Colani Modeli mi, İran Modeli mi?

Trump’ın dün Colani ile yaptığı görüşmede verdiği söz şu oldu: “Suriye’yi teröre destek veren ülkeler listesinden çıkaracağız.” Trump daha önce de Colani’nin “ABD ile tamamen uyum içinde hareket ettiğini” söylemiş ve Lübnan Hizbullahı’na karşı mücadelede ondan yararlanmayı düşündüğünü ifade etmişti.

ABD Dışişleri Bakanı da dün yaptığı açıklamada, “Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması uluslararası ticaret ve yatırımların önünü açacak ve ülkeye yeniden inşa için fırsat sağlayacaktır.” dedi.

Buna göre:

  • ABD’nin desteğiyle iktidara gelişinden yaklaşık bir buçuk yıl sonra,
  • Trump ile dört kez yüz yüze görüşme gerçekleştirmesinin ardından,
  • İsrail’in Suriye topraklarının önemli bir bölümünü işgal etmesini kabul etmesinden sonra,
  • ABD adına hareket etmeye hazır olduğunu resmen ortaya koymasının ardından…

Colani ancak şimdi Suriye’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinden çıkarılacağı yönünde bir taahhüt alabildi.

İran İslam Cumhuriyeti’nin sayın yetkilileri;

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını uzun vadeli olarak kaldırmasının yolu, Colani gibi olmaktan geçmektedir.

Buna hazır mısınız?

ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik yaptırımlarını uzun vadeli biçimde kaldıracağı düşüncesi bir hayaldir; evet, bir hayalden ibarettir.

Önerilen çözüm

1. Tecrübeler göstermiştir ki taviz vermek ve müzakere etmek savaş tehdidini ortadan kaldırmıyor. Çünkü şehit İmam’ın ifadesiyle, “ABD İran’ı yutmak istiyor.” Bu nedenle verilen taviz ne kadar büyük olursa olsun Washington için yeterli değildir. Son dört ayda bu değerlendirmeyi yanlışlayan herhangi bir işaret görülmemiştir.

2. Esas öncelik, “saldırı – ateşkes – müzakere – yeniden saldırı” döngüsünü kırmak olmalıdır. Öncelik, Amerikan veya başka bir ülkeye ait GDO’lu soya ithalatı gibi tartışmalı konular olmamalıdır.

3- Ülke üzerindeki savaş gölgesini uzaklaştırmanın doğru yöntemi askerî caydırıcılıktır. Lütfen İran’ın bölgede hedef alacağı deniz suyu arıtma tesisleri ile petrol tesislerinin listesini yayımlayın. İran’a yeniden saldırı olması durumunda bu tesisler öyle bir şekilde tahrip edilmelidir ki yeniden inşa edilmeleri en az iki yıl sürsün. İran’a saldırı normalleştirilmemelidir.

Sınırlı tahribat gerekli caydırıcılığı oluşturmaz. Trump, bu tesislerde meydana gelecek sınırlı yıkımı Amerikan şirketleri için bir yeniden inşa projesi olarak görmektedir. Ancak kapsamlı bir yıkım, küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarını en az iki yıl boyunca yüksek tutacak ve gerekli caydırıcılığı sağlayacaktır. Hürmüz Boğazı’na alternatif güzergâhlar İran’ın öncelikli hedefleri arasında yer almalıdır.

Amerikalılar İran’ın gerçekten bu şekilde karşılık vereceğini bilirlerse İran’a saldırmayacaklardır.

4- Lütfen Hürmüz Boğazı’nı gerçekten en az iki ay süreyle kapatın. ABD henüz İran’a saldırının gerekli ekonomik bedelini ödememiştir. İran’a saldırının maliyetinin katlanılabilir olması, yeniden saldırı anlamına gelir.

Ülke yetkilileri son aylarda denizde bulunan tüm petrolün ve hatta daha fazlasının yüksek fiyatlardan satıldığını ve ödemelerinin tahsil edildiğini söylediler. Ülkenin önümüzdeki iki aylık masraflarını karşılayacak parası bulunmaktadır.

5- Lütfen ülkeyi, ABD yaptırımlarının uzun vadede kaldırılacağı veya 300 milyar dolarlık yatırım yapılacağı yönündeki hayallere bağlamayın.

6- Lütfen Hürmüz Boğazı’nın sınırlı şekilde yeniden açılmasının ardından geçiş ücreti almayı unutmayın.

Eğer İran Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti almazsa, bunu ABD ve İngiliz sigorta şirketleri alacaktır. Trump birkaç gün önce, “Hürmüz Boğazı para basma makinesidir.” demişti.

Hürmüz Boğazı’nın gelir potansiyeline ilişkin uluslararası tahminler:

  • Reuters: 110 milyar dolar
  • Oxford Process düşünce kuruluşu: 80 milyar dolar
  • JPMorgan (ABD’nin en büyük finans ve bankacılık kuruluşu): 70 ila 90 milyar dolar… yani petrol satışlarının iki katı.

Geçiş ücreti alınması hiçbir uluslararası hukuku ihlal etmez. İran, Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf değildir. Makul düzeyde geçiş ücreti alınması İran’ı dünyada yalnızlaştırmayacaktır.

Fuat İzedi

Not: bu analiz farsnwes’ten alınarak tercüme edilmiştir.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın