parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanlığı
Hükümet Sistemi’nin Türkiye’nin bereketini kaçırdığını ileri sürdü.
“Tek adamlık hevesi 9 yılda milletimizin gelirini 150
milyar dolar eritti” görüşünü savunan Öztrak, “Her birimizin geliri 3
bin 97 dolar geriledi, 10 bin doların altına düştü” ifadesini kullandı.
Öztrak, şöyle devam etti:
“Erdoğan hükümetleri, daha önce hiçbir hükümete nasip
olmayan olağanüstü kaynakları yedi, bitirdi. Kendilerinden önceki 79 yılda,
göreve gelen 57 hükümetin kullandığı kaynağın 4 katını 20 yılda harcadılar.
Milletin önüne ‘Menzili 2023 olan hedefler’ koydular. 2023’e geldiğimizde,
Türkiye, dünyada en büyük 10 ekonomi arasına girecekti. Bıraktık ilk 10 arasına
girmeyi, Erdoğan 1990’da ilk 20 ekonomi arasına giren, 1999’da G20 üyesi olan
Türkiye’yi, en büyük 20 ekonomi liginden düşme sınırına getirdi. 2023’te milli
gelirimizi 2 trilyon dolara, fert başına gelirimizi 25 bin dolara, ihracatımızı
500 milyar dolara çıkarma, işsizliği yüzde 5’e düşürme sözü verdi. Erdoğan
verdiği her sözün altında ezildi. Millete taahhüdünün yarısını bile
tutturamadı. Verdiği sözleri tutmayan siyasetçi, milletinden özür diler,
koltuğu bırakır.
Siyasetçi sadece yaptıklarının değil, yapmadıklarının da
tutmadığı sözlerin de hesabını verir. Erdoğan’ın oturduğu koltuk, bahane üretme
yeri değil, çözüm üretme yeridir. Millete verdiği sözleri tutmayan, sorumluluktan,
vebadan kaçar gibi kaçan Erdoğan’ın milletimiz nezdinde tasdiknamesi hazırdır.
Sözlerinin de hiçbir kıymetiharbiyesi kalmamıştır. Milletimiz, Erdoğan’ın
tasdiknamesini eline tutuşturmak, evine göndermek için sandığı dört gözle
beklemektedir.”
‘Memleket Survivor setine döndü’
İktidarın Türkiye’nin orta direğini de çökerttiğini iddia
eden Öztrak, “‘Orta direk’ dediğimiz devlet dairesinde memurdur. Fabrikada
işçidir, dükkanda esnaftır, kahvede emeklidir. Bir ülkenin orta direği ne kadar
güçlüyse toplumu da siyaseti de ekonomisi de o kadar güçlüdür. Ama bu ucube
rejim elinde ülkemizin orta direği geçtik hayat kavgasını, hayatta kalma
kavgası veriyor. Memleket, memleket olmaktan çıktı Survivor setine döndü”
diye konuştu.
Öztrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“2023’e girerken trafik cezalarına yüzde 123, pasaport
harçlarına yüzde 123, doğal gaz hizmet bedeline yüzde 84, özel okul ücretlerine
yüzde 65 zam yaptı. Ama sıra memura, emekliye, dul ve yetime gelince,
Erdoğan’ın gönlünden kopan topu topu yüzde 30 zam oldu. Oraya da bizim
zorumuzla taksit taksit geldi. Özel sektör, asgari ücretli çalışanına yüzde 55
zam yapıyor, Erdoğan da bunu kendi veriyormuş gibi alayiş valayişle açıklıyor.
Peki iş memura, emekliye gelince aynı Erdoğan, neden yüzde 55 zam yapmıyor? Çünkü
Erdoğan, ‘Yörük sırtından kurban kesmeye alışmış.’ Başka bir şey bilmiyor.
Memura, emekliye, dul ve yetime verilen bu yüzde 30 zam yeter mi? Tabii ki
yetmez.
2002’de bu ülkede net asgari ücret 184 lirayken, en düşük
memur emekli aylığı 377 lira, en düşük işçi emekli aylığı 257 lira, en düşük
esnaf emekli aylığı ise 150 liraydı. 2002’deki emekli aylığı, asgari ücret
oranını tutturmak için bugün en düşük esnaf emekli aylığının 6 bin 923 lira, en
düşük işçi emekli aylığının 11 bin 861 lira, en düşük memur emekli aylığının 17
bin 377 lira olması gerekiyor. Bunu yapan Erdoğan, şimdi çıkmış ‘En düşük
emekli aylığını 5 bin 500 lira yaptım’ diyerek, emekliye caka satıyor.
Erdoğan’ın yaptığı, EYT’liler de dahil 15 milyon emeklinin hakkını
gasbetmektir. İşte en son orta direk için seçim öncesi bir konut kampanyası
başlattılar. Kampanyanın detaylarına bakınca, kredi var, konut var ama orta
direk yok. Kampanya kapsamında bankadan 4 milyonluk kredi çekilse aylık kredi
taksiti 38 bin 875 lirayı buluyor. Bakan bir de bunun üstüne, ‘Taksitler hane
halkı gelirinin yüzde 40’ını geçemeyecek.’ diyor. Bakanın tarifine göre, 38 bin
875 lira ödeyecek bir ailenin aylık geliri 97 bin 188 lira olmalı.”
Dün altılı masanın önemli bir toplantı gerçekleştirdiğini
hatırlatan Öztrak, “Altı partinin nihai siyasi amacı bellidir; mevcut
ucube hükümet sisteminin devlet ve kamu hayatında yol açtığı tahribatı
gidermek, Cumhuriyetimizi gerçek ve kamil bir demokratik düzenle
taçlandırmak” dedi.
Altı partinin genel başkanının bu amaç doğrultusunda yapılan
çalışmaları gözden geçirdiğini, yapacaklarını belirlediğini anlatan Öztrak,
şunları kaydetti:
“Hazırlanan ‘Geçiş Süreci Yol Haritası’ ve ‘Ortak
Politikalar Metni’ 30 Ocak 2023 tarihinde kamuoyuna açıklanacak. Altı partinin
Sayın Genel Başkanları, TBMM’de anayasal çoğunluğu elde edebilmek amacıyla
milletvekili seçimlerinde uygulanabilecek alternatiflerin çalışılmasına da
karar verdi. Yine ortak cumhurbaşkanı adayının tespiti için genel başkanlar
arasında istişarelerin başlatılması kararı da alındı. Milletimiz, altılı
masanın hedefe kararlı adımlarla yürüdüğünü bir kez daha gördü. Şunu herkes
bilsin, cumhurbaşkanı adayı ve milletvekili seçimleri konusunda tam bir uzlaşı
kültürüyle hareket edilecek. Seçimlerden sonra da hem yürütmede hem yasamada
yeni bir dönem başlayacak.
Erken seçim tartışmalarının başladığı şu günlerde, liderler
önemli bir karar daha aldılar. 6 Nisan’dan önce yapılacak bir erken seçime altı
parti olarak destek verilecek. Bu tarihten sonra yapılacak bir seçim, erken
seçim değil, siyaset mühendisliği olduğu için desteklenmeyecek.”
’30 Ocak tarihinde tüm bu sorulara cevap bulacaksınız’
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, açıklamalarının ardından soruları
da yanıtladı.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun
“Cumhurbaşkanı seçilse bile altı genel başkanın da imza yetkisi
olacağı” yönündeki sözleri sorulan Öztrak, “Geçiş sürecinin yol
haritası 30 Ocak tarihinde açıklanacak. Biraz daha sabredin. 30 Ocak tarihinde
tüm bu sorulara cevap bulacaksınız” dedi.
“Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, iktidarın
başörtüsüne anayasal güvence verilmesine yönelik teklifine karşılık muhalefetin
ayrı bir anayasa teklifi hazırlayacağını söyledi. Bu teklifin içeriği ne
olacak? Meclis gündemine gelmesi için hangi seçenekler üzerinde
duruluyor?” sorusu üzerine Öztrak, metnin son derece açık olduğunu
söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce “Erken
seçim yok” dediği hatırlatılarak, “Dün de ‘Mevsim şartlarına göre
seçimi öne çekebiliriz.’ dedi. 6 Nisan’dan sonraki bir seçim kararına
muhalefetin Meclis’te destek vermeyeceğini biliyoruz. Bu durumda Cumhurbaşkanı
Erdoğan, kendisi seçim kararı alacak ancak bu kez de yeniden aday olup
olamayacağı tartışması var? Hem seçimin öne çekilmesine hem de yeniden adaylık
tartışmasına ilişkin yorumunuz nedir?” sorusuna Öztrak, şu karşılığı
verdi:
“Her şeyden önce şu hususun altını çizeyim, bundan
sonra bize her mevsim bahar. Onlara ise her mevsim kış. Erken seçim için altı
parti tutumunu açıkladı. 6 Nisan’a kadar olacak bir seçim erken seçimdir,
destek oluruz. Bu tarihten sonraki seçim ise siyaset mühendisliğidir. Cumhur
ittifakı kendi göbeğini kendi kessin. Erdoğan’ın adaylığı konusuna gelince, her
iş bu Anayasa’ya göre yürüyecek. Bu Anayasa’da ne yazıldığı belli. Hukukçular
tartışır, kararını verir. Cumhur İttifakı’nın adayı kim olacak, bizim için
hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Hep söylüyoruz, Türkiye’nin 13. Cumhurbaşkanı,
Millet İttifakı’nın adayı olacaktır.”
