Rasthaber – Birleşmiş Milletler yayınladığı raporda, Arabistan ele başlığındaki saldırgan Arap ittifakının Yemen’de çocukların ölümü ve sakat kalmalarından sorumlu olduğunu bir kez daha vurguladı.
Birleşmiş Milletler'in tüm dünyada yaşanan çatışma bölgelerinde çocukların durumunu gözetleyen çalışma komitesinin hazırladığı gizli raporunda, Yemenli çocukların geçen yaz aylarındaki durumu ele alınmıştır. Bu rapor 19 Ocak tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine sunulmuştur. Birleşmiş Milletler'in Arabistan tarafından insan haklarının ihlal edilmesini tekrar bildirmesi ve aynı zamanda bir süre önce dünya kamuoyunun baskısı nedeniyle Suudi Arabistan ele başlığındaki mütecaviz koalisyonu, çocukların haklarını ihlal eden rejimler listesine alması, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler insan hakları Konseyine üye olduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Bu konu Birleşmiş Milletler'in Suudi Arabistan rejimine karşı çelişkili davranışını daha da gün yüzüne çıkarıyor.
Yemen Ensarullah halk hareketi sözcüsü, Birleşmiş Milletler'i Arabistan'ın Yemenli vatandaşlara saldırısından sorumlu tanımlayarak, Arabistan'ı bu bağlamda teşvik ettiğini belirtiyor. Ensarullah halk hareketi sözcüsü Muhammed Abdüsselam Birleşmiş Milletler'in Al-ı Suud rejimine karşı tutum sergilemekteki gecikmesi, müsamahakârlığı ve çelişkili tutumlarının bu rejimi Yemen halkına karşı daha fazla cinayet işlemeye yönelttiğini vurguluyor.
Yemen İnkılabı yüksek Konseyi başkanı Muhammed Ali Husi, bundan bir süre önce bazı insan hakları aktivistlerinin Suudi Arabistan veliahdı Muhammed bin Salman'ın tutuklanmasını isteyen mektuplarını yayınladı. 29 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan söz konusu mektupta Yemen insan hakları Teşkilatı müdürü Kim Şerif'in, Muhammed Bin Salman'ın İngiltere ziyareti eşiğinde, Yemen’de işlediği savaş suçları nedeniyle gözaltına alınmasına dair başvurusunu, 29 ocak 2018 tarihinde İngiltere başsavcısına sunduğunu yazdı.
Bu arada Kane Mc. Donald ve Rodney Dixon adlı uluslararası avukatlar üyesi iki İngiliz avukat, Suudi Arabistan'da 60 siyasi ve insan hakları tutuklunun ailelerinin çağrısı üzerine Arabistan'ın insan hakları konseyindeki üyeliğinin feshedilmesi talebinde bulunacaklarını duyurdular. Suudi Arabistan'da en az 30bin vatandaş çeşitli siyasi suçlardan dolayı tutuklanarak hapiste bulunuyorlar.
Mevcut şartlar altında dünya kamuoyu, Suudi Arabistan'ın Yemen’de işlediği cinayetler ve siyasi muhaliflerin idamı nedeniyle Birleşmiş Milletler 8. Maddesi uyarınca insan hakları konseydeki üyeliğinin konsey başkanı tarafından askıya almasını bekliyor. Konsey'in 8. Maddesi uyarınca Birleşmiş Milletler insan hakları Konseyinin her bir üyesi, cinayet işlediği takdirde üyeliği askıya alınması gerekir. Fakat Arabistan konusunda bu olay gerçekleşmezken hatta insan hakları konseyi üyeliği 1 dönem daha uzatıldı.
İnsan haklarını ihlal eden ve baskıcı rejimlerin başında bulunan Suudi Arabistan, şüpheli bir sürecin sonucunda bir kez daha Birleşmiş Milletler insan hakları Konseyi üyeliğine seçildi. Suudi Arabistan'ın bir kez daha seçilmesi, Birleşmiş Milletler'in bu hukuk Kurumundaki gerçekler ile hukuki kıstasları tahrif etmesi ve de insan haklarına kayıtsız kalmasını dünyaya bir kez daha ispatladı. Suudi Arabistan ülke içinde ve dışında, geçen yılda işlediği geniş çaplı ve sistematik insan hakları ihlallerine rağmen, 152 oyla tekrar konseyin üyeliğine seçildi. Şaşırtıcı olan ise, Suudi Arabistan'ın Yemen Savaşı'ndan önce 2013 yılında düzenlenen seçimlerde 140 oy alırken bu sefer daha fazla oy alarak üyeliğinin uzatılmasıdır.
İlginç olan ise Riyad yönetiminin, bu ülkede Al-ı Suud tarafından insan haklarının ihlali ve bastırılmasının her zamankinden daha fazla kurumsallaştığı ve yemen ile Bahreyn’de sivilleri katliam etmek ve askeri müdahaleye ilaveten dünyada ve bölgede teröristlere açık gizli destek verdiği bir dönemde daha fazla oy almasıdır.
