krizini çözme bahanesiyle Riyad’da düzenlenen zirveye tepki göstererek şunları
söyledi: ‘Yemen’in geleceği ve bugünü Yemen içinde belirlenecektir. Yemen
sınırları dışındaki her türlü faaliyet, işgalci koalisyon ülkelerinin oynadığı
mizahi gösteriler ve eğlenceli oyunlardır.
Barışa giden yol, düşmanlıkların durdurulmasından,
kuşatmanın kaldırılmasından ve yabancı birliklerin geri çekilmesinden
geçmektedir ve bu olmadan yapılan tüm girişimler, paralı askerleri yeniden
organize etmek ve onları Yemen’deki gerilimi artırmak için kullanmak adına
yapılan umutsuz bir girişimden başka bir şey değildir.
Yemen halkı, yasadışı tarafların kendi sınırları dışındaki
yasa dışı hareketlerini önemsememektedir.’
Öte yandan, bazı medya kaynaklarının ifadesine göre Suudi
rejimi tarafından ev hapsinde tutulan 70 yaşındaki kaçak Yemen cumhurbaşkanı
Abd Rabbuh Mansur Hadi, Riyad’da yardımcısı “Ali Muhsin el-Ahmer’i
görevden aldığını ve kendisinin ve yardımcısının tüm yetkilerini Reşat el-Alimi
ve diğer yedi üyenin başkanlık ettiği Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi adlı
bir konseye devrettiğini açıkladı.
Konuyla ilgili olarak, Yemen Ensarullah Hareketi’nin Siyasi
Bürosunun üyesi Muhammed el-Bahti bu karara tepki göstererek şunları söyledi:
‘Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’nin oluşturulması adımı herkesi şaşırttı.
Reşat el-Alimi, Amerika’nın adamı olduğu için bu yeni konseyin başkanlığına
seçildi.
ABD’nin Yemen’deki varlığını meşrulaştıran bir maddeyi
onaylamaktan utanmayan tek kişi Reşat el-Alimi’ydi. Saldırıdan bir gün önce
böyle bir adım atmanın eşiğindeydik ama neden bugün bu adımı ABD ve Suudi
Arabistan’ın iradesinde attılar?’
Abd Rabbuh Mansur Hadi’nin, Cumhurbaşkanlığı Konseyi’nin
kurulduğunu ve kendisinin ve yardımcısının tüm yetkilerini bu konseye
devtettiğini açıklamasından sadece bir kaç saat sonra Suudi Arabistan bu
hareketi memnuniyetle karşıladı.
Suudi hükümeti ayrıca Yemen ekonomisine acil 3 milyar dolar
destek sağladığını açıkladı. Bu miktarın 2 milyar doları Yemen Merkez
Bankası’na destek olarak BAE ile ortaklaşa sağlanacak ve 1 milyar dolar Suudi
Arabistan Krallığı tarafından ödenecek. Bu miktarın 600 milyon doları Petrol
Ürünleri Destekleme Fonu’na, 400 milyon doları ise kalkınma plan ve projelerine
harcanacak.
Riyad görüşmeleri geçen çarşamba günü Suudi Arabistan’da
başladı. Hadi’nin görevden alınmasından önce uzmanlar, her şeyden çok, bu
görüşmelerin Riyad ve Hadi arasındaki bir güven krizini gösterdiğini
vurguladılar. Çünkü, Suudi Arabistan, kendisine bağlı 600’den fazla kuruluşunu
görüşmelere katılmaya davet etti. Ancak Hadi ve Riyad’da bulunan yardımcısı Ali
Muhsin el-Ahmer’i davet etmedi.
Suudi Arabistan, Yemen’deki işgalci Suudi-BAE koalisyonunun
politikalarını eleştiren tüm askeri liderleri, aşiretleri veya siyasi liderleri
görevden aldı ve bunun yerine bu ülkeye en sadık olanları davet etti.
Körfez İşbirliği Konseyi’ndeki bazı yetkililer, geçtiğimiz
Mart ayında bu konseyin Yemen’de çatışan tarafları Suudi Arabistan’da bir
toplantıya davet etme kararı aldığını açıklamıştı.
Yemen Dışişleri Bakanlığından bir yetkili de bu konu
hakkında şunları vurguladı: ‘Yemen, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile bu
konseye üye olan ya da olmayan tarafsız ve Yemen’e karşı saldırılara karışmayan
herhangi bir ülkede her türlü diyalogu memnuniyetle karşılamaktadır.
Ancak Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Nayif
el-Hacraf, San’a’nın şartlarını dikkate almadan, “Görüşmeler Suudi
Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılacak” açıklamasında bulundu. Yemenli
yetkililer, bu görüşmelerin işgalci bir ülkenin ev sahipliği ile
yapılamayacağını vurgulamıştı.
