ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ahmet Davutoğlu, “İlk olarak dün İyi Parti genel
Başkanı sayın Meral Akşener’i ziyaret ederek hem geniş kapsamlı istişarelerde
bulunduk hem de önerimizi kendisiyle paylaştık. Gösterdikleri misafirperverliğe
teşekkür ederim. Ayrıca siyasal sistem konusunda çok sağlam bir ortak zemine
sahip olduğumuz görmek de bizi çok memnu etti. Yarın da Cumhuriyet Halk Partisi
Genel Başkanı sayın kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ederek görüşlerimiz
paylaşacağız.” diye konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifa etmesinin
ardından sanki yeni bir iktidar göreve gelmiş gibi hissedildiğini dile getiren
Davutoğu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Yeni bir iktidar göreve gelmiş, ülkenin yıllarca içinde
bulunduğu sıkıntıları dile getiriyor, bir enkaz aldıklarını söylüyorlar, yeni
dönemde bir “reform seferberliği” başlatarak geçmişin bütün yanlışlarını,
sorunlarını ve krizlerini çözecekler.
Bunu özetlemek için de Cumhurbaşkanı vatandaşa “acı reçete”
yazmak zorunda olduklarını söylüyor.
Bizde de Sayın Erdoğan’a yeni görevinde başarılar dilememizi
bekliyorlar.
Erdoğan’ın ülkeyi iflasa sürükleyip “hakkımızda hayırlısı
olsun” diyerek kaçıp giden ekonomi bakanından teslim aldığı enkazı kaldırması
için bizim de “hakkınızda hayırlısı” dememizi bekliyorlar.
Bu nasıl bir ciddiyetsizliktir. Ne bekliyorsunuz 18 yıllık
iktidara hiçbir şey olmamış gibi 18 günlük iktidar muamelesi mi yapalım? Bu
milletin zekasına, vatandaşın vicdanına ağır bir hakaret değildir de nedir?
Kendinize gelin. Bu iş sizin aile içi gerilimleriniz,
kaprisleriniz, çekişmelerinize benzemez. Bu iş milletin emanetinin üzerinde
titreme meseledir. Siz o emanete ihanet ettiniz.
Bu iktidara bakınca milletin gördüğü bir tek şey var: ESKİ
TÜRKİYE!
İki katına çıkmış borç, delik deşik olmuş bütçe, çılgınca
israf, yolsuzluk projeleri, üç-beş müteahhit düzeni, çift haneli
faiz-enflasyon-işsizlik, Allah’ın her günü gelen zamlar…
Bu enkazın üstünü örtecek kılıf bulamazsınız. Hele lafla bu
enkazın üstünü, bu yıkımın üstünü hiç örtemezsiniz.
Düne kadar faize savaş açtığını söyleyen Erdoğan geçen hafta
bir tek mesaj verdi: FAİZLERİ ARTIRACAĞIZ.
Konuştuğu, söylediği, dillendirdiği şeylerin Türkçesi bu:
FAİZLERİ ARTIRACAĞIZ!
Hani ne oldu faiz lobisine, dış güçlere, kumpas kuranlara…
Ne zaman faizci oldunuz.
Böyle bir yönetim rezaleti. Şimdi kaç olacak bu faizler.
Kapıdaki faiz mi artacak yoksa pencereden görünen faiz mi? Kaç olacak faizler?
Sizi duyunca kendinden geçen piyasa en az yüzde 20 bekliyor.
Yüzde 19 mu olacak 20 mi yoksa daha fazla mı? Ne oldu faiz düşmanlığınız?
Bu akıl dışı, ahlak dışı ve vicdan dışı yönetimin faturasını
önce millet ödemeyecek.
Bu faturayı önce siz ödeyeceksiniz.
Öyle beş yıl boyunca ülkeyi aile şirketi gibi yönetip
ardından da kusura bakmayın affımızı istiyoruzla olmaz bu iş.
Ekonomi bakanı ülkeyi iflasa götürüp ardından da affınızı
istiyorum diyecek, cumhurbaşkanı da oğlunu affedecek. Biz de buna sessiz
kalacağız. Yok öyle yağma.
Bu iktidarın en son alacağı sıfat yerli ve milli olabilir.
Samimi bir iktidar, yerli bir iktidar, yerli bir hükümet
Biden’a, Putin’e, Trump’a bakıp ülkesinin demokrasisini şekillendirmez.
Milletine bakar, milletine.
