Bahçeli’den Akşener’e Evine Dön Çağrısı

rasthaber
Rasthaber –  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemde yer alan
konularla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. Sözlerine Ayasofya’nın cami
olarak ibadete açılmasına değinerek başlayan Bahçeli, “Ayasofya-i Kebir
Cami-i Şerif’in ibadete açılması inanç özgürlüğümüzün, irade gücümüzün,
istiklal hükmümüzün tarihsel bir gereğidir. Hamdolsun Müslüman Türk milletinin
86 yıldır bir sır gibi vicdanında mahfuz tuttuğu ikamesi imkansız olan haklı
beklentisi gerçekleşmiştir” dedi.

Bahçeli, muhalefet partilerine de birtakım eleştiriler
yönelttiği açıklamasına şöyle devam etti:

“CHP’nin Ayasofya’ya nasıl baktığı bellidir. Müze
olarak kalması CHP’nin yegane arzusuydu. Hatta Sultan Ahmet Camii’nin bile müze
olmasını telaffuz etmişlerdi. CHP’nin milletimizin ruh köküne bu kadar yabancı
olması bizim için şaşırtıcı değildir. Müze olması gereken, vitrin süsünden
farksız olan aslında CHP’nin köhne siyasetidir.

Yunanistan ne dediyse CHP tekrarladı. Yunan bayrağı yarıya
indi, CHP yönetiminin yüzü asıldı, yelkenleri suya düştü. Ne üzücü bir durumdur
ki, Türkiye’nin inanç ve egemenlik haklarını kullanmasına dış odaklarla
birlikte CHP de tepki gösterdi. İleri düzeyde rahatsızlık yaşadı.

Malum gafile kelam nafile kelamdır. Gözleri var görmez,
kulakları var duymaz, dilleri var söylemez. CHP istikametini kaybetmiş, siyasi
iffetini ikbal kaygısıyla heba etmiştir. HDP’nin Ayasofya Camii’ne soğuk,
mesafeli ve uzak tavrı ortadadır. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’in ibadete
açılması HDP’nin karalar bağlamasına, Yunan zihniyetiyle eş zamanlı yas
tutmasına neden oldu.

Yani zilletin iki ayağı huzursuz, keyifsiz ve kederlidir.
Çünkü bunların kumanda odasında ezana, bayrağa, vatana ve mukaddes emanetlere
husumet duyan çevrelerin ağırlığı söz konusudur.

‘Akşener’in evine dönmesi doğru olacaktır’

Fakat İYİ Parti Genel Başkanı Ayasofya-i Kebir Cami-i
Şerif’i geçtiğimiz günlerde ziyaret ederek iki rekât Tahiyyetü’l-mescid namazı
kıldı. Tahiyyetü’l-mescid namazı mescidin selamlanması, saygı gösterilmesi
demek ise de, esasen Yüce Allah’a şükür, saygı ve tazimdir. Bana göre bu
ziyareti ve ibadeti ziyadesiyle memnuniyet vericidir. Allah kabul etsin. Zillet
İttifakı’nın üç asıl ortağından ikisinin, yani CHP ile örtülü ortak HDP’nin
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’e menfi yaklaşımı ortadadır.

Ancak İYİ Parti Genel Başkanı son hareketiyle onlardan
ayrışmış, ayrı düşmüştür. Meral Hanımın kendisi adına hayırlı bir gelişmedir.
Sayın Akşener’in böyle gitmeyeceğini, böyle ittifak olmayacağını, olsa bile bir
ayağının çukura düştüğünü görüp derhal ve çok kısa süre içinde evine dönmesi
doğru ve tutarlı bir davranış olacaktır.

Evinde rahatı ve huzuru bulacaktır. İkbal ile idbar arasında
sıkışıp kalmak yerine, kaldı ki zillete düşmektense EVDE olmak isabetli bir
tercihtir.

‘CHP’yi saat gibi kuranlar, sabırla kurgulayanlar,
Türkiye’nin karşısına kurşun asker gibi dikenler boş durmuyor’

CHP’de sular durulmaz, nitekim kaynayan tencere kapak
tutmaz. CHP hiziplerin, farklı ideolojik akımların, fuzuli politik akıntıların
baskısı altında. Sayın İnce parti kurar mı kurmaz mı bilemem, ama bildiğim bir
şey var, CHP’yi saat gibi kuranlar, sabırla kurgulayanlar, Türkiye’nin
karşısına kurşun asker gibi dikenler boş durmuyor.

Siyasi akıl gayri milli olunca bu CHP’nin başına gelmedik de
kalmaz. Sayın Muharrem İnce, ince ince siyasi hedeflerini dokuyor, bu da CHP
yönetiminin kanına dokunuyor. 37. Olağan Büyük Kurultay bir fırsattı, belki de
bu fırsat kapısı ardına kadar açıldı. CHP, vaki geleneğiyle vahim gerçeği
arasında kalmanın ağır sıkıntısını yaşıyor.

Bana göre kökünden ve tarihinden kopan hiçbir sosyal ve
siyasal oluşum çok yaşamaz.

CHP iktidar hedefini falan bırakıp, girdiği tünelde
karşısından gelen tehlikeli ışığa kafa yormalıdır. Bu ışık kurtuluş değil,
şiddetli çarpışmadır, dağılmadır, parçalanmadır.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın