ Irak’ta yeniden
canlandırma girişimleri, Suriye’ye saldırma, Lübnan ve Irak’ta halk
gösterilerini kışkırtma, Yüzyılın Anlaşması’nın önündeki en büyük engellerden
biri olan Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’yi 3
Ocak’ta Irak’ta Haşdi Şabi komutanı Ebu Mehdi El Mühendis ile birlikte kalleşçe
şehit etme ve şimdi de tüm dünyanın gözlerinin içine baka baka Netanyahu-Gantz
ikilisinin desteğiyle Temmuz ayında Batı Şeria’nın bazı bölümlerini ve Ürdün
Vadisini işgal etme planları Filistinlileri ve dünya Müslümanlarını patlama
noktasına getirdi.

Batı Yaka’nın şu ana kadar %52’si Siyonist İsrail tarafından
doğrudan işgal edilmiştir. 1967’den bu yana işgal edilen alanlarda BM’nin
aldığı kararlar çiğnenerek, AB ve Rusya’nın itirazları görmezden gelinerek
kanunsuz şekilde inşa edilen 150 yerleşkeye 670 bin Siyonist yerleştirilmiştir.

Yüzyılın Anlaşması adlı şom plandan cesaret alan Netanyahu,
hükümet ortağı Gantz’ı da yanına alarak bir oldu-bitti ile Batı Şeria’nın diğer
bölgelerini ve Ürdün Vadisini ilhak etmek istiyor.

Tabi ki bu işgal başta Batı Yaka olmak üzere tüm Filistin
topraklarında yeni bir intifada dalgasını başlatacaktır.

Bu aşamada Türkiyeli Müslümanlar olarak bize düşen görev;
bugünden başlayarak Haziran ve Temmuz ayları boyunca yapacağımız programlarda
Batı Şeria ve Ürdün Vadisinin Siyonistlerce işgali konusunu gündemde tutmaktır.

Büyük Şeytan ABD’ye uşaklık eden Arap Krallıklarının
Siyonist İsrail ile normalleşmeyi meşru gösteren adımlar attığı bu zaman
diliminde emperyalizm ve Siyonizm ile mücadelenin tek yolunun ‘DİRENİŞ’
olduğunu kamuoyuna sürekli olarak hatırlatmak zorundayız.

Ey Kudüs sevdalısı kardeşlerimiz!                                                                                   

54. Hükümetin Başbakanı ve Milli Görüş Lideri Rahmetli Prof.
Dr. Necmeddin Erbakan’ın defalarca söylediği gibi, bölgemizde  Siyonizm’in uğursuz planlarına  kayıtsız kalmak, Kudüs’ün  ve 
Filistin’in kurtarılması davasını diğer davaların önüne geçirmek ve İslam
Birliğinin oluşması için çaba sarf etmemek 
sadece işgalci Siyonistleri sevindirecektir.

Büyük Şeytan ABD, Siyonist İsrail, İngiltere ve onlara
destek veren Suud, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır başta olmak üzere
satılmış Arap krallıkları ‘Yüzyılın Anlaşması’ adı altında Filistin direnişini
tarih sahnesinden silmek, Gazze halkını açlığa ve sefalete mahkum etmek,
Hamas’ı, Hizbullah’ı ve İslami Cihad’ı köşeye sıkıştırmak ve hatta yok etmek
istemektedir.

Kardeşlerim,  Ey
Filistin davasının dostları;

Kudüs hepimizin önünde bir imtihandır ve Kudüs’ü
özgürleştirmek ancak Siyonizm’e, küresel kapitalizme ve emperyalizme karşı
küresel İntifada’yı başlatmakla mümkündür.

Unutmayalım ki Dünya Kudüs Günü, sadece bir anma günü
değildir. Bugün, Kudüs’teki direnişe destek olma, Filistin davasına, Gazze’ye,
Hamas’a, Hizbullah’a ve İslami Cihad’a 
sahip çıkma günüdür.

Kudüs’ün kurtuluşu ümmetin kurtuluşudur ve Kudüs, yeryüzünün
tüm büyük ve küçük şeytanlarına karşı mazlumların direniş kardeşliğinde
buluşmasıyla kurtulacaktır. Bizler, Siyonist işgal bitmeden, sürgündeki tüm
Filistinliler evlerine dönmeden, küresel emperyalizm bölgemizden kovulmadan,
bölge halklarını birbirine kırdırmaya çalışan batıl  düzenler 
yıkılmadan, NATO ittifakları dağıtılmadan, Korsan İsrail’in güvenliğini
sağlayan Kürecik NATO Radar Üssü sökülmeden, Amerikan üsleri kapatılmadan  Kudüs’ü özgürleşmiş saymayacağız.

İslam Ümmetinin birlik, kurtuluş ve esenliği ancak ve ancak
etnik, ulusal ve mezhebi çekişmelerden uzak durmakla  ve Kudüs gibi temel ve merkezi bir davada
buluşmakla mümkündür.

Kudüs, bize izzetin teslimiyette değil direnişte olduğunu
ispatlamıştır.  O halde Kudüs’e sahip
çıkmak, böyle bir direniş bilincini diri tutmaktır.

Ayrıca Dünya Kudüs Günü’nün bu sene Korsan İsrail’in 10
kardeşimizi hunharca şehit ettiği Mavi Marmara katliamının yıldönümüne denk
gelmesi bizler açısından çok manidar ve önemlidir.

Bizler, tüm İslam ülkelerinden Korsan İsrail ile olan
ilişkilerini kesmelerini talep ediyoruz.

Bu cümleden olmak üzere hükümetten Mavi Marmara konusunda
Katil İsrail’le yapılan zillet anlaşmasını ve Siyonist İsrail devletiyle
yapılan gizli –açık tüm anlaşmaları iptal etmesini ve terör devleti İsrail ile
başta siyasi, iktisadi, askeri ve istihbari olmak üzere  tüm ilişkilerin kesilmesini istiyoruz. Hem
İsrail hem de Türkiye vatandaşı olan Yahudilerin İsrail’de askerlik yapmasına
izin veren kanunun iptal edilmesini, Siyonist elçiliğin kapatılmasını, Siyonist
İsrail’in güvenliğini sağlayan Malatya Kürecik NATO Üssü’ndeki radarın sökülmesini,
Korsan İsrail’in Gazze’den çaldığı doğalgazın Türkiye üzerinden satılmasını
öngören mutabakat zaptlarının ve anlaşmaların lağvedilmesini ve NATO’dan hemen
çıkılmasını talep ediyoruz. Devlet yetkililerimizin de defalarca söylediği gibi
Kudüs’ün tapusu bizim arşivlerimizde olduğuna göre hükümetten bunları talep
etmek aziz milletimizin en doğal hakkıdır.

Rabbimiz!

 Tüm
Müslümanları,  dünyadaki tüm mazlum ve
mustazaf halkları arzına varis kıl, müstekbirlerin saltanatlarını bizim
ellerimizle devir, zalimlerden intikamını bizlerin eliyle al. Hepimizi en kısa
zamanda  özgür Kudüs’te ve  Mescid-i Aksa’da  buluştur.

Yaşasın özgür Kudüs!

Yaşasın Filistin!

Kahrolsun Amerika KAHROLSUN İSRAİL!

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın