Birliği (AB) ve ABD yaptırımlarla Rusya’yı ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’i
durdurmaya çalışıyor.
Şimdiye kadar uygulanan yaptırımlar Putin’e geri adım
attırmazken, Batı Rus enerji sektörüne ambargo uygulamak istiyor.
Enerji sektörüne yönelik yaptırımlar başında oldukça geniş
bir taraftar kesimi bulurken, rüzgâr yavaş yavaş tersine dönmeye başladı.
Yaptırımı uygulayan Batılı ülkelerin orta ve uzun vadede söz
konusu yaptırımlardan, Rusya’dan daha fazla etkileneceği yönündeki tartışmalar,
itirazların da yükselmesine neden oluyor.
Son olarak AB Komisyonu’nun 2022 sonu itibarıyla Rus petrol
ve petrol ürünlerine ithalat yasağını da kapsayan yeni yaptırım paketi, üye
ülkeler arasında çatlak seslerin çoğalmasına neden oldu.
ÜYE ÜLKELERİN RIZASI
Bloomberg HT’den Cem Coşkun’un haberine göre, enerji
ticareti Rusya ile AB arasında ‘karşılıklı’ bağımlılık seviyesinin yüksek
olduğu bir alan. Avrupa Birliği bu alanda karar alırken tüm üye devletlerin
onayına ihtiyaç duyuyor.
Üye devletler de yaptırım kararlarına siyasi açıdan destek
vermeye gayret ediyorlar. Fakat işin ekonomik tarafı birlik üyelerinin arka
planda aynı gönüllü pozisyonlarını devam ettirmelerini zorlaştırıyor.
BAĞIMLI ÜLKELER İKNA OLMUYOR
Macaristan ve Slovakya başta olmak üzere çeşitli Avrupa
ülkeleri, Rusya’ya yönelik petrol ambargosunun gündeme geldiği tarihten
itibaren itirazlarını yüksek sesle dile getirdiler.
Her ne kadar Avrupa Komisyonu hazırladığı taslakta bu iki
ülkeye muafiyet tanıyıp kendilerine 2023 sonuna kadar süre verse de pek ikna
olmuşa benzemiyorlar.
Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, yaptırımların
Macaristan’ın enerji tedarikini ‘tamamen yok edeceğini’ savundu.
“Bu bir siyasi irade eksikliği veya bir niyet meselesi
değil, bir zaman dilimi meselesi de değil. Oldukça basit bir fiziksel, coğrafi
ve altyapısal gerçeklik” diyen Szijjarto, Macaristan’ın paketi
desteklemesi için boru hatlarıyla taşınan petrolün ambargodan muaf tutulması
gerektiğini söyledi.
Slovakya Ekonomi Bakanı Richard Sulik ise, Rus petrolüne
ambargoyu destekleyeceklerini, fakat 2023 sonu yerine üç yıllık daha uzun bir
geçiş dönemine ihtiyaç duyduklarını kaydetti.
ÇEKYA VE BULGARİSTAN DA SES YÜKSELTİYOR
Çekya da Rusya’dan petrol ithalatına yasak getirilmesini
desteklemeye hazır fakat bazı sorunlar var.
AB’den zaman konusunda muafiyet isteyen Prag yönetimi,
petrol boru hattı kapasitelerini artırmak için iki ila üç yıl gerektiğini
savunuyor.
Bulgaristan ise Rusya’ya karşı AB petrol ambargosunda yer
almak istemiyor.
Bulgaristan Maliye Bakanı Asen Vasilev, “Bulgaristan Rus
petrolü olmadan devam edebilir. Ama bu yakıt maliyetini önemli ölçüde
artıracaktır. Eğer Avrupa’da sağlam bir pozisyon oluşursa, biz de katılırız. Bu
bir duruştur. Ancak muafiyetler tanınacaksa, biz de muafiyet hakkımızı kullanacağız”
açıklamasını yaptı.
YUNANİSTAN VE GÜNEY KIBRIS DA İTİRAZ EDİYOR
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AB
Parlamentosu’ndaki konuşmasında yer almayan ve fakat sonrasında medyaya sızan
taslakta önemli bir detay görüldü.
Buna göre, Rus petrolünün AB üyesi bir devletin bayrağı
altında kayıtlı veya bir AB vatandaşı ya da kuruluşuna ait bir gemiyle
Avrupa’ya veya dünyanın herhangi bir bölgesine taşınmasına da yasak
getirileceği ortaya çıktı.
Kaynaklar, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın denizcilik
sektörlerine ciddi bir darbe vuracağını düşündükleri için bu öneriye sert tepki
verdiğini dile getiriyorlar.
Komisyon taslağının cuma gününe kadar onaylanması
bekleniyor.
