Atvan, Hamas’ın Suriye ile İlişkilerini Devam Ettirme Kararını Değerlendirdi

rasthaber
Rasthaber –  Abdulbari Atvan, kaleme aldığı makalesinde, bazı tarafların
taş koymasına rağmen Hamas’ın neden Şam hükümetiyle ilişkilerini yeniden
başlatma konusunda ısrar ettiğini değerlendirdi.

Rey el-Yevm Gazetesi Başeditörü ve Arap dünyasının önde
gelen analistlerinden olan Abdulbari Atvan, kaleme aldığı son makalesinde Hamas
ile Suriye arasındaki uzlaşma olayını değerlendirdi ve şunları söyledi:

‘Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah’ın
el-Meyadin kanalına verdiği son röportaj, Suriye makamları ile Filistin İslami
Direniş Hareketi (Hamas) arasındaki ilişkiler konusunu bir kez daha gündeme
getirdi. Seyyid Hasan Nasrallah bu röportajda, Hamas ile Suriye arasındaki
uzlaşma sürecinde olumlu sonuçlar alındığına değinerek, “Hamas’taki
kardeşlerimiz, bu harekete ve genel olarak Filistin direnişine Suriye gibi
hiçbir Arap ülkesinin yardım etmediğini kabul ediyor” ifadesinde bulundu.

Seyyid Hasan Nasrallah’ın Suriye ile Hamas’ın barışmasına
dair olumlu göstergelerin varlığından bahsetmesi belki de iki temel gelişmeye
dayanıyordu:

– Birincisi, Hamas’ın siyasi ofisi geçen ay oybirliğiyle
Suriye ile ilişkilerin yeniden başlatılmasına karar verdi. Çünkü Suriye, Hamas
hareketinin de bağlı olduğu direniş ekseninin bir parçasıdır.

-Suriye İslam Konseyi (muhalif) olarak bilinen teşkilatın
başkanı Şeyh Usame el-Rafei, şunları söyledi: ‘Hamas hareketi, şu ana kadar
farklı Arap ülkelerinin Müslüman alimlerinden oluşan bir heyetinin Suriye hükümeti
ve bu ülkenin Başkanı Beşar Esad ile ilişkilerin yeniden başlatılmaması
tavsiyesine herhangi bir yanıt vermedi.

Hamas’ın söz konusu heyete yanıt vermemesi şu anlama
gelmektedir: ‘Bu hareket, Suriye hükümetiyle ilişkilerini yeniden başlatma ve
Seyid Hasan Nasrallah’ın bu konuda arabuluculuğunu kolaylaştıracak her şeyi
sağlama kararında ısrar ediyor ve bu, Hamas ve siyasi ofisi tarafından
değerlendirilebilecek bir pozisyondur.

Söz konusu heyetin Hamas hareketine tavsiyesi başarılı
olmadı ve bu durum, bu heyetin Suriye ve bölgedeki ana gelişmeleri ve özellikle
Suriye hükümetinin direnişini ve bu rejimi devirmek veya değiştirmek için
harcanan yüz milyarlarca doların başarısız olduğunu görmezden geldiğini
göstermektedir. Oysa Suriye’ye karşı yapılan bu komplonun arkasında yüzde yüz
ABD vardır ve bu ülke, Suriye halkının isteklerini suistimal etmiş ve bunu
işgalci İsrail rejimine hizmet etmek için kullanmıştır.

Demir Kubbe’nin aşağılanmasına ve işgal rejiminin 11 gün boyunca
dünyadan tecrit edilmesine ve 6 milyondan fazla yerleşimcinin sığınaklara akın
etmesine ve Mescid-i Aksa ve savunucularına yardım edilmesine neden olan
İran’ın Hamas hareketine ve diğer direniş gruplarına seyir füzeleri ve insansız
hava araçları gönderme eylemi ve bu yardımlar, Müslüman alim heyetlerinin iddia
ettiği gibi en büyük fitnelerden biri mi?! Bu alimlerden bazılarının kendi
etnik ve ideolojik sebepleri nedeniyle İran’a düşman oldukları açıktır.

Bu alimlerin bağlı olduğu veya güvendiği ülkelerin çoğu
Hamas’a veya diğer direniş gruplarına tek bir kurşun bile vermemiştir. Umarız
onlar, Hamas hareketinin bu kararına saygı duyar ve onu takdir ederler. Tüm
bunlar dışında zaten, Filistin davasını desteklemek için dörtten fazla savaşa
katılmış, on binlerce şehit vermiş ve Siyonist düşmanla her türlü normalleşmeyi
reddetmiş bir Arap İslam ülkesiyle ilişkileri yeniden kurmak, aklın ve
vatanseverliğin zirvesidir.

Seyid Hasan Nasrallah’ın Hamas ile Suriye hükümeti
arasındaki ilişkileri yeniden kurma çabalarının ve arabuluculuğunun başarılı
olmasını ve bu alimlerin de İsrailli işgalcilere karşı direnişin kalesinde yer
almalarını umut ediyoruz.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın