İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhibbi, yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları’nın ABD, İsrail ve müttefikleriyle yaşanan savaşa ilişkin değerlendirmesinin, ABD’nin bu savaşta yenildiği ve bu yenilginin tarihi ve ibretlik bir yenilgi olduğu yönünde olduğunu söyledi. Tuğgeneral Muhibbi, ancak ABD’nin bu yenilgiyi kabul edecek ve itiraf edecek cesarete sahip olmadığını belirtti.
ABD’nin yenilgisine ilişkin askeri ve siyasi çevrelerden gelen değerlendirmelere dikkat çeken Tuğgeneral Muhibbi, ABD ve İsrail’in yenilgisinin, tüm askeri ve siyasi uzmanların, hatta ABD içindeki uzmanların dahi kabul ettiği bir durum olduğunu savundu.
Tuğgeneral Muhibbi, “En azından biraz dikkat edildiğinde bu yenilgi açıkça görülebilir, hissedilebilir ve anlaşılabilir. Elbette bu konuda itiraflar da yapıldı. Ancak önemli olan şu: Bazı kişiler ABD’nin yenilgisini, önceden belirlenen hedeflerine ulaşamaması şeklinde tanımlıyor. ABD’nin, büyük ölçüde İsrail rejimi tarafından belirlenen hedeflere ulaşamadığını söylüyorlar ve bu nedenle ABD’nin yenildiğini belirtiyorlar” dedi.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasında ABD başarısız oldu
Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin başarısız olduğu alanlardan birinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğunu söyledi.
ABD’nin dünyanın en büyük deniz gücüne sahip olmasına ve bölgedeki ve dünyadaki varlığının gerekçesini enerji akışının güvenliği ile deniz taşımacılığının serbestisini sağlamak şeklinde tanımlamasına rağmen savaş sırasında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açamadığını belirten Tuğgeneral Muhibbi, “ABD önce boğazı yeniden açma kapasitesine sahip olmadığını gösterdi. Tüm imkanlarını seferber etmesine rağmen bunu başaramadı. Bu bir yenilgidir” dedi.
ABD’nin enerji akışının güvenliği ve çeşitli su yollarında deniz taşımacılığının özgürlüğünü sağlama yönündeki söyleminde de başarısız olduğunu savunan Tuğgeneral Muhibbi, “Daha da önemlisi, güvenliği sağlamaya geldiğini söyleyen ülke bizzat güvenliğin önündeki engel haline geldi” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve boğazdaki deniz taşımacılığı kısıtlamalarının sorumlusunun İran olmadığını ifade eden Tuğgeneral Muhibbi, “Neden Hürmüz Boğazı kapandı? İran yüzünden mi? Hayır, ABD yüzünden. Çünkü ABD ile savaştan, ABD’nin aşırı taleplerinden ve İran’a yönelik saldırısından önce boğaz açıktı. ABD’nin saldırısıyla boğaz kapandı” dedi.
Tuğgeneral Muhibbi, bunun ABD açısından dünya genelinde stratejik bir yenilgi olduğunu savunarak, “Güvenlik oluşturmaya çalışırken tam tersine güvenliğin önündeki engel haline geldi. Hürmüz Boğazı’nın hâlâ kapalı olması da ABD’ye bağlıdır. Sürekli anlaşmaları ihlal eden ve kendi yaptığı anlaşmalardan geri adım atan taraf ABD’dir. Burada bir tersine dönüş yaşandı. Bu, ABD’nin bölgedeki en büyük yenilgisidir” diye konuştu.
ABD üsleri İran füzeleri ve İHA’larının hedefinde
Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin bölgedeki askeri üsleri açısından da başarısız olduğunu savundu.
ABD’nin onlarca yıl boyunca bölgede çok sayıda askeri üs kurduğunu belirten Tuğgeneral Muhibbi, Fars Körfezi ülkeleri ile İran’ın doğusu ve batısındaki ülkelerde komuta merkezleri, lojistik ve destek tesisleri, havaalanları, istihbarat merkezleri ve çok sayıda askeri altyapı oluşturulduğunu söyledi.
Bu üslerin bölgenin güvenliğini sağlamak ve ABD’nin bölgedeki hakimiyetini sürdürmek amacıyla kurulduğunu savunan Tuğgeneral Muhibbi, “Ancak ne oldu? ABD’nin tüm bu üsleri İran’ın füzeleri ve İHA’larının hedefi haline geldi. Öyle ki bu üslerin çoğu kullanılamaz hale geldi” iddiasında bulundu.
ABD’nin askerlerini ve askeri teçhizatını söz konusu üslerden başka bölgelere taşımak zorunda kaldığını belirten Tuğgeneral Muhibbi, ABD güçlerinin Ürdün’deki El Ezrak Üssü’ne, İsrail rejiminin sınırlarına daha yakın bölgelere, Akabe Körfezi’ne ve Suriye’ye taşındığını söyledi.
Ancak buralarda da güvenliğin sağlanamadığını savunan Tuğgeneral Muhibbi, “Buradaki yenilgi şuydu: Güvenliği sağlamak için yapılan bütün yatırımlar güvenliğin tersine dönüşmesine neden oldu. Bunların tamamı İran İslam Cumhuriyeti’nin askeri güçlerinin saldırıları altında kaldı. Dolayısıyla ABD yalnızca güvenlik sağlayamadı değil, aynı zamanda güvenliğin önündeki engel haline geldi. Bu çok büyük bir yenilgidir” dedi.
ABD’nin 5. Filosu Fars Körfezi’nden çekildi
Tuğgeneral Muhibbi, savaşın ardından ABD’nin tüm savaş gemilerinin Basra Körfezi dışına çıkarıldığını ve yaklaşık 400 kilometre uzaklaştığını öne sürdü.
“Bugün ABD üsleri artık kendilerini bile koruyacak durumda değil” diyen Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin bölgeye güvenlik sağlamak amacıyla geldiğini, ancak askeri kapasitesinin önemli bölümünü kendi üslerini savunmaya harcamak zorunda kaldığını savundu.
Tuğgeneral Muhibbi, “Hatta bu üslerde dahi kalmayı sürdüremediler. Bu da büyük bir yenilgidir” ifadelerini kullandı.
ABD istihbarat alanında yenilgi yaşadı
Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin istihbarat alanında da başarısız olduğunu savundu.
ABD’nin teknolojik açıdan gelişmiş ve erişilemez bir istihbarat sistemine sahip olduğu yönünde bir algı oluşturulduğunu belirten Muhibbi, Fars Körfezi çevresindeki ve Irak’ın kuzeyindeki ABD istihbarat merkezlerinin İran füzeleri tarafından vurulmasının bu merkezlerin erişilemez olmadığını gösterdiğini söyledi.
Tuğgeneral Muhibbi, “İran İslam Cumhuriyeti sahip olduğu güçlü imkanlarla bunları takip etmeyi, tespit etmeyi ve hatta hedef almayı başardı. Bu, ABD açısından tüm rakipleri ve müttefikleri arasında büyük bir istihbarat yenilgisidir. Bu aynı zamanda stratejik bir yenilgidir” dedi.
ABD’nin üstün askeri teknolojisi İran karşısında etkisini yitirdi
Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin askeri teknoloji alanında da yenilgi yaşadığını ifade etti.
ABD’nin saldırı ve savunma sistemleri ile savunma doktrininde dünyanın en ileri teknolojilerine sahip olduğu yönünde bir algı bulunduğunu belirten Tuğgeneral Muhibbi, F-35 savaş uçakları, Patriot hava savunma füzeleri, saldırı füzeleri, tanker uçakları, denizaltılar ve İHA’ların ABD’nin üstün teknolojisinin örnekleri olarak gösterildiğini söyledi.
Tuğgeneral Muhibbi, savaş sırasında bu teknolojilerin İran’ın saldırı ve savunma kapasitesi karşısında etkisini kaybettiğini savundu.
“Bütün bu gelişmeler, ABD’nin söz konusu teknolojisinin erişilemez olmadığını gösterdi” diyen Muhibbi, bunun iki gruba mesaj verdiğini belirtti.
Tuğgeneral Muhibbi’ye göre ilk mesaj ABD’nin rakiplerine yönelikti. Rakipler, ABD’nin üstün teknolojiye sahip olduğu yönündeki algının doğru olmadığını ve bu teknolojinin erişilebilir olduğunu gördü.
İkinci mesajın ise ABD’nin müttefiklerine yönelik olduğunu belirten Tuğgeneral Muhibbi, müttefiklerin de ABD’nin sahip olduğu teknolojinin kendi varlıklarını dahi korumaya yetmediğini, dolayısıyla müttefiklerini korumasının da mümkün olmadığını gördüklerini savundu.
ABD hegemonyasını kaybetti
Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin “hegemonyasının” da çöktüğünü belirtti.
“Hegemonya ne demektir? Birincisi, bu ülkenin yenilmez olduğu yönünde bir algı oluşturmak; ikincisi, müttefikleri için güvenlik oluşturmak; üçüncüsü ise siyasi ve ahlaki kabul görmektir. Bu üç unsur bir ülkenin hegemonyasını oluşturur” diyen Muhibbi, ABD’nin bu üç alanda da kaybettiğini savundu.
Tuğgeneral Muhibbi, “ABD yenilmez olduğu yönündeki algıda kaybetti, çünkü yenildi. Müttefiklerini savunabileceği konusunda kaybetti, çünkü kendi üssünü dahi koruyamadı” dedi.
ABD’nin İran’daki Minab kentindeki Şecere-i Tayyibe Okulu’nun bombalanması, Lamerd’de yeni bir silahın kullanılması ve bir düğün töreninin bombalanmasıyla ilgili iddialara da değinen Tuğgeneral Muhibbi, bu olayların ABD’nin uluslararası itibarına zarar verdiğini savundu.
“Bu nedenle bugün ABD için hegemonya diye bir şey yok. ABD yalnızca bir savaşı kaybetmedi; ABD bir sistemi kaybetti, yeni dünya düzenini kaybetti” ifadelerini kullanan Muhibbi, “Bugün yeni bölgesel düzeni belirleyen biziz, ABD değil” dedi.
Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin de Washington’un İran’a karşı güvenlik sağlayamayacağı ve İran olmadan bölgede güvenlik oluşturamayacağı sonucuna vardığını savundu.
İran bu savaşta zafer kazandı
Tuğgeneral Muhibbi, “İran bu savaşta zafer kazandı ve şu anda bu zaferi pekiştirmek ve kalıcı bir caydırıcılık gücüne dönüştürmek için çalışıyor” dedi.
ABD’nin yaşadığı yenilgiyi zafere dönüştürmeye çalıştığını belirten Tuğgeneral Muhibbi, Washington’un henüz bunun bir yolunu bulamadığını ve dünya genelindeki uzmanlar ile gözlemciler nezdinde bunu başarabileceğini düşünmediğini söyledi.
Savaş aynı savaş; Devrim Muhafızları uzun süreli savaşa hazır
Savaşın yeni bir aşamaya mı girdiği yoksa aynı savaşın devamı mı olduğu yönündeki soruya yanıt veren Tuğgeneral Muhibbi, “Bizim açımızdan savaş aynı savaştır. Farklı aşamaları vardır ancak savaş aynıdır. Savaş da sona ermedi, devam ediyor” dedi.
Devrim Muhafızları’nın kendisini uzun süreli bir savaşa hazırladığını belirten Tuğgeneral Muhibbi, “Daha önce de hazırdık, şimdi uzun süreli bir savaş için daha da hazırlıklıyız” ifadelerini kullandı.
Tuğgeneral Muhibbi, bunun yeni bir aşama olmadığını belirterek, “Ancak yeniden saldırının şiddetinde bir artışla karşılaşırsak, hiç şüphesiz buna hazırız ve savunma yapacağız” diye konuştu.
