Günü’ne katılan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,
dönüşte gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
”CADDELERDE TERÖRİST GEZDİRİYORLAR”
– Finlandiya ve İsveç’le bizim heyetimizin yapmış olduğu
görüşmeler maalesef beklenen düzeyde olmadı. Bunların beklentisi var fakat
Türkiye’yle ilgili atmaları gereken adımları atmadıkları gibi, bu görüşmeleri
yaptığımız süreç içerisinde bunlar, özellikle İsveç, Stockholm’ün caddelerinde
teröristleri gezdiriyor, kendi polisleriyle onları güvence altına alıyor.
”SALİH MÜSLİM DENEN TERÖRİSTİ KONUŞTURUYORLAR”
– Hatta hatta görüşmeyi yaptıkları günün akşamında İsveç
devlet televizyonunda Salih Müslim denen teröristi konuşturarak bize her türlü
yanlışı yaptıkları gibi, F16 meselesinde vesaire yine olumsuz tavırlarını,
yaklaşımlarını sürdürüyorlar. Bunlar dürüst değiller, samimi değiller. Bir
güvenlik teşkilatı olan NATO’da bu tür teröristleri bağrına basan, bu tür
teröristleri kucağında besleyen ülkelerle ilgili biz geçmişte yapılan yanlışın
tekrarını yapamayız.
”PAZARTESİ GÖRÜŞMELERİM OLACAK”
– Rusya bu işlere olumlu bakmıyor malum. Özellikle
Finlandiya konusu Rusya için rahatsız edici. Niye? Çünkü sınır… Sınır ülke
olduğu için de bir defa Finlandiya’nın NATO’ya girmesine hiç sıcak bakmıyor.
Aslında İskandinav ülkelerinin hiçbirinin NATO’ya girmesine Rusya sıcak
bakmadı.
– Bizim gönlümüzden geçen o ki şu anda Rusya- Ukrayna
arasındaki bu savaş bir an önce barışla nihayete ersin, fakat görünen o ki her
geçen gün bu iş daha da olumsuz bir şekilde devam ediyor. Pazartesi günü gerek
Rusya gerekse Ukrayna’yla telefon görüşmelerim olacak. Tarafları diyalog ve
diplomasi kanallarını işletmeleri yönünde teşvik etmeyi sürdüreceğiz.
”ŞU ANDA BAKIŞLAR OLUMLU”
Doğalgaz konusunda İsrail’le böyle bir adımı atma hususunda
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızın muhatabıyla ve İsrailli yetkililerle
yapacağı görüşmeler olacak. Bu tür bir adımı atma noktasında şu anda Dışişleri
Bakanımızın da bize getirdiği bilgilere bakarsak, hazır olduklarını söylüyorlar
ve bu çerçeve içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkiye-İsrail
ilişkilerini daha olumlu bir noktaya getirmenin adımlarını böylece atmış
olacağız. Şu anda konuyla ilgili bakışlar olumlu. Temennim odur ki bu olumlu
istikametteki gelişmeleri süratle tamama erdiririz.
”BAŞIMIZIN ÇARESİNE BAKACAĞIZ”
Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’ye karşı yapılabilecek en ufak
bir saldırıyı bizim cevapsız bırakmamız mümkün değil. Suriye’nin kuzeyinde
malum terör örgütlerinin odaklanma noktaları var. Bu odaklanma noktaları,
Suriye’nin kuzeydoğusundan kuzeybatısına kadar bütün o bölgelerde mevcut. Başta
ABD olmak üzere tüm koalisyon güçleri maalesef bu terör örgütlerine ciddi
manada silah, araç, gereç, mühimmat yardımı yapıyorlar ve bunu devam
ettiriyorlar. ABD buraya binlerce TIR bu yardımları yaptı. Kime yapıyor? PKK,
YPG, PYD terör örgütlerine. Hepsine bu yardımlar yapıldı, devam ediyor. Hatta
bunlara bölgede eğitim de veriyorlar.
– Biz şehitlerimizin bedelini bunlara ödetmeyecek miyiz?
İşte iki günde yaklaşık 30 civarında teröristin işini bitirdik. Kuzey
Irak’takilerle beraber şu anda 100’ün üzerinde teröristi etkisiz hale getirdik.
Bu süreç devam edecek, bırakamayız. Terörizmin ve teröristlerin kökünü
kazıyacağız. Amerika’nın da üzerine düşen görevi yerine getirmesi lazım.
Amerika eğer üzerine düşen görevi terörle mücadelede yerine getirmiyorsa biz ne
yapacağız? Başımızın çaresine bakacağız. Bir yerlerden izin alarak terörle
mücadele yapılmaz.
MİÇOTAKİS MUHATABIM DEĞİLDİR’
(Erdoğan’ın “Artık benim için Miçotakis diye biri yok”
açıklaması)
– Yunanistan’la Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey
toplantılarına son verdik mi? Bunu açıkladık mı? Bu ne demektir? “Ey Yunanistan
kendine çeki düzen ver” demektir. Sen kendine çeki düzen vermedin, biz de
Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’i kaldırdık. Artık şu an itibarıyla Miçotakis
muhatabım değildir. Niye? Ben siyaseti şahsiyetli bir şekilde yürüten insanları
muhatap alırım.
– Benimle konuşacaksın, yemek yiyeceğiz, ‘üçüncü ülke veya
şahısları aramıza koymayalım’ diyeceğiz, bunun sözünü vereceksin; ondan sonra
15 gün geçecek, ABD’ye gideceksin, Amerikan Kongresinde Türkiye’nin aleyhinde
konuşma yapacaksın. Neymiş? Oradan alacağı alkışlar için. Kusura bakma. Bizim
bunlarla yapacağımız bir şey yok. Bu denli silahlanma şu, bu, vesaire; bu
süreci işletenlerle yapılacak bir şey yok. Yapacağımız tek şey var; bize dost
olana dostuz ama bir defa şunu iyi bilsinler ki bize düşman nazarıyla
bakanlarla da biz gereğini yaparız.
