konuşmada, Lübnanlıların yağmacı Siyonist rejimin pençesinden geri kazandığı
deniz hakları konusundaki zaferine değinerek şunları söyledi: ‘Lübnan, ekonomik
olarak münhasır bir bölgede tüm taleplerini yerine getirerek tarihi ve
stratejik bir ulusal zaferin eşiğindedir.
Siyonist düşmanın tüm askeri, siyasi ve güvenlik kurumları,
deniz sınırı konusunda direnişin zaferini kabul ediyor. Ancak Lübnan içinde
bazı taraflar direnişin başarısını inkar etmeye çalışıyor. Çünkü bu zafer
onların direnişlerini üzüyor ve endişelendiriyor.’
Şeyh Nebil Kavuk, Lübnan’ın siyasi durumuyla ilgili olarak
şunları söyledi: ‘Arabistan büyükelçiliğinin tıpkı Lübnan parlamento
seçimlerine müdahale ettiği gibi, Lübnan cumhurbaşkanlığı seçimine de doğrudan
müdahale ettiği artık hiçbir Lübnanlı için sır değildir. Ancak bu kez
Suudilerin Lübnan’ın siyasi sürecine müdahalesi doğrudan ve dolaysız oldu. Öyle
ki, bazı milletvekilleri ABD ve Suudi Arabistan’ın baskılarından şikayet eder
duruma geldi. Bu konu Lübnan’ın egemenliğine ve onuruna bir hakarettir.
Amerika ve Arabistan büyükelçiliklerinin Lübnan’ın siyasi
işlerine müdahalelerinin tek bir sonucu oldu ve bu da yeni cumhurbaşkanının
seçilmesi sürecindeki karmaşıklıkların ve engellerin artmasıdır. Çünkü
Lübnan’daki bu iki büyükelçilik ve piyonları, bu göreve zorlu ve direniş
karşıtı bir cumhurbaşkanı getirmek istiyor. Amerika ve Suudi Arabistan’ı memnun
etmek için Lübnan’da iç çatışma yaratmaya çalışıyorlar. Lübnan’da zorlu bir
cumhurbaşkanı sloganı atanlar bu yolda karışıklıkların artmasına ve Suudi
Arabistan’ın pervasız macerasına neden olmuştur ve hepsi er ya da geç bir
çıkmaza girecektir.
Meclis toplantılarında yeni cumhurbaşkanını seçmek için
yapılanlar sadece eğlence olsun diye bazı isimler ortaya koymaktır. Ancak bu
alanda ciddi adımlar, ülkeyi krizden çıkarmak ve ulusal birliği korumak için
cumhurbaşkanını seçmek adına ulusal bir birlik olduğunda başlar. Yeni
cumhurbaşkanı, bir kriz yaratmaya veya ülkenin durumunu iç çatışmalar yoluyla
patlatmaya çalışmayan ve Lübnan’ı bu ülkenin düşmanlarının açgözlülüğünden
koruyacak biri olmalıdır.’
Son haftalarda Arabistan’ın Beyrut’taki büyükelçisi, yeni
cumhurbaşkanı seçim sürecini etkilemek için Lübnan Sünnilerini birleştirme
çabalarını artırdı ve son birkaç gündür Trablus’u geziyor ve Sünnilerin bir
taraf ve parti ilişkilerinden uzak, birbirleriyle birlik içinde olmaları
gerektiğini vurguluyor.
Haber kaynaklarının ifadesine göre, Suudi Arabistan
büyükelçisinin Lübnan’daki durumu etkilemek için Lübnan’ın farklı bölgelerini
ziyareti devam ediyor ve önümüzdeki günlerde de Akkar, Bekaa ve Şeba’ya
gidecek. Suudi büyükelçi Lübnan’daki okul, üniversite, kültür merkezi, klinik
vb. derneklerle de iletişime geçti ve onlara projelerini destekleme sözü verdi.
