Canı sıkılan, Alevilere kin güden, zihniyeti bozuklar boş
durmuyor.
Alevileri tehdit eden edene…
Oysa Alevilerin en büyük handikabı başkadır.
Alevilerin kendi aralarındaki tartışmaları can alıcıdır.
Sorun, Aleviliğin kendisidir.
Sorun, İslam’dır, Muhammed’dir, Ali’dir, on iki imamımızdır.
Bunların ret edilmesi noktasıdır.
Sorun bunlara rıza gösteren ve göstermeyenlerin
mücadelesidir.
Bakalım neler oluyor !
Aleviliğin pirim yaptığı süreç neredeyse, çeyrek asır oldu.
Hele bu son birkaç yıldır, hemen hemen her gün gündemin gerisinde de olsa,
mutlaka Alevilerle ilgili bir haber gözümüze çarpmış veya duymuşuzdur. Gerçekten
neler oluyor, neler dönüyor, alevi
sorununun içinde, yanında arkasında kimlerin olduğunu bilenimiz var mı?
Sanmıyorum…
Acayip acayip tanımlamalar, yabancısı olduğumuz kavram ve
bağlantılar, duymadığımız ve alışık olmadığımız tarifler almış başını gidiyor.
Gerçekten neler olduğunu, hangi ellerin işi çevirip döndürdüğünü Alevilerin
ezici çoğunluğu bilmiyordur. Elbette kastettiğimiz, anlatmak istediğimiz yola
olan sızmalardır. Yoksa saf ve temiz bir
anlayışla bu işi yürütenleri ve yapanları hedef almak edepsizlik olacaktır,
haddini bilmemek olacaktır. Biz bundan beriyiz. Yaşanan sorunun öznesi, özü ve
aktörleri Alevileri zehirlemeye çalışanlardır.
Nasıl mı? Adamlar organize çalışıyor, projeyle gelmişler,
toplum mühendisleri var, paraları var, yayın evleri var, yazarları var, sosyal
medyayı kullanıyorlar. Aramızda, içimizde, yanımızda yaşıyor, ama kim
olduklarını bilmiyoruz. Kime hizmet ettikleri, ağalarının kim olduğunu,
bilenimiz yok. Kimi dede olmuş, kimi aydın, kimi yazar, kimi bulduğu kitabı
Alevi kaynağı diye pazarlayan yayıncı ve kitap evi sahibi olmuş. Dernek açmış,
ağzında alevi deyişleri, alevi kavramları, bir de post bulup oturmuş, âmâ huyu
huyumuza, suyu suyumuza, soyu soyumuza benzemiyor. Resmen bir karışıklık ve
kargaşa ortamı yaratılmış ki, içinden çıkılması zor bir durum. Tam balıkçı
anlayışla suyu bulandırıyor, sonra birilerini avlıyorlar.
Sanırım, çok yakın bir zaman sonra, dedeler değişik sıfat ve
unvanlarla çağrılıp adlandırılacaklardır. Dede yerine, ithal unvanlar şimdiden
hafızalara yerleştiriliyor zaten. Birlik mesajları, efendim zaten şunlarla
aynıyız, farkımız yok vurgu ve propagandalarıyla algı oluşturmuş durumdalar.
Yani savunma sistemi yerle bir edilmiş olan bir inanç topluluğu çok yakın
gelecekte devşirilerek, farklı bir inanca, dine, gruba evirilmek üzeredir.
Alevi kanaat önderleri bu durumu ivedi olarak önlerine koyup gündemlerinde
tartışıp, bu tipleri deşifre edip önlem almalıdırlar.
Aleviliğin getirim kapısı olmadığı, Alevilerin de kimsenin
kapıkulu olmadığı, vurgusu daha sıkça yapılmalı, insanlar aydınlatılmalı,
ayrılıklar bir kenara bırakılarak, dayanışma güçlendirilmelidir. Ya da
bulundukları mevki ve yerleri daha iyi yapabilecek insanlara bırakılarak, bu
süreç atlatılmalıdır, diye düşünüyorum.
