Salonu’nda BM’nin 77’nci Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
Dünyada yaşanan gelişmeler, enerji arz güvenliğinin önemini
çarpıcı şekilde gündeme taşıdı.
İstanbul’da imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması, BM’nin son
yıllarda imza attığı en büyük başarılardan biridir.
(Ukrayna krizi) Uluslararası kuruluşları ve tüm ülkeleri,
Türkiye’nin kalıcı barışın tesisine yönelik çabalarına samimi destek vermeye
çağırıyorum.
Her iki tarafa da krizden onurlu çıkış imkanı verecek makul,
adil ve uygulanabilir bir diplomatik çözümü beraberce bulmamız gerekiyor.
BM’yi daha adil bir dünya düzeni için çözümler üretebilen,
tüm insanlık adına ortak iradenin vücuda getirildiği bir teşkilat olarak
yapılandırmamız şarttır.
Güvenlik güçlerimize terör saldırıları gerçekleştiren,
Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden PKK ve türevlerine karşı kayıtsız
kalmamız beklenemez.
Suriye’de hayata geçireceğimiz yerleşim yerleri projesi konusunda
herkesin gerekli çabayı göstermesini, dayanışma sergilemesini bekliyoruz.
PKK’yı isim değişikliği gibi ucuz kurnazlıklarla
meşrulaştırmaya çalışanları bir an önce teröristleri silahlandırmaktan,
desteklemekten vazgeçmeye çağırıyoruz.
Terörizme karşı her türlü tedbiri almaya muktedir
olduğumuzu, terör örgütlerine karşı gerekeni yapmaktan asla çekinmeyeceğimizi
tekrar kuvvetle belirtiyoruz.
Biz Aylan bebeklerin cesetleri kıyılara vurmasın diye
çırpınırken, Yunanistan hukuksuz, pervasız geri itmeleriyle Ege’yi mülteci
mezarlığına çevirmektedir.
Mülteci krizi, daha iyi bir gelecek aramak için yola çıkan
masumları botlarını batırıp ölüme terk etmekle, toplama kamplarına doldurmakla
çözülemez.
Terör örgütleri ve zalim rejimler yerine ülkemizle iş birliği
yaparak bölgenin güvenliği ve refahına katkıda bulunmak isteyecek herkesle
çalışmaya hazırız.
“Avrupa’nın ve Birleşmiş Milletler kurumlarının
insanlığa karşı suç teşkil eden bu acımasızlıklara artık bir ‘dur’ demesinin
vakti çoktan gelmiştir.
Adil, kalıcı ve kapsamlı çözüme kavuşturulması için başkenti
Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin kurulması dışında bir
ihtimal yoktur.
(Azerbaycan-Ermenistan) İki ülke arasında en kısa zamanda
kapsamlı bir barış anlaşması imzalanmasının mümkün olduğuna inanıyoruz.
Bölgede, ülkemizle asla denk olmayan siyasi ve askeri
seviyesine rağmen, güç gösterisi peşinde koşanlar, kendilerini komik duruma
düşürmektedir.
İran’ın nükleer programına ilişkin hususların diplomasi ve
diyalog yoluyla çözümüne yönelik görüşmelerin en kısa sürede uygulamaya
geçirilmesini bekliyoruz.
Yunanistan’dan, gerginlik ve tahrik siyasetini bir kenara
bırakarak, iş birliği ve dayanışma çağrılarımıza kulak vermesini bekliyoruz.
Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz’deki haklarını sonuna kadar
savunurken, siyasi hesapları uğruna gerginlik stratejisi izleyenlerin
oyunlarına asla gelmeyecektir.
Uluslararası toplumu, Kıbrıs Türklerine yönelik zulme son
vermeye ve bir an önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmen tanımaya davet
ediyoruz.
