Dünyanın Nükleer Haritası: Kimin Elinde Kaç Savaş Başlığı Var?

Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasının 81. yılında yayımlanan değerlendirmeye göre, dünyada yaklaşık 12 bin nükleer savaş başlığı bulunuyor.

Dünya, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının 81. yıl dönümünü anıyor.

ABD’nin 6 Ağustos ve 9 Ağustos 1945 tarihlerinde gerçekleştirdiği saldırılarda, fisyon patlamalarında hayatını kaybedenler ile yıl sonuna kadar yaraları ve radyasyon hastalığı nedeniyle ölenler dahil 150 bin ila 246 bin kişinin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor.

İki kenti yerle bir eden saldırıların kurbanlarının büyük çoğunluğunu siviller oluşturuyordu. Hiroşima ve Nagazaki bombardımanları, bugüne kadar silahlı bir çatışmada nükleer silahların ilk ve tek kullanımı olma özelliğini koruyor.

Japonya’nın teslim olmasında asıl belirleyici unsur ise Sovyetler Birliği’nin 8 Ağustos’ta savaşa katılmasıydı, Hiroşima ve Nagazaki saldırıları değil.

Bazı araştırmacılar ise nükleer saldırıların gerçek amacının yeni geliştirilen silahların savaş koşullarında test edilmesi ve aynı zamanda Sovyetler Birliği’ne gözdağı verilmesi olduğunu düşünüyor.

Ayrıca Hiroşima ve Nagazaki’deki ilk can kayıplarının, Mart 1945’te Tokyo ve çevresine düzenlenen yoğun yangın bombası saldırılarındaki kayıplarla benzer düzeyde olduğu, ancak bu saldırıların Japonya’yı teslim olmaya zorlamadığına dikkat çekiliyor.

Bugün dünya genelinde nükleer güçlerin envanterinde 12 binden fazla farklı tipte nükleer savaş başlığı bulunduğu tahmin ediliyor.

Bu sayı, Soğuk Savaş dönemindeki yaklaşık 70 bin nükleer silaha kıyasla önemli ölçüde azalmış olsa da, mevcut cephaneliğin insanlığı yok etmeye fazlasıyla yetecek düzeyde olduğu değerlendiriliyor.

Hiroşima ve Nagazaki’nin acı yıl dönümünde RT, günümüzdeki küresel nükleer cephaneliklerin durumunu mercek altına aldı.

ABD ve Rusya

Dünyadaki nükleer silahların büyük bölümü ABD ile Rusya’nın elinde bulunuyor. İki ülkenin toplam nükleer savaş başlığı sayısının yaklaşık 10 bin 500 olduğu tahmin ediliyor.

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’nun (FAS) verilerine göre;

ABD’nin yaklaşık 3 bin 700,
Rusya’nın ise yaklaşık 4 bin 400 operasyonel nükleer savaş başlığı bulunuyor.

Bunun yanı sıra her iki ülkenin de sökülme ve geri dönüştürülme sürecinde olan 1.000’den fazla emekliye ayrılmış savaş başlığına sahip olduğu değerlendiriliyor.

Rusya’nın toplam savaş başlığı sayısı daha fazla görünse de, konuşlandırılmış nükleer silah sayısında Moskova ile Washington’un birbirine oldukça yakın olduğu belirtiliyor.

Tahminlere göre; Rusya’nın yaklaşık 1.800, ABD’nin ise yaklaşık 1.700 aktif konuşlandırılmış savaş başlığı bulunuyor.

Her iki ülke de nükleer üçlü (nuclear triad) kapasitesine sahip. Bu da nükleer silahlarını kara, hava ve deniz unsurlarıyla kullanabildikleri anlamına geliyor.

Çin

ABD ve Rusya’nın oldukça gerisinde kalsa da Çin, yaklaşık 620 nükleer savaş başlığıyla dünyadaki üçüncü büyük nükleer güç konumunda bulunuyor.

Ancak bu savaş başlıklarının büyük bölümünün depoda tutulduğu, yalnızca yaklaşık 34’ünün anında kullanılabilecek şekilde konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Çin de nükleer üçlü kapasitesine sahip ülkeler arasında yer alıyor ve özellikle deniz ile hava unsurlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor.

Avrupa

Batı Avrupa’da kendi nükleer silahlarına sahip yalnızca iki ülke bulunuyor:

Fransa
Birleşik Krallık

Fransa’nın cephaneliğinde, emekliye ayrılmış yaklaşık 80 savaş başlığı da dahil olmak üzere 370 nükleer savaş başlığı bulunduğu tahmin ediliyor.

Bu silahların büyük bölümü denizaltılardan fırlatılan füzelere yerleştirilmiş durumda. Küçük bir kısmı ise savaş uçaklarında taşınıyor.

İngiltere’nin ise denizaltılarında konuşlandırılmış yaklaşık 120, depoda tutulan 100 kadar daha savaş başlığı bulunduğu değerlendiriliyor.

Ancak son dönemde İngiltere’nin nükleer cephaneliği tartışma konusu oldu.

Depolama tesislerinden defalarca radyoaktif madde sızıntısı yaşandığına ilişkin haberler, bazı uzmanlara göre savaş başlıklarının yaşlanmaya başladığını ve uygun koşullarda muhafaza edilmediğini düşündürüyor.

ABD’nin Avrupa’daki nükleer silahları

Belçika, Almanya, İtalya, Hollanda ve Türkiye, ABD’ye ait B61 serisi serbest düşüş termonükleer bombalarına ev sahipliği yapıyor.

Öte yandan Finlandiya, yakın zamanda yürürlükteki nükleer silah yasağını kaldırarak bu silahların ülkeye getirilmesine, üretilmesine, depolanmasına ve konuşlandırılmasına izin verdi.

Bazı Avrupa ülkeleri de benzer adımlar atmayı değerlendiriyor.

Rusya’nın en önemli müttefiklerinden Belarus ise 2023 yılından bu yana Rus nükleer silahlarına ev sahipliği yapıyor.

Hindistan ve Pakistan

Güney Asya’nın ezeli rakipleri Hindistan ile Pakistan’ın sırasıyla yaklaşık 190 ve 170 nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin ediliyor.

İki ülke son on yıllarda birçok kez silahlı çatışmaya girmiş olsa da, her ikisi de işlevsel bir nükleer üçlü (kara, hava ve denizden nükleer saldırı kapasitesi) oluşturmuş durumda.

Buna rağmen bugüne kadar birbirlerine karşı kitle imha silahı kullanmadılar.

Daha önce bahsedilen nükleer güçlerden farklı olarak, Pakistan’ın envanterinde yalnızca fisyon bombalarının bulunduğu, daha güçlü termonükleer silahlara sahip olmadığı değerlendiriliyor.

Hindistan’ın termonükleer silahlara sahip olup olmadığı ise netlik kazanmış değil.

Öte yandan Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), Hindistan’ın nükleer cephaneliğini daha yüksek hazırlık seviyesine çıkardığını değerlendiriyor. Son değerlendirmeye göre Hindistan’ın 12 savaş başlığı artık depolarda değil, operasyonel olarak konuşlandırılmış durumda.

Kuzey Kore

Kuzey Kore, nükleer kulübe katılan en son ülkelerden biri olarak kabul ediliyor.

Pyongyang ilk nükleer denemesini 2000’li yılların ortalarında gerçekleştirdi.

Ülkenin en az 60 nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin ediliyor.

Bu savaş başlıklarının büyük bölümünün kıtalararası ve orta menzilli balistik füzelere yerleştirildiği değerlendiriliyor.

Kuzey Kore ayrıca nükleer silahlarını deniz platformlarına da yerleştirebilmek için çalışmalar yürütüyor.

Bununla birlikte ülkenin hala hava kuvvetleri üzerinden nükleer saldırı kapasitesine sahip olmadığı ve bu nedenle tam anlamıyla nükleer üçlüye ulaşamadığı belirtiliyor.

Soykırımcı israil

SIPRI tahminlerine göre israilin 80 ila 90 arasında nükleer silaha sahip olduğu değerlendiriliyor.

Bunların yaklaşık;

30’u nükleer bomba,
50’si ise balistik füze savaş başlığı niteliğinde.

israil onlarca yıldır nükleer silahlara sahip olmakla suçlanmasına rağmen, bugüne kadar bu iddiaları ne doğruladı ne de yalanladı.

israilin gizli nükleer programı ilk kez geniş çapta 1986 yılında, eski nükleer bilim insanı ve barış aktivisti Mordechai Vanunu’nun yaptığı ifşalarla dünya gündemine geldi.

Vanunu kısa süre sonra Mossad tarafından kaçırıldı ve casusluk ile vatana ihanet suçlamalarıyla 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Vanunu’nun mahkum edilmesi, israilin gerçekten nükleer silahlara sahip olduğu yönündeki uluslararası kanaati daha da güçlendirdi.

Doğruhaber

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın