Rasthaber – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran’ın Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın Bakü’de okuduğu şiire tepki göstermesiyle ilgili açıklama yaptı. Şair
Arif Nihat Asya’nın bir şiirini paylaşan Bahçeli, “Hadi buyursunlar, bu
şiire de tepki göstersinler. Meraga’nın nerede olduğunu bilenler biliyor,
bilmeyenler de bu suretle inşallah öğreniyor” dedi.
Erdoğan’ın Bakü’de okuduğu şiire tepki göstermesiyle ilgili açıklama yaptı. Şair
Arif Nihat Asya’nın bir şiirini paylaşan Bahçeli, “Hadi buyursunlar, bu
şiire de tepki göstersinler. Meraga’nın nerede olduğunu bilenler biliyor,
bilmeyenler de bu suretle inşallah öğreniyor” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya
hesabı Twitter’dan açıklamalarda bulundu.
Şair Arif Nihat Asya’nın bir şiirini paylaşan Bahçeli,
“Hadi buyursunlar, bu şiire de tepki göstersinler. Meraga’nın nerede
olduğunu bilenler biliyor, bilmeyenler de bu suretle inşallah öğreniyor”
ifadelerini kullandı.
Bahçeli açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
- Gönülleri
birleşenler için mesafelerin hükmü yoktur. Ancak bir milletin farklı
coğrafyaları yurt tutmuş evlatları için hasretin ağırlığı elbette çoktur.
Uzağı yakın eden ülkülerdir, muhtemeli mümkün kılan irade ve inanç gücü de
vicdanların şifresi çözülmüş künhünde gizlidir. - Türk
milleti; kaderi bir, kederi bir, kararı bir, kalbi beraber çarpan beşeri
ve maşeri asaletin timsalidir. Türklüğün mukadderat gerçeğine sınırlar
çizilemez, muvaffakiyet gayesine engel çıkarılamaz, mutlak varlığına kara
çalınamaz. Türk beklenendir, özlenendir, övülendir. - Bugün
dünya üzerinde 34 farklı ülkede 78 ayrı şehitliğimiz vardır. Kıtalardan
bir sedayla taşan ayak izlerimiz, yerkürenin her köşesine bir sevdayla
tutunan anılarımız vardır. Karabağ’a bakınca gördüğümüz yurttur,
Kerkük’ten Kıbrıs’a varıncaya kadar duruş Türk bakışıdır. - Karabağ’ın
yüzde 70’inin Ermenistan işgalinden kurtarılması bir Türk zaferidir.
Nitekim bu zafer bekanın, birliğin, dayanışmanın, kardeşliğin meşalesidir.
Karabağ Türk’tür, Azerbaycan’dır, işgal emelleri zillettir, rezalettir,
düşmanlıktır ve tarihi hakikatlere hıyanettir. - Terörist
Ermenistan’ın başı 44 gün içinde hamd olsun ezilmiştir. 2 bin 783
şehidimiz bağımsızlık onuru için sere serpe toprağa düşmüştür. Vatana
musallat olanların akıbetleri acıklı olmuştur. İnşallah Karabağ’ın tamamı
günü geldiğinde sahibine geçecek, hak yerini bulacaktır. - 1918’de
Nuri Paşa komutasında Gence’ye gelen Türk ordusunu gören çocuklar demişti
ki: “Salon gelir yan gelir, Genceli’ye şan verir, Gence’nin civanları
Bakü diye can verir.” Karabağ’a can verilmiş, kan verilmiş, ağır
yenilginin utancı Ermenistan’ın alnına kazınmıştır. - 10
Aralık 2020 tarihinde, Bakü’nün Azatlık Meydanı’nda zaferin görkemli
kutlamaları yapılmış, Sayın Cumhurbaşkanımız ile birlikte Azerbaycan
Cumhurbaşkanı bu kutlamalardaki yerlerini almışlardır. Dünyaya Türk
milletinin mesajı kararlılıkla ve kahramanca verilmiştir. - Ermenistan
yine yapacağını yapmış, ateşkesi ihlal ederek Dağlık Karabağ’daki Hadrut
kentinde 4 Azerbaycan askerini şehit etmiştir. Ermenistan korkaktır, kalleştir,
aşağıların da aşağısındadır. Bu vesileyle aziz şehitlerimize Allah’tan
rahmetler niyaz ediyorum. - Coğrafyalarımızı
nehirler ayırabilir, dağlar ayırabilir, zulüm ayırabilir, istilalar
ayırabilir, yollar ayırabilir; ama biz aynı tende aynı canız, bir
tarafımız Türkiye diğeri Azerbaycan’dır. Her ayrılık vuslatın muştusudur.
Her kopuş bir başka kucaklayışın habercisidir. - Sayın
Cumhurbaşkanımızın okuduğu bir şiir özellikle İran’da büyük bir
rahatsızlık uyandırmıştır. Bu ülkenin Dışişleri Bakanı mesnetsiz tepki
göstermiş, İran Meclis’inde görev yapan 225 milletvekili de hazırlanan
kınama mektubuna müştereken imza atmışlardır. - Güneşi
balçıkla sıvamak akıl karı mı? 1828 Türkmençayı Antlaşması’ndan beri var
olan zorlama statükoyu kabul etmek Türklüğün vicdanında karşılık bulur mu?
Aras’ı ayırmadılar mı? Umutları ayırmadılar mı? Bu kadar rahatsızlık
duyulmasının izah ve ifadesi nasıl yorumlanmalıdır? - Bir
kez de ben sesleniyorum: “Aras’ı ayırdılar, mil ilen doyurdular, men
senden ayrılmazdım, zor ilen ayırdılar. Ay Laçın, can Laçın, men sene
kurban Laçın” Bu şiirin neresi yanlış? Ermenistan’a alenen destek
verenler bize ne anlatıyorlar? Arası ayırdılar, hatta kopardılar. - Merhum
şairimiz Arif Nihat Asya bakınız ne diyordu: “Ağlayın, parmakları
nur, sularından kınalı kızlarım; Ağlasın Meraga göklerinden, Meraga’ya
bakıp yıldızlarım, şu yakın suların, kolu neden bükülmez, Fırat niçin,
Dicle niçin, Aras niçin benden doğar, bana dökülmez? - Hadi
buyursunlar, bu şiire de tepki göstersinler. Meraga’nın nerede olduğunu
bilenler biliyor, bilmeyenler de bu suretle inşallah öğreniyor. Türk’ün
Sünni’si, Şii’si olmaz, nitekim Türk Türk’tür, başka tasvire ve tefrike
sığmaz. Türklüğe baraj koyulamaz, duvar örülemez. - Bilinsin
ki, Ötüken’in stratejik aklı köreltilemez, kutlu hedeflerinin üzeri
çizilemez. - Geçmişte
demiştim, yine diyorum: Yavuz ne kadar Türk ise Şah İsmail’de o kadar
Türk’tür. İkisi de Türk büyük hünkârıdır. Cem de bizim semah da… Cami de
bizim Cemevi de… Ankara ve Bakü neyse Horasan, Erdebil, İsfahan bizim
gözümüzde odur. Türk, Türk’e hasım edilemez. - Aynı
gerçekler hiç kuşkusuz Kürt kökenli kardeşlerim için de geçerlidir. - ABD’nin
Suriye eski Özel Temsilcisi James Jeffrey bizi Kürt düşmanı göstermeye
çalışmış. Çakal fermanını Bozkurt hükmü yırtar. Ne Erbil, ne Washington,
ne de Brüksel benim Kürt kökenli kardeşlerimizi sevdiğim kadar sevemez.
Geçin bu zalim senaryoları, biz bize şükür yeteriz.
