Ensarullah Lideri: Uluslararası Kuruluşlar Yemen’de Casusluk Yapıyor

Ensarullah lideri Abdulmelik el-Husi, İsrail ve destekçilerinin özellikle Yemen’de yürüttükleri faaliyetlerde insani yardım kuruluşları ve uluslararası organizasyonları istihbarat amaçlı kullandığını öne sürdü.

Ensarullah lideri yaptığı açıklamada, Yemen’in düşmanlarının İslam ülkelerinde güvenlik, ekonomi ve sağlık alanlarında geniş çaplı nüfuz girişimlerinde bulunduğunu belirterek, İsrail ve müttefiklerinin insani kurumlar ile yardım kuruluşlarını istihbarat ve güvenlik faaliyetleri için paravan olarak kullandığını söyledi.

Fars Haber Ajansı’na göre Husi, Yemen’de bazı yardım kuruluşlarına bağlı hücrelerin doğrudan İsrail’in Yemen hükümetini hedef alan operasyonlarında rol aldığını iddia etti.

Husi, hükümeti hedef alan operasyonların dış taraflarca yönetildiğini, yerel bazı kuruluşlardaki unsurların ise bu yapılarla doğrudan iş birliği yaptığını ifade etti. Açıklamasına göre yabancı bir unsur tarafından yönetilen bir hücre, birkaç gün boyunca gelişmiş teknolojiler kullanarak hükümet toplantılarını takip etti ve gözetleme faaliyetleri yürüttü.

Ensarullah lideri, İsrail bağlantılı ağların yalnızca bilgi toplamakla kalmadığını, aynı zamanda hedef alma operasyonlarında da doğrudan rol oynadığını savundu. Bu yapıların silah depoları ve hassas merkezlerle ilgili geniş çaplı bilgi toplama çalışmaları yürüttüğünü belirtti.

Husi ayrıca, söz konusu ağ üyelerinin itiraflarının sahadaki gelişmelerle tamamen örtüştüğünü öne sürerek, konunun “abartı veya propaganda” olmadığını söyledi.

Konuşmasının ekonomiyle ilgili bölümünde Husi, Batılı ülkelerin İslam ve Arap ülkelerinin pazarlarından büyük gelir elde ettiğini, bunun da mali güçlerini artırdığını ifade etti. Batılı devletlerin yalnızca Arap ülkelerine sigara ve tütün ürünleri satışından milyarlarca dolar kazandığını, diğer ürünlerin de büyük kâr sağladığını dile getirdi.

Bazı Avrupa ülkeleri ile ABD’nin geçmiş yıllarda Arap hükümetlerini, Batılı ürünleri boykot etmemeleri için tehdit ettiğini de iddia eden Husi, Amerikan şirketlerinin Irak petrolünden büyük kazanç elde ettiğini savundu.

Sağlık alanına da değinen Husi, kısırlık ve nüfus kontrolü gibi konuların İslam ümmetini zayıflatma politikalarının bir parçası olarak yürütüldüğünü ileri sürdü. Batılı güçlerin bilimsel ilerleme ve büyük şirketler üzerindeki hâkimiyetlerini kullanarak fiziksel, psikolojik ve sağlık açısından zararlı maddeler ürettiklerini iddia etti.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın