Bu Bildiri Sıkıntıda Olan İktidarın İşine Yaramıştır

rasthaber
Rasthaber –  Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, emekli
amirallerin bildirisi hakkında, “Niyetleri ne olursa olsun gece yarısı
yayınlanan bu bildiri sıkıntıda olan iktidarın işine yaramıştır.” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık
basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu,
“Bugün asıl darbe milletimizin cebine, emeğine, aşına yapılarak
mutfaklardaki tencereyi kaynamaz hale getirmiştir. Darbe sadece postallarla
değil vergilerle, zamlarla da yapılır. Demokrasiye el uzatan askeri vesayeti de
insanımızın kazancına el uzatan takım elbiseli sivil vesayeti de kabul
etmiyoruz.” dedi.

KONUŞULMASI GEREKEN BİLDİRİ DEĞİL 83 MİLYON
VATANDAŞIMIZIN DERDİ

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, bazı emekli
amirallerin yayımladığı bildiriye tepki göstererek, “Daha önce de emekli
büyükelçiler bir bildiri yayınlamışlardı, üniformalarını çıkardıktan sonra
yayınlanan bu bildiri aynı mahiyette kabul edilebilir ama darbe veya darbe
çağrısı elbette kabul edilemez ama niyetleri ne olursa olsun gece yarısı yayınlanan
bu bildiri sıkıntıda olan iktidarın işine yaramıştır. Kanaatimize göre bugün
asıl konuşulması gereken 104 emekli amiralin bildirisi değil 2 Milyon
esnafımızın derdidir, geçinemeyen emeklinin, 83 milyon vatandaşımızın derdidir.
Ülkemizin adaletten ekonomiye, dış politikadan eğitime kadar her alanda
yaşadığı savrulmayı iktidar umursamasa da bu savrulma milletimizi gelecek
kaygısına ve geçim sıkıntısına sürüklemiştir.” ifadelerini kullandı.

HER GECEYİ HUZURSUZ GEÇİREN İNSANIMIZI GÖRMEZDEN
GELEMEYİZ

“Biz milletimizin açlığa, yoksulluğa, adaletsiz gelir
dağılımına, hayat pahalılığına mahkum edilmesine bir çare aramak ve bulmak
mecburiyetindeyiz.” diyen Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Anne ve babaların bebeğine alacağı sütü, mamayı, bezi
düşünür hale getirilmesine seyirci kalamayız. İnsanımızın 5 liralık, 10 liralık
et alacak duruma düşürülmesine ve ülkemiz kaynaklarının israfa, ranta ve
yolsuzluğa aktarılmasına razı olamayız. Bir gecede dövizde yaşanan bir liralık
artışla birileri servetine servet katarken diğer tarafta her geceyi huzursuz ve
uykusuz geçiren milyonlarca insanımızı görmezden gelemeyiz. Çalışan, emek
veren, ter döken insanımızın omuzlarına milyarlarca faiz yükünün yüklenmesine
rıza gösteremeyiz.”

Saadet lideri Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar
şöyle: 

Üniformalarını çıkardıktan sonra bildiri yayınlamak kabul
edilebilir ama darbe çağrısı elbette kabul edilemez! Niyetleri ne olursa olsun
gece yarısı yayınlanan bu bildiri sıkıntıda olan iktidara yaramıştır. Asıl
konuşulması gereken 104 amiralin bildirisi değil, 2 milyon esnafımızın
derdidir, geçinemeyen emeklilerimizin derdidir. Milletimizin açlığa,
yoksulluğa, adaletsiz gelir dağılımına, hayat pahalılığına mahkum edilmesine
bir çare aramak ve bulmak mecburiyetindeyiz. Bugün asıl darbe milletimizin
cebine, emeğine, aşına yapılarak mutfaklardaki tencereyi kaynamaz hale
getirmiştir. Darbe sadece postallarla değil vergilerle, zamlarla da yapılır.
Demokrasiye el uzatan askeri vesayeti de insanımızın kazancına el uzatan takım
elbiseli sivil vesayeti de kabul etmiyoruz. En değerli ittifak gelir
adaletsizliğine karşı yapılacak ittifak olacaktır.  İnsanımızın kazancına, emeğine, hakkına ve
tenceresine yapılan darbelerin de karşısında olan herkesi geçim ittifakında
olağanüstü toplanmaya davet ediyoruz.

2004 yılında görevi başındaki 313 generale mektup yazan
Devlet Bahçeli gelişmeler endişe verici, iktidarı uyarın diyordu. Bugün aynı
kişilerin bu bildiriye verdikleri tepki hepimizi düşündürmelidir. Demokrasiyi
rafa kaldıranların, TBMM’nin işlevselliğini yok edenlerin, fikir özgürlüğüne
darbe vuranların, gazetecilerin, siyasilerin linç edildiği bir ortamın
sorumlularının ve tek adam rejimini tesis edenlerin demokrasi diye bir derdi
olduğuna inanamıyoruz. Demokrasi bu ülkede birileri için adeta ‘acıkınca
yenilebilen helvadan bir put’ haline gelmiştir. İşlerine geldiğinde demokrasi,
işlerine gelmediğinde ise baskı ve tahakküm anlayışı tezahür etmiştir.

Milli Görüş Hareketi olarak 50 yıldır haktan, adaletten,
milli iradeden yana olduk. Darbelerden ve darbeci vesayetten milletimizle
beraber en çok sıkıntıyı biz çektik. 15 Temmuz gecesi de tankların karşısında
olduk, bundan sonra da böyle bir zihniyetin her daim karşısında olacağız.
Türkiye’de ciddi bir zihniyet değişimine ihtiyaç vardır. Yeni anayasa gibi
tartışmalar ancak zihniyet değişimi akabinde gündeme getirilmelidir. Ekonomisi
güçlü olmayan bir ülkenin, demokrasisinin de güçlü olmadığı açıkça
görülmektedir. Tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçilmeli, adil gelir
dağılımı sağlanmalıdır. Türkiye’nin 81 ilinde üretim ve kalkınma seferberliği
başlatılmalıdır.

Komşularımızla ve İslam ülkeleriyle ilişkiler güvenlik başta
olmak üzere dostluk ve işbirliği zemininde yeniden inşa edilmelidir. Yorulmuş,
yıpranmış, artık geleceğe dair bir vizyonu ve hayali kalmamış bu iktidarın
değişmesi gerekmektedir. Kimse umutsuzluğa kapılmasın, kimse mahzun olmasın.
Biz inanıyoruz ki umut var ve umut Saadet Partimizdir. 20 yıldır iktidardalar,
ellerinde sultanlardan, krallardan, Kisra’dan, Kayzer’den daha fazla yetki var.
İsteyip de yapmadıkları hiçbir şey yok ama ne hikmetse sürekli mağdurlar.

Açlık sınırının altında yaşayan 20 milyon vatandaşımızın,
işsizlerin, esnafın, icralık olan insanlarımızın, atanamayan öğretmenlerin, KYK
borcu olan gençlerin, EYT’lilerin mağduriyeti bir türlü görülmüyor. Gelin, bu
yıl devlet olarak bir aylık fitre bedelini vatandaşımıza yardım olarak siz
verin. Bu arkadaşlar pohpohlanmayı, alkışlanmayı seviyorlar. Söz veriyoruz
vatandaşa bir aylık fitre desteği verin, ellerimiz patlayıncaya kadar sizi
alkışlayacağız.

milligazete

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın