toprakların derinliklerine başarılı bir şekilde sızması, işgalci İsrail
ordusunun zayıflığını ortaya çıkarırken Siyonist düşmana birkaç stratejik mesaj
gönderiyor.
Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah,
direniş şehitleri için 16 Şubat’ta düzenlenen anma töreninde bir konuşma yaptı.
Nasrallah konuşmasında hareketin askeri gücü hakkında;
“Füzelerimizi nokta atışı yapan füzelere dönüştürme yeteneğimiz var.
Binlerce füzelerimizi nokta atışı yapan füzelere dönüştürdük. Bunu yıllardır
yapıyoruz ve bu füzeleri arayan işgalci düşmana istediği kadar aramasını
söylüyoruz ve onları bekliyoruz.” dedi.
Hasan Nasrallah, önceki konuşmalarında da hareketin, sahip
olduğu nokta atışı yapan füzelerden bahsetmişti, ancak insansız hava araçları
(İHA) hakkında verdiği bilgiler dikkat çekti.
Hizbullah lideri, “Lübnan’da uzun yıllardır İHA
üretiyoruz ve bizden satın almak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Bu
konuda çok yetenekli gençlerimiz var. Askeri sanayiinde herhangi bir ilerleme
için hazır durumdayız” ifadelerini kullandı.
Nasrallah sözlerine şöyle devam etti:
“Hizbullah Hareketi’nin İran’dan İHA ithal etmesine
gerek yok ve Lübnan direnişi, İmad Muğniye döneminden bu yana hava savunma
sistemini devreye soktu ve şimdi hava sahamıza giren düşman İHA’sının sayısında
önemli bir azalmaya tanık oluyoruz. İşgalci rejim bilgi toplamak için
ajanlarını Lübnan’a gönderiyor.”
Seyyid Hasan Nasrallah’ın konuşmasının ardından, 18 Şubat
Cuma günü Güney Lübnan’dan kalkan bir insansız hava aracının işgal altındaki
Filistin topraklarının 70 kilometre derinliğinde 40 dakikalık bir keşif uçuşu
gerçekleştirmesi Siyonistleri şoka soktu.
Siyonist İsrail hava kuvvetleri ve ordusu, Hizbullah
İHA’sını durdurmak için helikopterlerden savaş uçakları ve Demir Kubbe hava
savunma sistemine kadar mevcut tüm imkanlarını seferber etti, ancak onu
durduramadı. Bu, Siyonist medyası ve uzmanların ordunun askeri gücünü sert bir
şekilde eleştirmesine neden oldu.
Hizbullah İHA’larının bu başarılı operasyonu çeşitli açıdan
önemlidir ve Lübnan için değerli bir kazanım olmasının yanı sıra düşmana birkaç
önemli mesaj da taşımaktadır:
-Hizbullah İHA’sının işgal altındaki Filistin semalarına
sızmasının ilk mesajı, Lübnan İslami Direniş Hava Kuvvetleri’nin insansız hava
aracına işgalci Siyonist Rejim tarafından katledilen önde gelen kurucularından
biri olan şehit Hassan al-Laqis’in adını vermiş olmasıdır.
Hizbullah’ın gelişmiş insansız hava aracının işgal altındaki
toprakların semalarında yaptığı başarılı operasyonun en büyük kanıtı, düşmanın
engelleme çabasının sonuçsuz kalmasıdır.
Bu başarı, Siyonist düşmanın Şehit Hasan el-Lakkis
suikastında hedeflerinden hiçbirinin gerçekleşmediğini göstermektedir.
Șehit Hassan el-Lakkis Kimdir?
Hizbullah’ın teknoloji, silah ve telekomünikasyon dairesi
başkanlığını yürüten Şehit Hassan el-Lakkis, 33 günlük savaş sırasında Siyonist
Rejim tarafından zarar gören hareketin telekomünikasyon sisteminin
onarılmasında önemli bir rol oynadı ve Hizbullah’ın beyni olarak biliniyordu.
Hizbullah’ın önde gelen komutanlarından olan Hassan
el-Lakis’in hakkında çok fazla kesin bilgi yoktu ancak, şehit olduktan sonra
ortaya çıkan bilgiler, Hizbullah’ın 1982’de kurulmasından önce de direnişte
aktif olduğunu gösterdi.
Lakkis’in Suriye’deki savaşta ve 2006 yılındaki
İsrail-Lübnan savaşında önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Hasan el-Lakkis Aralık 2013 yılında evinin önünde uğradığı
suikast sonucu şehit oldu. Hizbullah, Lakkis suikastının arkasında İsrail
rejimi olduğunu bildirdi.
-İkinci mesaj ise Hizbullah insansız hava aracının işgal
altındaki Filistin’de keşif görevini başarıyla tamamlamasıdır. Bu, Israil’e ait
İHA’ları düşürmek için hava savunma sistemleri devreye sokmanın yanı sıra,
işgal altındaki topraklardaki keşif görevlerinde gelişmiş İHA ile yeni bir
aşamaya girildiğini gösteriyor.
-Hizbullah’ın İHA’lı operasyonunun üçüncü mesajı, insansız
hava aracının işgal altındaki Filistin topraklarının 70 km derinliğinde 40
dakika boyunca uçup Siyonist Rejim’in tüm radarlarını, hava savunma sistemleri
ve savaş uçaklarını bypass etmesidir.
Hizbullah’ın Hassan İHA’sının saatte en az 210 kilometre
hızla uçtuğu söylenebilir. Bu, İHA’nın önemli özelliği sayılabilir.
-Dördüncü mesaj, Siyonistlerin büyük çabalarına rağmen,
Hizbullah insansız hava aracının düşmanın hayati noktalarından fotoğraflama
görevini yerine getirip sağ salim Lübnan’a dönmesidir. Burada Hizbullah’ın
nokta atışı yapan füzelerle Siyonist düşmana karşı caydırıcılık denklemini
oluşturmasının ardından bu sefer yeni bir denklemin insansız hava araçlarıyla
belirlendiğini gösteren “güç dengesi” kavramıyla karşı karşıyayız.
Siyonist Rejim’in stratejik askeri üslerinin çoğu işgal altındaki toprakların
kuzeyinde yer aldığı için bu bölgede Hizbullah tarafından İHA ile keşif operasyonu
düzenlemesi çok önemlidir ve düşmana büyük bir darbe anlamına gelir.
-Beşinci mesaj, Hizbullah insansız hava araçlarının işgal
altındaki topraklara sızması, Lübnan direnişinin çeşitli askeri düzeylerde
gelişmiş teknolojilere sahip olduğu ve yeteneklerinin sırf nokta atışı yapan
füzelerle sınırlı olmadığını kanıtlamasıdır.
Demir Kubbe’nin Verimsizliği Ortaya Çıkarıldı
Yukarıda belirtildiği gibi, Hizbullah’ın işgal altındaki
Filistin semalarına hava aracıyla girmesinin en açık mesajlarından biri, Demir
Kubbe hava savunma sisteminin etkisizliğini bir kez daha ortaya çıkarmasıydı.
Geçen yıl mayıs ayında gerçekleştirilen “Kudüs’ün Kılıcı” savaşında,
sistemin (bir zamanlar İsrail efsanesi olarak kabul edilen) Filistin füzelerini
engelleme konusundaki zayıflığını ortaya çıkardıktan sonra Siyonistler skandalı
örtbas etmeye çalıştı. Bu sefer de sözde İsrail efsanesi olan sistem
Hizbullah’ın insansız hava aracını önleme konusunda sınıfta kaldı.
Hizbullah İHA’larının başarılı operasyonu, Siyonist Rejim’in
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi Arap ülkeleriyle yaptığı askeri
sözleşmeler açısından da incelenebilir.
Demir Kubbe’ye Üçüncü Darbe, Yemen Füzelerinden Mi
Gelecek?
Son zamanlarda BAE’ye karşı Ensarullah Hareketi tarafından
düzenlenen süregelen operasyonlardan korkuya kapılan Abi Dabi, Demir Kubbe’yi
satın almak için adeta can atıyor. Hizbullah’ın İHA ile işgal altındaki
toprakların derinliklerine sızması Demir Kubbe sisteminin BAE halkına güvenlik
sağlamayacağını kanıtlıyor.
Bunun nedeni, Demir Kubbe’nin bir zamanlar Filistin direniş
füzelerine, bir kez de Hizbullah insansız hava araçlarına karşı etkisiz
kalmasıdır.
Söz konusu sistem BAE’de konuşlandırıldığında sözde efsanevi
Siyonist sisteme üçüncü darbeyi de Yemen direnişinin füzeleri vurabilir.
Tesnim
