gelişmeler hakkında konuştu. Rusya ile yapılan Libya görüşmelerine dair de
açıklama yapan Çavuşoğlu, ”Rusya ile amacımız Libya’da ateşkes, görüşmeler
verimli geçti” dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, CNN Türk’te Ahmet
Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programında önemli açıklamalarda bulundu.
Bakan Çavuşoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:
-Öncelikle bu söylemleriyle Yunanistan’ın maksimalist
davranışlarından vazgeçmesi lazım, Herkesle müzakere edebileceğimiz söylüyoruz.
Yunanistan önkoşul koymaya başladığı zaman bizim de önkoşullarımız var. Bizim de ortaya koyacağımız tezlerimiz ve
taleplerimiz var. Yunanistan’da koşullarımızı yerine getirmek zorunda.
-Bunlardan bir tanesi çekip bunları görüşürüm demek
görüşmelerin kapsamını bilmiyorlar ya da diğer konularda çözüme yanaşmak
istemiyorlar tezleri zayıf. Anlaşmalarla çözülemeyen anlaşmalarla sorunları
nasıl çözeceğimizin konuşulacağı bir mekanizmadır. Bir tanesini içeriden
çıkarmak değil hepsini paket halinde konuşmakta fayda var.
-Biz çok samimi şekilde Yunanistan ile var olan meseleleri
çözmek için samimi tekliflerde bulunduk. İyi niyet gösterdik ama Yunanistan
buna yanaşmadı.
Oruç reis neden Antalya’ya döndü?
-Enerji Bakanlığımız bir bölgede gemimizin ne kadar
araştırma yapacağını söylüyor. Sondajda tahmin biraz daha farklı oluyor. Sismik
araştırmada gemi doğudan batıya kuzeyden güneye giderek o kablolarla gemi
röntgen çekiyor. Navtex’i bölge bölge yayınlamak durumundasın. 90 gün yaklaşık bu faaliyetler sürecek dedik.
Peki gemilerde ve uçaklarda hatta araçlarda rutin bakımlar var. Şimdi uçuş
planınızı da yaparsınız ama periyodik bakımları yapmak durumundasınız. Sonuçta periyodik bakım zamanı geldiği zaman
gemi limana gelir açıklara gelir. Bakımı
yapıldıktan sonra görev yerine döner. Yavuz ve Barbaros Hayrettin Paşa
da bölgeye döndü çalışmalarını yapıyor. Bakım birkaç hafta sürer.
-Rum kesimi ve Yunanistan yıllardır Mısır’la İsrail ile
anlaşma imzalayarak kendi bölgelerinde değişik firmalara lisanslar vererek
faaliyetlerine devam ettiler. Türkiye’yi dışlamaya çalıştılar. Baktık ki
uyarılarımız bizim hiçbir şekilde dinlenmiyor, biz kendi sondaj gemilerimizle
faaliyetlerimize başladık. Bizim haklarımızı yok saydıkları için bu adımları
attık. Biz bu dönemde bile bizzat Cumhurbaşkanımız söyledi. Rum kesimi hariç
herkesle oturalım. Cumhurbaşkanımızın Merkel’e söylediği gibi bizim hakkımız
saklıdır.
-Merkel daha sağduyu sahibi yapıcı ve objektif, bizim haklı olduğumuzu
teslim ediyor. Merkel her zaman göç
konusunda da en kararlı duruşu gösterdi. Midilli’den de göçmenleri ülkesine
alacak. Fransa’dan farklı bir tutum sergiliyor Avrupa’da. Fransa’nın derdi
Avrupa’nın liderliğine oynuyor. Ortadoğu’nun da liderliğine oynuyor. 1, Barış
Pınarı Harekatı, 2 Libya’da başarısız oldu. Hafter’e destek verdiler sahada
başarısız oldular. Doğu Akdeniz’de yalancı duruma düştüler NATO’da
ispatlayamadılar. Bu tür tacizler NATO üyesi ülkelerin her türlü harekatı
kaydedilir.
-Fransa’nın kendi gündemi var ama Fransa’nın bu gündemine
Almanya’nın katılmadığını görüyoruz. Ne kadar haklı olursak olalım Yunanistan
ile Türkiye arasında bir tercih yapmaları gerekirse Yunanistan’ı tercih
ederler. Objektif ülkeler var Almanya’da bunların başında geliyor.
‘Atina, adaları silahlandırıyor’
-Yunanistan Lozan’a ve 1947 Anlaşmasına göre,
silahsızlandırılmış adalardan bahsediyorum, şimdi Sakız Adası da bunlardan bir
tanesi, dolayısıyla Yunanistan burada bir tatbikat yapacağını Navtex ile
bildirdi. Bizde başka bir Navtex yayınlayarak bunun Lozan’ın ihlalini olduğunu
bildirdik. Biz buna karşı uyarımız yaptık.
Yunanistan bu adalarla ilgili son zamanlarda bizim dönemimizde bu adalar
silahlandırılmış biz de AK Parti hükmetti olarak sessiz kalmışız gibi yorumlar
var. Yunanistan 1960’tan sona bu adaları silahlandırmaya başlıyor ve Türkiye
uyarılarda bulunuyor ve Yunanistan bunu hep inkar ediyor. Bunu 1974’te kabul
ediyor. Hukuk dışı gerekçelerle Yunanistan buraları silahlandırdığını kabul
ediyor. Bu adaların silahlandırılmasıyla ilgili Yunanistan geçmişte NATO’yu
dahil etmeye çabası var. Biz hep buna itiraz ettik. Yunanistan uluslararası
hukuktan ve mahkemelerden bahsediyor. Yunanistan burada 3 konuda rezerv koymuş,
1 kendi güvenliği ile ilgili buraların silahlandırması, deniz yetki alanlarıyla
ilgili Uluslararası Adalet Divanı’nın yargı yetkisin tanımıyor.
-Biz bunu uluslararası toplumun gündeminde tutmaya devam
edeceğiz. Görüşmelerin amaçlarından bir tanesi bu sorunu çözmektir. Bu konuyu
gündemde tutmaya devam edeceğiz. Ne olursa olsun, biz tabii ki itirazımızı
yaptık.
-Kıbrıs’ta gelir paylaşımıyla ilgili bir mekanizmanın
kurulması konusunda kime anlattıysak hak verdiler.
‘Adalara ağır silahlar da getirmişler’
-Doğruları söylemiyorlar, dürüst olmaları gerekiyor. Bu
sorunları çözebilmemiz için samimi olma gerekiyor. Sevilla haritasından
vazgeçmeleri gerekiyor. Görüşmelerde biz bunu gündeme getirince ‘sizinle
müzakere etmek istemiyoruz bu bir milli mesele’ diyorlar. Bir kere
silahlandırmıyoruz demesi de dürüst bir yaklaşım değil. 1974’te adaları
silahlandırdıklarını söylediler. Türkiye’den bu adalara hiçbir şekilde saldırı
olmadı. Türkiye’den askeri hamle gelecek olursa buradaki silahlandırmanın bir
faydası olmaz. Tüm dünyanın bildiği konuda burada ‘silahlandırmadık’ diyorsa o
zaman yapacak bir şey yok.
-Yanı başımızda vermişiz adaları, geçmişteki anlaşmaları
büyük başarı diye anlatmaya çalıştılar bizlere ama maalesef görüyoruz.
-Yunanistan rutin bir görev değişimi olduğunu söyledi
sonradan. Orada ağır silahlar var. Anlaşmaya uygun olmayan silahlar var. Sonuçta bazen gemilerle ve uçaklarla bu
ihlali gerektiren adımlar atılınca tedbirlerimizi alıyoruz. Adaların fiili
yapısıyla ilgili Kardak krizinden sonra adaların ihlal ve statüsünde değişiklik
olmamıştır.
‘Yunanistan, AB’yi rehin alıyor’
-Türkiye gerçekten çok önemli bir aktör oldu, oyun kurucu
olarak da oyun bozucu olarak da. Dışlanma falan yok. AB tarafından birçok
toplantı oldu Yunanistan istediği kararları çıkartamadı. Fransa Rum kesimi ve
Yunanistan ile yalnız kaldı. Ülkelere baktığımız zaman Almanya başta olmak
üzere Türkiye’ye yönelik bir yaptırımı istemiyorlar karşılar. Ama en
nihayetinde tercih etmek zorunda kalırlarsa üye dayanışmasıyla Yunanistan’ı
seçerler. Yunanistan Rum kesimiyle
beraber ‘Siz bizim kararlarımız desteklemezseniz Belarus tasarısına veto
vereceğiz.’ AB’yi rehin alıyorlar.
Gerçekçi olmamız lazım en kötü senaryoya kendimizi hazırlamamız lazım
ama ben yaptırımla ilgili bir kararı beklemiyorum.
-Borrell ‘Dendias ile görüşmeye hazır mısın?’ dedi hemen
görüşmeye hazırım dedim. Ama Dendias görüşmeye hazır değilim demiş bizden
kaynaklanmıyor. Bazen diğer ülkelerle de gerginliklerimiz oluyor ama
görüşmelerimiz oluyor. Sondajlarla ilgili sorun çok basit çözülebilir.
Gelirlerin paylaşımıyla ilgili bir mekanizma kurulursa sorunların yüzde 90’ı
çözülür. KKTC bir komisyon teklifinde
bulundu Rum kesimi KKTC’nin haklarını kabul etmekle birlikte bunu bir karara
bağlamak istemiyor. Tüm çabalarda Yunanistan ve Rum kesimi çözüme yanaşmadı. Kalıcı
bir çözüme ulaşamadık Kıbrıs’ta. Gayri resmi bir araya gelmek lazım 3 garantör
ülke Ada’da iki taraf ve BM. Neyi müzakere edeceğimizi belirlememiz lazım. Zaman belirlememiz lazım, biz Türkiye olarak
Kıbrıs sorununun adil bir şekilde çözülmesinden yanayız.
-En son AB parlamentosuna şunu söyledik aranızda ülkesi için
bunu kabul edecek var mı? Kesinlikle hayır diyorlar. ‘Bu saçma sapan bir
harita’ diyorlar. Bu harita olduğu
sürece müzakere olmaz.
‘Kimsenin hakkında gözümüz yok’
-Doğu Akdeniz’de biz Türkiye Cumhuriyeti’nin ve KKTC’nin
haklarını korumak istiyoruz. Bu kıyıdaş ülkelerle iş birliği içerisinde
olmayacaksa biz de tek taraflı adımlarla yapmaya kararlıyız. Yunanistan olmak
üzere Doğu Akdeniz’de hakça paylaşım üzerinde hazırlarsa herkesle oturacak
şekilde hazırız ama aynı zamanda kararlıyız. Zor bir şey değil karşı tarafta da
aynı anlayışın olması gerekiyor. Gerçekçi olmak lazım Yunanistan’ın adalarını
kaldırsan bile anakarasının ucu Akdeniz’e geliyor. Kimsenin haklarında gözümüz
yok. Hukuka uygun şekilde ya müzakerelerle haklarımızı alırız. Bizi dışlamaya
devam ederlerse özellikle 2018’den bu yana sahada gösterdiğimiz gibi kendi
haklarımızı kendimiz alırız.
Faaliyetlerimizi sürdürüyoruz bakımı yapan gemi sahaya dönüyor. Bizim
somut adımlar görmemiz lazım, haklarımızı garanti altına alacak somut adımları
görmemiz lazım. Bizim zaten garantör ülke olarak KKTC’deki mevduiyetimizi
biliyorsunuz. Bizim Akdeniz kıyılarında bir gölge ihtiyacımıza göre KKTC’de
mevduiyetimizi artırırız. Kapalı Maraş atıl duruyor, biz burayı açalım ve
kimsenin hakkı kaybolmasın dedik. Bir
envanter çalışması yapılıyor, sahibi kim, ölmüş mü satmış mı, herkesin hakkını
koruyacak şekilde Kapalı Maraş’ı biz açmak istiyoruz.
-Her şeyden önce Rum kesimine gidip Türk tarafına gitmemenin
doğru bir yaklaşım olmadığını söyledik Pompeo’ya. Daha önceki yetkililer Ada’ya
gittiği zaman Türk yetkililerle görüşme yapmıştır. Ama maalesef Pompeo bu
ziyaretinde kuzeye geçmemiştir. Bunun böyle olması gerektiğin hatırlattık.
Objektif ve dengeli olması lazım. Eşitliği bozmaması gerekiyor. Ambargonun
kaldırılmasının da eşitliği bozacağını söyledik.
Akdeniz’deki sondajlar
-Herhangi bir rezerv bulunursa bu bizim hakkımızdır ve
değerlendireceğiz. Sismik araştırmalarımız tartışma yaratıyorsa bu da
yaratacaktır. Hakkımızı korumak için ne gerekiyorsa yaparız.
CHP’nin dış politika eleştirileri
-Bu milletin beklentisi var, Türkiye’nin haklarının
korunması konusunda birlikte hareket etmesi lazım. Maalesef bazı siyasi
partilerden ara ara destekleyici beyanlarda gördük. Dışişleri Bakanlığı’na etkisiz
ve yok demek saygısızlıktır. Dışişleri Bakanlığı olarak tüm çalışmaları
yürütüyoruz.
-Hangi partinin genel başkanı olursa olsun bilgilendirme
istediği zaman biz yaparız. Uzun
zamandır özellikle adalar konusunda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu bilgilendirmek
istedim, Öztürk Bey’e de söyledim Sayın Genel Başkan davet etsin
bilgilendireyim, Ben gidip Kılıçdaroğlu’nu bilgilendirmek istedim daha sonra
yine Genel Başkan Yardımcıları geldiği zaman bilgilendirmek istedik. Meral
Akşener ile telefonda görüştük izah ettik. Ana muhalefet partisine baktığımız
zaman son derece çelişkili ifadeler gördük, tam destek ve mutabakat görmedik.
Çıkıp da ‘Ey Yunanistan bu harita ne anlama geliyor’ diye sordular mı? Bu bir milli mesele.
‘Mısır ile görüşülmüyor değil’
-Mısır ile görüşülmüyor değil, istihbarat düzeyinde
görüşmeler var. Mısır’ın da anlaşmaları yaparken esasen bizim kıta
sahanlığımızı hiçbir zaman ihlal etmemiş Rum kesimiyle bu anlaşmayı
imzalamışlar, anlaşmada Türkiye’nin kıta sahanlığı çizgisini gösteriyorlar.
Yunanistan ile imzaladıkları anlaşmada da Mısır, bizim alanımıza girmemiş. Bizim kıta sahanlığımızın içine Mısır
girmemiş. Siyasi ilişkilerimiz iyi değil diye haksızlık yapmayalım. Gerçekçi
olmamız lazım Mısır ile anlaşma yapabilmemiz için Mısırla siyasi
ilişkilerimizin iyi olması lazım.
-Mısır’da geçiş dönemi diye bir şey konuşulmadı. Darbe
sonrası binlerce insan öldürüldü. Mısır’da geçiş dönemi olmadığını gördük. Deniz yetki alanları ortak çıkarlar söz
konusu olduğu sürece birbirimize saygılı olacak şekilde olur. İsrail
politikalarını değiştirirse bizimle Kudüs ile ilgili Mescit-i Aksa ile ilgili
politikalarını değiştirip yapıcı bir politika izlerse neden olmasın
‘S-400’ler henüz aktif değil’
-S-400’ler henüz aktif değil çalışmalar var ama aktif değil.
S-400’ün aktif hale getirilmesi konusunda yapılacakları askerlerimiz bilir,
izah eder. Bu sistemi biz acil ihtiyacımız olduğu için aldık.
‘Rusya ile Libya görüşmesi verimli geçti’
-Bir ülkenin düzeni bozulduğu zaman kendi içlerinde görüş
ayrılığı oluyor. Dağınıklık var Libya’da Allah hiçbir milleti böyle bir duruma
düşürmesin. İki taraf arasında bir ateşkes için görüşme var. Biz kalıcı bir
ateşkesi destekliyoruz. Serrac ülkeyi seçime götürürken istifa edeceğini
söylemiş. Bugün istifa edeceğim diye bir açıklama yok. Yardımcısıyla
görüşüyorduk o da bu konuyu teyit etti, istifa etmiyor. İki tarafı
birleştirecek bir anlaşma olursa seçimlere giderken ben istifa ederim demiş.
-Rusya ile heyetlerimiz Suriye’yi görüştüler, bugün ise
Libya’yı görüştürler. Genel müdürler seviyesinde oldu. Bu görüşmenin daha
öncekilere göre daha verimli geçtiğini söyleyebilirim. Libya’da ateşkes ve
sonrasında atılacak adımlar konusunda görüş alışverişinde bulunmuştuk. Bu sefer
biraz daha yakınlaştığını görüyoruz. Rusya ile amacımız Libya’da ateşkes. Onlar
diğer tarafta, biz ise resmi meşru hükümet tarafındaydık. Sahadaki gelişmelere
girmeyeceğim biliyorsunuz. Suriye’de olduğu gibi farklı taraflarda olmanın
avantajını iyi kullanabiliyoruz. Ateşkes ve siyasi süreçle ilgili konularda
görüşlerimiz biraz daha yakınlaştı.
‘Macron’un Türkiye ile sorunu ne?’
-Macron kibirli olduğu zaman Cumhurbaşkanımız dersini
veriyordu. Esasen eskiden daha yakın görüşülüyordu. Cumhurbaşkanı ile
görüştüğünü herkese anlatırdı. Barış Pınarı Harekatı ve Libya’daki
başarısızlığından sonra histerik bir hale büründü. Barış Pınarı Harekatı’na çok
bozuldu. Son zamanlarda görüşmeler
azaldı. Macron’un biraz daha aklı selim olması gerekiyor. İç siyasette de
görüyoruz bunu Macron anketlerde sürekli düşüyor. Her konuda bir rol oynamak
istiyor. Bazen Fransa deyince artık
Avrupa ülkeleri bile gülmeye başlıyor. Macron’un bölgenin lideri olması mümkün
değil.
-Suriye konusunda öncelikle bu İdlib bölgesindeki ateşkesi
bizim muhafaza etmemiz lazım. Toplantılar çok verimli geçmiyor. Göreceli olarak
sükûnet olması lazım. Bu böyle devam ederse siyasi süreç bitebilir. Suriye’de
ateşkesin devam etmesi lazım ve siyasi görüşmelere biraz daha odaklanılması
lazım.
