adımlar atmıştır. Bu çerçevede Siyonist Rejimin Batı Şeria’nın bazı bölümlerini
topraklarına ilhak planını desteklemiştir. İsrail’in bu girişimi ve
Washington’un bu planı desteklemesi ise küresel eleştirilere neden olmuştur.
Bu doğrultuda BMT, AB ve Amerika’nın küresel rakibi Rusya
da ortak bir görüş çerçevesinde
Telaviv’in toprak ilhak ve yayılmacı siyasetine karşı ve Beyaz Saray’ın bu
siyasete destek çıkmasına tepki gösterdi.
Bu doğrultuda BMT’nın Batı Asya özel temsilcisi Nikolay
Mladenov İsrail’in bu projesinin hayata
geçmesinin bölgenin barışı için artan bir tehdit olacağını söyledi. Mladenov,
Netanyahu ve Benny Gantz’ın koalisyon
hükümeti kurmak için vardıkları anlaşmaya değinerek onların Batı Şeria’nın bazı
bölümlerini Ocak 2020’nin başından
itibaren İsrail’e ilhak etmek istediklerini bildirdi. Onların hedefi Trump’ın tam destek verdiği
dönemde bu şom planı gerçekleştirmektir.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo ise bu hususta şöyle bir açıklamada
bulundu:” Batı Şeria topraklarının
ilhakı hususunda karar vermek Telaviv’e aittir. Bu İsrail’in kararıdır. “
Buna rağmen Washington’un Avrupalı ortakları bile Siyonist
Rejimin bu kararından memnuniyetsizliklerini bildirmişlerdir. Avrupa Birliği
dış siyaset temsilcisi Josep Borrel ise
bu birliğin İsrail’in Batı
Şeria’nın topraklarına hakimiyetini kabul etmeyeceğini, tanımayacağını
belirtti.
Borrel’in bu alanda yayılmadığı bildiride AB’nin
uluslararası kurallar ve BMT Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda
İsrail’in Batı Şeria’da hakimiyetini tanımadığı ve her türlü toprak
ilhakının uluslararası kuralların ciddi
ihlali olduğu belirtilmektedir.
Avrupa Birliği ve Fransa, Britanya ve Almanya gibi farklı
Avrupa ülkeleri de Siyonist Rejim Koalisyon hükümetinin bu projesine karşı olduklarını
bildirmişlerdir.
Rusya da dörtlü komiteye ülkelerden biri ve de Batı
Asya’daki önemli aktör olarak Siyonist Rejim İsrail’in bu girişimine karşı
çıkmıştır. Rusya dışişleri bakanlığı
sözcüsü Maria Zaharova ise yayımladığı bildiride Siyonist Rejim İsrail siyasetlerinden dolayı
duyduğu kaygıyı dile getirerek bu
rejimin Batı Şeria’nın bazı bölümlerini topraklarına ilhak projesinin Filistin sorununun çözülme sürecini sabote
edeceğini belirtti.
Pratikte dörtlü komitenin üç üyesi yani BMT, Avrupa Birliği
ve Rusya tarafından Siyonist Rejimin yasa dışı girişimlerine karşı koyulan
küresel tepki Amerika’nın dörtlü
komitenin üyesi olarak yalnızlaşmasının bir başka örneğidir. Amerika kayıtsız
şartsız bir şekilde Siyonist Rejim İsrail’i desteklemekte ve İsrail’in insanlık
dışı ve izah edilmez girişimlerinin kınanması karşısında da sessiz kalmıştır.
Halihazırda Batı Şeria bölgesinin yüzde 52’si kadarı
Siyonist Rejim İsrail tarafından doğrudan işgal edilmiştir. Doğu Kudüs’teki 15 yasa dışı yerleşim alanına
ilaveten 2019 yılının sonunda Batı Şeria
bölgesinde 150 yerleşim alanı ve 128 de emniyet merkezi inşa edilmiştir. Bu alanlarda ise yaklaşık 670 bin Siyonist
yaşamaktadırlar.
BMT ve birçok ülke de Siyonist Rejim İsrail’in Batı
Şeria’daki yerleşim alanları inşasını yasa dışı olarak sayıyor. Çünkü bu rejim
1967 savaşında bu bölgeyi işgal etmiş ve Cenevre konvansiyonuna göre
işgalcilerin işgal topraklarında her türlü alan inşa etmesi de
yasaklanmıştır. BMT 242 sayılı kararı da
Siyonist işgalcilerin 1967 yılında işgal ettikleri topraklardan çıkmalarına
vurgu yapıyor.
Buna rağmen Siyonist elebaşısı Binyamin Netanyahu Donald Trump’ın tam desteği sayesinde
Yüzyılın Anlaşması planını öne sürerek
hem Siyonist yerleşim alanlarının inşasını sürdürmüş hem de koalisyon
hükümetindeki yoldaşı Benny Gantz’ı yanına almış ve Batı Şeria’nın başka
bölümlerini de topraklarına ilhak etmek istiyor. Halbuki bu girişime karşı
küresel tepkiler ise Siyonist İsrail’in günden güne yalnızlaşmasına ve bu rejimin insanlık dışı ve yasa dışı
girişimlerinin ve Trump’ın bu sürece destek vermesinin kınanmasına neden
olmuştur.
parstoday
