Koronavirüs test stratejisinde değişikliğe gidilmesi gerektiğini yazdı. Hayalet
taşıyıcıların tehlikesinden bahseden Müftüoğlu, “Yapmamız gereken, bu gibi
sessiz veya hayalet taşıyıcıları tespit etmek olmalıdır. Bunun yolu da test
protokolünü yenilemekten, sessiz taşıyıcı taramalarına bir an önce başlamaktan
ve günlük test sayısını 50 binlerin üzerine çıkarmaktan geçiyor”
düşüncesini ifade etti.
Müftüoğlu, bugünkü köşesinde şöyle yazdı:
“Mevcut uygulamalarda PCR testini daha ziyade
hastalığın teşhisi için kullanıyoruz. Oysa bu tür salgınlarda bulaşın yüzde
40’a yakınının sessiz/hayalet taşıyıcılardan kaynaklandığını gösteren net ve
açık bulgular var. Çoğu yeni bulaşın, dolayısıyla ortaya çıkan yeni vakanın
virüsü taşıdığından haberi bile olmayan bu kişilerden kaynaklandığı
belirtiliyor.
Sessiz taşıyıcılar, virüsleri ağız ve burunlarında
barındırıyorlar ama hastalığa yakalanmadan virüse karşı bağışıklık geliştirerek
onu yeniyorlar. Ne var ki bu süre içerisinde bilmeden etrafına sürekli virüs
bulaştırmayı sürdürüp onlarca insanı hasta edebiliyorlar. Bunlara
‘hayalet/sessiz taşıyıcılar’ deniyor. Onları belirleyip izole etmezsek, salgını
sıfırlamak imkânsız hale geliyor.
Bir de virüsü taşıyan ama henüz hastalık belirtilerinin
ortaya çıkmadığı kişiler var. Onlar da virüsü aldıktan 5-10 gün sonrasına kadar
hastalık işareti vermediklerinden, birer virüs bulaştırıcısı olarak aramızda
rahat rahat dolaşabiliyor.
Geldiğimiz bu aşamada yapmamız gereken, işte bu gibi sessiz
veya hayalet taşıyıcıları tespit etmek olmalıdır. Bunun yolu da test
protokolünü yenilemekten, sessiz taşıyıcı taramalarına bir an önce başlamaktan
ve günlük test sayısını 50 binlerin üzerine çıkarmaktan geçiyor.”
