Vladimir Putin, 5 Mart’ta Moskova’da bir araya gelecek. İki liderin gündeminde
Suriye’nin İdlib kentinde yaşananlar ele alınacak. Zirvede İdlib krizinde
çözüme dair önemli adımlar atılması bekleniyor. İdlib’de yaşanan gelişmeleri ve
Erdoğan-Putin zirvesini Rusya’nın dış politikasına yön veren isimlerden siyaset
bilimci Prof. Dr. Aleksandr Dugin’e sorduk.
‘ORTAK ÇIKARLAR DOĞU AKDENİZ’DE’
Bu kadar çok ortak çıkara sahip iki ülke nasıl oldu da karşı
karşıya geldi?
Bölgede Rusya-Türkiye ilişkilerini hedef alan çok fazla güç
ve değişken var.
Fakat bizim en başta Jeopolitik bir değerlendirme yapmamız
lazım. Bölgede Türkiye-Rusya çıkarlarının kesiştiği 3 nokta var: İdlib,
Fırat’ın doğusu, Libya. Tüm bu noktalar birbiriyle bağlantılı.
Türkiye’nın Doğu Akdeniz’de Mavi Vatan stratejisi var
mesela, ki bu Rusya’nın gözünde tamamen meşru.
Fakat Erdoğan, İdlib’de Müslüman Kardeşleri, İhvan
bağlantılı radikal grupları destekliyor ki bu da Rusya tarafından meşru
görülmüyor.
Yani biz Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru ve milli
çıkarlarını, PKK gibi terör örgütlerine karşı mücadelesini anlıyoruz ve kabul
ediyoruz fakat Erdoğan’ın radikal dinci terör örgütleri ile bağlantısını
anlayamıyoruz ve bunun sorumluluğunu alamayız.
Örneğin Türkiye PYD bölgelerine Fırat’ın doğusuna operasyon
yapacağı zaman, Esad karşı olmasına rağmen Rusya Türkiye’nin operasyonunu kabul
etti ve önünü açtı. Yine Libya konusunda da karşıtlıklar olmasına rağmen ortak
noktalar bulundu.
Fakat İdlib konusu böyle değil. Rusya, Türkiye’nin Fırat’ın
doğusunu kontrol etmesini kabul eder, Libya’daki şartlarını kabul eder fakat
İdlib’de radikal terör örgütleri aracılığıyla oranın kontrol altında
tutulmasına asla izin vermez.
Erdoğan Rusya’ya geldiğinde Putin bu konuyu anlatacak. Pek
çok konuda anlaşmaya hazırız. Fakat İdlib’deki durum Türkiye’nin milli
çıkarları ile bağlantılı değil. Türkiye’nin İdlib üzerinden şantaj yapması da
çok yanlış.
‘İDLİB’DE ISRAR STRATEJİK HATA’
İdlib krizini Türkiye’nin ve Rusya’nın çıkarları açısından
nasıl yorumlarsınız?
İdlib’de ısrar etmek Türkiye için büyük bir stratejik hata
olur. Sorun sadece Rusya açısından değil, Türkiye şantasına devam ederse
Avrasyacı stratejinin de dışına çıkacak. Batı’ya yönelecek. Fakat Batı Erdoğan
karşıtı. Avrupa Erdoğan’ı sevmiyor, ABD Erdoğan’a darbe yapmaya çalıştı.
Üstelik ülke içerisindeki Davutoğlu ekibi ve Gülenciler de Erdoğan’ı bu konuda
kışkırtıyor ve Rusya ile karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Erdoğan İdlib’de bu
politikayı izlemeye devam ederse bölgedeki dostlarını da kaybeder ve yalnız
kalır. Bu çok büyük bir stratejik hata olur. Türkiye ile çıkarları en örtüşen
ülke bugün Rusya. Türkiye’nin en gerçekçi dostu Rusya. Dolayısıyla en gerçekçi
çözüm İdlib politikasından vazgeçmek olur. Aksi ateşle oynamak.
Bunları söylüyorum çünkü ben Türk dostuyum ve her zaman
Türkiye-Rusya dostluğundan yana oldum. Türkiye’nin gerçek çıkarları, milli
çıkarları bölgede Rusya ile ortak hareket etmektir, Batı ise tam tersini teşvik
ediyor. İdlib’deki kargaşa ne Rusya’nın ne Türkiye’nin milli çıkarlarına olur,
yalnızca Atlantikçileri sevindirir, onların çıkarına olur.
‘MÜLTECİ SORUNU SURİYE İLE ÇÖZÜLÜR’
Türkiye’nin ciddi bir mülteci sorunu var. Hem Türkiye’deki
3.7 milyon Suriyeli, hem de İdlib’deki sınıra akın etme riski olan birkaç
milyon Arap. Bu Türkiye’nin İdlib’deki önemli endişelerinden biri olarak
geçiyor. Rusya Türkiye’nin mülteci sorunu için ne gibi bir çözüm öneriyor?
Mülteci sorununun çözülmesinin yolu İdlib’deki radikal terör
gruplarına desteği bırakıp, orayı terörden temizleyip halkın sağlıklı bir
şekilde orada yaşayabilmesinden geçiyor. Türkiye mülteci sorununu ancak Suriye
ve Rusya ile birlikte planlayarak çözebilir. Eğer mültecileri Avrupa’ya,
NATO’ya Suriye’ye müdahale etmesi için şantaj olarak kullanırsınız bu sorunu
çözmek olmaz. Aksine yeni sorunlar doğurur.
‘ATLANTİK SEVİNİR’
Türkiye İdlib’de ısrar ederse…
Türk jeopolitiği için İdlib’de ısrar etmek intihar olur.
Paralel-Fetullahçı yapı tam da bunu istiyor. Suriye’de Rusya ile Türkiye’nin
karşı karşıya gelmesini ve Batı’nın Suriye’ye müdahale etmesini. Bu Türkiye’ye
karşı yapılan yeni bir darbe olur. Davutoğlu ekibi Erdoğan’ı etkilemeye, ABD
çıkarlarına çekmeye çalışıyor. Buna teslim olmak, düşmana teslim olmaktır,
intihar etmektir.
Bu uçak krizinden daha ciddi bir durum. Türkiye, Rusya’nın
stratejik partneri ama bu durum tüm ilişkileri kötüye götürür. Sadece Erdoğan’a
zarar vermez, Türkiye’ye de zarar verir. Atlantik’in Türkiye’deki çıkarlarını
gerçekleştirmesinin önünü açar.
Türk ordusu Kemalist devrim geleneğinden gelen muhteşem bir
ordu, kahramanlar ordusu, ve aynı şekilde Türkiye de tarihsel dostumuz. Türkiye
bu yanlış yöne gitmemeli. İkinci bir Batı darbesinin önünü açmamalı. Kendi
milli çıkarları doğrultusunda hareket etmeli, bu çıkarlar İdlib’den, Rusya ile
karşı karşıya gelmekten geçmiyor.
‘RUSYA SAVAŞ İSTEMİYOR’
Rusya Türkiye ile savaşı göze alıyor mu?
Rusya savaş istemiyor kesinlikle. Türkiye ile savaştan
kaçınıyor, fakat tek şart var: Türkiye’nin İdlib’den çekilmesi. Putin
Erdoğan’la her konuyu tartışmaya açabilir; Libya, Rojava, Afrin, İsrail. Bunlar
hakkında oturup konuşabiliriz ama İdlib konusu böyle değil.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını, Libya’daki
çıkarlarını, Kıbrıs’taki çıkarlarını anlıyoruz, kabul ediyoruz. Bunları
konuşup, tartışalım, anlaşmaya varalım, açığız. Ama İdlib’de teröre desteğini,
şantajı, saldırıları kesmeli Türkiye.
İran Cumhurbaşkanı Ruhani Erdoğan’a İdlib krizini çözmek
için Türkiye-İran ve Suriye arasında 3’lü zirve önerdi. Bu teklifi nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Eğer Erdoğan, Esad ve Ruhani ile oturup soruna çözüm
bulacaksa bu bizi sevindirir. Erdoğan şantajdan, radikalleşmeyi desteklemekten
vazgeçip, kendi yolları ile Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı
duyarak çözümü getirecekse, barışı getirecekse biz buna varız. Rusya ve İran
zaten birlikte hareket ediyor. Türkiye, Rusya ve İran’ın çıkarları ortak.
‘ERDOĞAN’IN VERECEĞİ KARAR KRİTİK’
5 Mart’ta yapılacak Erdoğan-Putin zirvesinden beklentiniz
nedir?
Bu zirvede çözüme ulaşabilmenin yolu Erdoğan’ın kararından
geçiyor. Çözüme ulaşabilmek için gerçekçi önerilerle bu toplantıya katılması
önemli. Bir Türkiye dostu olarak önerim Sayın Erdoğan’ın akılcı önerilerle
Moskova’ya gitmesidir.
Örneğin, Libya’da Serrac ve Hafter arasında denge kurulması,
örneğin Fırat’ın doğusundaki PKK varlığı, örneğin Irak’taki durum, örneğin Doğu
Akdeniz’deki, Mavi Vatan projesindeki çıkarlar. Bunlarla gelirse Rusya
konuşmaya anlaşmaya açık. Fakat İdlib konusunda ısrar etmek gerçekçi değil.
İdlib sorunu kesinlikle Erdoğan’ın İhvan’a destek politikasından farklı
çözülmeli.
Erdoğan kritik durumlarda hep doğru karar vermiştir. Biz
bunu gördük. Umarım bu sefer de doğru karar verir, çünkü çözüm onun kararına
bağlı. Putin telefon görüşmesinde de dostça davrandı. Kremlin dostça tavırlarla
yaklaşmaya devam edecek. Ama Putin İdlib konusunda kesinlikle kararlı.
Türkiye ve Rusya’nın enerji, strateji, turizm, ticaret pek
çok alanda ortak çıkarları var. Tarihsel olarak da dostluğu var. Bu stratejik
ve tarihsel dostluğu, işbirliğini bozmak iki ülkeye de zarar verir. Bizler
kardeş ülkeleriz. Kardeşler arasındaki savaş düşmana yarar, Atlantiğin
çıkarlarına yarar, Batı hegemonyasını güçlendirir. Türkiye buna izin vermemeli.
İki ülke birlikte hareket ederse her problemin üstesinden gelebilir. Aksi halde
iki ülkenin de çıkarları zarar görür.
