Hürmüz Boğazı ve Babülmendep: Savaşı Caydıran Ekonomik Güç

İslami Direniş Cephesi’nin özünde hakikati aradığı ve zulüm ile ayrımcılıktan uzak bir dünya hedeflediği açıktır. Bu nedenle dünya halklarına ekonomik baskı uygulanmasını ve bunun en olumsuz biçimi olan ekonomik savaşı amaçlamamaktadır. Ancak ne yazık ki bugün savaşın ve zalimce kan dökülmesinin sürmesini engelleyebilecek tek unsurun savunma gücü ve ekonomik caydırıcılık olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız.

İran’ın küresel ölçekteki gücü, bir taraftan savunma kapasitesine, diğer taraftan ise Hürmüz Boğazı’nın yönetimi ile bölgedeki gerçek müttefikleri tarafından kontrol edilen Babülmendep Boğazı üzerindeki ekonomik etkinliğine bağlıdır.

Bugün İsrail rejiminin ticari taşımacılığının yüzde 30’dan fazlası Babülmendep güzergâhı üzerinden gerçekleştirilmektedir. Gerçekte Fars Körfezi ve Kızıldeniz, Hürmüz ve Babülmendep adlı iki dar su yolu aracılığıyla dünya denizlerine bağlanmaktadır. Bu iki boğazın özel jeopolitik konumu, onları uluslararası ilişkilerde ve küresel güçlerin ekonomik stratejilerinde daima kilit bir unsur haline getirmiş ve dünya çapındaki askerî ve ekonomik güçlerin ilgi odağı yapmıştır.

Son yıllarda Batı Asya’da siyasi ve askerî gerilimlerin artmasıyla birlikte bu hayati geçiş noktalarının güvenliği bilimsel ve medya çevrelerinin daha fazla dikkatini çekmiştir.

ABD ve İsrail’in sürdürdüğü savaşın devam etmesi, İslam Devrimi’nin şehit lideri İmam Hamanei’nin ve Minab okulundaki masum çocukların öldürülmesi ile İsrail’in Lübnan ve Gazze’deki saldırılarını sürdürmesi, Hürmüz ve Babülmendep üzerinde kontrol ve hâkimiyet sağlanmasını daha da önemli hale getirmiştir.

2025 mart ayında Hürmüz Boğazı üzerindeki askerî ve savunma kontrolünün güçlendirilmesi ile Yemen Ensarullah Hareketi’nin 8 Haziran 2026 tarihinde Babülmendep’te attığı adımın, ekonomik baskılar ve İran ile Direniş Ekseni ülkelerinin çıkarlarına yönelik ihlallere karşı caydırıcılığı artırdığı belirtilmektedir.

ABD ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti ve Batı Asya’daki geniş Direniş Cephesi ile karşı karşıya gelmesinin dünya ekonomisi açısından büyük riskler taşıdığı ifade edilmektedir. Bu süreçte en büyük kaybedenlerin İsrail, Avrupa, ABD ve genel olarak Asya bölgesi olacağı öne sürülmektedir.

Bununla birlikte İran İslam Cumhuriyeti’nin temel stratejisinin, Asya ülkeleri, komşu devletler ve özellikle doğu, batı, kuzey ve güney komşularıyla karşılıklı saygı ve iş birliği temelinde ilişkileri sürdürmek olduğu belirtilmektedir. Ancak bunun için söz konusu ülkelerin ABD ve İsrail ile birlikte hareket etmekten ve düşmanca tutum almaktan vazgeçmeleri gerektiği vurgulanmaktadır.

Hürmüz Boğazı: Dünyanın Altın ve Stratejik Enerji Koridoru

Hürmüz Boğazı yalnızca ticari bir su yolu değil; enerji taşımacılığının stratejik ve altın koridoru, aynı zamanda İran’ın deniz gücünün temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Bu boğaz, yalnızca bir deniz geçiş noktası değil, küresel jeopolitik rekabetin merkezlerinden biri olarak görülmektedir. Basra Körfezi’ndeki dev enerji kaynaklarının yoğunlaşması ve dünya ekonomisinin bu kaynaklara olan bağımlılığı nedeniyle, boğazda yaşanacak herhangi bir istikrarsızlığın küresel enerji güvenliğini doğrudan etkileyebileceği ifade edilmektedir.

Jeopolitik uzman Piruz Müctehidzade’ye göre Hürmüz Boğazı, bölgesel ve küresel güvenliği birbirine bağlayan stratejik bir unsurdur. Ona göre bu su yolunun akılcı şekilde yönetilmesi, tehdit unsuru olmaktan çok diplomasi, güvenlik ve kıyıdaş ülkelerin ulusal çıkarlarının korunmasına hizmet eden bir araçtır.

Müctehidzade ayrıca Hürmüz’ü dünya ticaretinin altın kapısı ve hayati bir küresel koridor olarak nitelendirmektedir. Fars Körfezi’ndeki stratejik adalara hâkim olan gücün, dünya enerji kaynakları üzerinde de etkili olacağını savunmaktadır. Bu nedenle İran’ın Ebu Musa ve Tunb adaları üzerindeki egemenliğinin yalnızca tarihî ve siyasi bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir konu olduğu belirtilmektedir.

Tarihçi ve araştırmacı Ahmed İktidari de Hürmüz Boğazı’nı sıradan bir geçiş noktası değil, Fars Körfezi’nin kaderini belirleyen hayati bir boğaz olarak değerlendirmektedir.

İktidari’ye göre Hürmüz’ün önemi üç temel unsura dayanmaktadır:

  1. Temel Stratejik Önemi:
    Hürmüz olmasaydı Fars Körfezi kapalı ve önemsiz bir deniz haline gelirdi. Körfezin jeopolitik değerini sağlayan unsur bu boğazdır.
  2. Ticaret ve Enerji Koridoru Olması:
    Fars Körfezi’nin tarihsel refahı ve küresel önemi, bu boğazın ticaret yolları ve enerji taşımacılığındaki rolünden kaynaklanmaktadır.
  3. İran’ın Güvenliğine Katkısı:
    Boğaz yalnızca doğal bir engel değil, aynı zamanda İran’ın bölgedeki güvenliğini ve egemenliğini destekleyen stratejik bir araçtır.

Küresel Enerji Akışındaki Rolü

En dar noktasında yaklaşık 21 kilometre genişliğe sahip olan Hürmüz Boğazı, Fars Körfezi’ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na bağlamakta ve dünyanın en önemli petrol taşımacılığı güzergâhı olarak kabul edilmektedir.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin verilerine göre 2025 yılının ilk çeyreğinde boğazdan günlük ortalama 20,1 milyon varil petrol geçmiştir. Bu miktar, dünya deniz yoluyla gerçekleştirilen petrol ticaretinin dörtte birinden fazlasını oluşturmaktadır.

Bu petrolün büyük bölümü Asya ülkelerine gönderilmektedir:

  • Çin: günlük 5,4 milyon varil
  • Hindistan: günlük yaklaşık 2,1 milyon varil
  • Güney Kore: günlük yaklaşık 1,7 milyon varil
  • Japonya: günlük yaklaşık 1,6 milyon varil

Boğazdan geçen petrolün yaklaşık yüzde 80’i Asya pazarlarına ulaşmaktadır.

Her ne kadar Avrupa Birliği ve ABD’nin doğrudan payı daha düşük olsa da, Asya’da oluşacak enerji açığının küresel piyasaları etkilemesi nedeniyle Avrupa ve ABD ekonomilerinin de ciddi sonuçlarla karşılaşabileceği ifade edilmektedir.

LNG ve Petrokimya Ürünleri İçin Kritik Geçiş Noktası

Hürmüz Boğazı yalnızca ham petrol için değil, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti açısından da kritik bir geçiş noktasıdır.

Dünya LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si bu boğaz üzerinden gerçekleştirilmektedir. Katar’ın LNG ihracatının yaklaşık yüzde 93’ü de bu güzergâhtan yapılmaktadır.

Ayrıca petrokimya ürünleri ve kimyasal gübre ticaretinin önemli bir bölümü de Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmaktadır. Dünya üre ticaretinin yüzde 30’dan fazlasının bu güzergâhtan geçtiği belirtilmektedir.

Bu nedenle makalede, Fars Körfezi ülkeleri ve İran’ın güney komşularının, İran’ın bölgesel ekonomideki stratejik konumunu dikkate almaları ve komşuluk hukukuna uygun davranmaları gerektiği savunulmaktadır. Ayrıca bu ülkelerin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı şiddet, savaş ve suikast faaliyetleri için bir üs haline gelmekten kaçınmaları gerektiği vurgulanmaktadır.

Babülmendep Boğazı: Uluslararası Bir Su Yolunun Tarihi

Babülmendep Boğazı, Arap Yarımadası’ndaki Yemen ile Afrika Boynuzu’ndaki Cibuti ve Eritre arasında yer alan yaklaşık 32 kilometre genişliğinde bir su yoludur. Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan bu boğazın adı “Gözyaşları Kapısı” anlamına gelmektedir.

Bu isim, geçmişte bölgede görülen güçlü akıntılar, mercan kayalıkları ve ani fırtınaların denizciler için oluşturduğu tehlikelerden kaynaklanmaktadır.

Makaleye göre Babülmendep’in stratejik önemi insanlık tarihi kadar eskidir. Antik Mısır seferlerinden Büyük İskender’in Hint Okyanusu’na ulaşma girişimlerine kadar birçok tarihî olayda bu geçit kullanılmıştır. Yüzyıllar boyunca Persler, Romalılar ve Araplar da bu bölgede etkinlik göstermiş ve boğaz bölgesel güçler arasında rekabet alanı olmuştur.

1869 yılında Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla Babülmendep’in önemi daha da artmış ve Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin ana giriş kapısına dönüşmüştür. Bu gelişmeyle birlikte İngiltere, Fransa, İtalya, ABD ve Sovyetler Birliği bölgede nüfuz mücadelesine girişmiştir.

Boğazın ortasında bulunan Perim (Meyyun) Adası, geçidi doğu ve batı olmak üzere iki kanala ayırmaktadır. Yaklaşık 25 kilometre genişliğe ve 200 metreden fazla derinliğe sahip batı kanalı uluslararası deniz taşımacılığının ana güzergâhı olarak kullanılmaktadır.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca tüm ülkeler bu boğazdan zararsız geçiş hakkına sahip olmakla birlikte, stratejik konumu nedeniyle bölge sürekli uluslararası rekabet ve gerilimlere sahne olmaktadır.

Babülmendep, Süveyş Kanalı’nın güney girişini oluşturduğu için dünya enerji taşımacılığının en kritik noktalarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Makaledeki verilere göre dünya deniz yoluyla petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 9 ila 12’si bu boğazdan geçmektedir.

  • 2023 yılında günlük 6,9 milyon varil,
  • 2024 yılında güvenlik sorunları nedeniyle günlük 2,5 milyon varil,
  • 2025’in ilk yarısında günlük 4,2 milyon varil,
  • 2026’nın ilk çeyreğinde ise günlük 5,4 milyon varil petrol taşınmıştır.

Yazar, Yemen’deki Ensarullah güçlerinin 2023 sonlarından itibaren Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırılarının küresel enerji taşımacılığında önemli değişikliklere yol açtığını belirtmektedir.

Bu süreçte boğazdan geçen günlük gemi sayısı 70’in üzerindeyken 28’e kadar düşmüş, birçok şirket rotasını Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’na çevirmek zorunda kalmıştır. Bu rota değişikliği sefer sürelerini yaklaşık iki hafta uzatmış ve nakliye maliyetlerini ciddi şekilde artırmıştır.

Bunun sonucunda:

  • Süveyş Kanalı üzerinden taşınan petrol miktarı günlük 7,9 milyon varilden 3,9 milyon varile gerilemiş,
  • Ümit Burnu rotasındaki petrol taşımacılığı günlük 6 milyon varilden 8,4 milyon varile yükselmiştir.

Makalede ayrıca, 2026’nın ilk çeyreğinde Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarındaki yüzde 30’luk düşüş nedeniyle bazı tankerlerin Babülmendep’e yönlendirildiği ve boğazın günlük 5,4 milyon varillik yeni bir taşımacılık hacmine ulaştığı belirtilmektedir.

Hürmüz ve Babülmendep: İran ve Bölge Ekonomisini Güçlendiren, Savaşı Caydıran Unsurlar

Makalenin sonuç bölümünde, Hürmüz ve Babülmendep’in dünya enerji ve ticaret zincirinin iki kritik düğüm noktası olduğu vurgulanmaktadır.

Yazara göre bu iki boğaz her ne kadar jeopolitik gerilimlere açık olsa da, aynı zamanda savaşın genişlemesini önleyebilecek önemli bir caydırıcılık kapasitesine sahiptir. Bu caydırıcılığın ise ancak İran ve bölge ülkelerinin kara ve deniz haklarına saygı gösterilmesiyle mümkün olacağı savunulmaktadır.

Makalede, ABD ve İsrail ile yaşanan son çatışmaların İran ve Yemen’in bu stratejik bölgelerdeki etkisini artırdığı ileri sürülmektedir.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın değerlendirmelerine atıfta bulunulan yazıda, Hürmüz ve Babülmendep’te meydana gelebilecek ciddi bir kesintinin dünya petrol piyasası tarihinde görülebilecek en büyük arz şoklarından birine yol açabileceği belirtilmektedir.

Yazar, İran’ın stratejik hedefinin “İslam medeniyetinin yeni aşamasını” inşa etmek olduğunu, İran’ın tarih boyunca savaş başlatan taraf olmadığını ve İsrail ile, ayrıca savaş ve saldırganlık politikalarını sürdürdüğü sürece ABD dışında tüm ülkelerle barış içinde yaşamayı savunduğunu ifade etmektedir.

Makalenin sonunda İran’ın savunma kapasitesine sahip olduğu, Hürmüz ve Babülmendep üzerindeki etkisi sayesinde askeri ve ekonomik baskılara karşı koyabileceği ve bunu gelecekte de sürdüreceği belirtilmektedir.

 

Kaynakça:

Braudel, F. (1972). The Mediterranean and the Mediterranean World in the Age of Philip II. Collins. britannica (2026a, Apr 28). Bab el-Mandeb Strait. Retrieved from: https://www.britannica.com/place/Bab-El-Mandeb-StraitBritannica (2026b, May 6). Suez Canal. Retrieved from: https://www.britannica.com/topic/Suez-CanalBritannica (2026c, Apr 28). Yom Kippur War. Retrieved from: https://www.britannica.com/event/Yom-Kippur-WarDarby, P. (1983/1997). British Defence Policy East of Suez, 1947-1968. Oxford University Press for the Royal Institute of International Affairs. Fox, R. L. (2004). Alexander the Great. Penguin Adult. Headrick, D. R. (1981). The Tools of Empire: Technology and European Imperialism in the Nineteenth Century. Oxford University Press. Hourani, G. F., & Carswell, J. (1995). Arab Seafaring in the Indian Ocean in Ancient and Early Medieval Times. Princeton University Press.International Energy Agency (IEA) (2026a). Strait of Hormuz – Factsheet. Paris: IEA. Retrieved from: https://www.iea.org/about/oil-security-and-emergency-response/strait-of-hormuz?ftag=YHF4eb9d17International Energy Agency (IEA) (2026b). The Middle East and Global Energy Markets. Retrieved from: https://www.iea.org/topics/the-middle-east-and-global-energy-markets

International Energy Agency [IEA] (2026c). Oil market report – March 2026. Retrieved from: https://www.iea.org/reports/oil-market-report-march-2026National Geographic (2024, Jan 12). This small strait is essential to global shipping. Now it’s the center of headlines. Retrieved from: https://www.nationalgeographic.com/history/article/bab-al-mandan-red-sea-suez-shipping-crisis-houthis-gazaRFERL (2025). Map: The Bab al-Mandab Strait. Radio Free Europe/Radio Liberty. Retrieved from: https://www.rferl.org/S&P Global (2025). Commodities at Sea (CAS). Retrieved from: https://www.spglobal.com/energy/en/products-solutions/shipping/commodities-at-sea.S&P Global Commodities at Sea (2024). Factbox: Red Sea transits in renewed focus following Houthis’ first attacks in 2025. S&P Global Energy.Shaw, I. (2003). The Oxford History of Ancient Egypt. OUP Oxford. Stopford, M. (2009). Maritime Economics. Routledge.U.S. Energy Information Administration (EIA) (2023, Dec 4). Red Sea chokepoints are critical for international oil and natural gas flows. Retrieved from: https://www.eia.gov/todayinenergy/detail.php?id=61025U.S. Energy Information Administration (EIA) (2025a, June 16). Amid regional conflict, the Strait of Hormuz remains critical oil chokepoint. Retrieved from: https://www.eia.gov/todayinenergy/detail.php?id=65504

U.S. Energy Information Administration (EIA) (2025b, June 24). About one-fifth of global liquefied natural gas trade flows through the Strait of Hormuz. Retrieved from: https://www.eia.gov/todayinenergy/detail.php?embed=true&id=65584U.S. Energy Information Administration (EIA) (2026, March 3). World Oil Transit Chokepoints. Retrieved from: https://www.eia.gov/international/analysis/special-topics/World_Oil_Transit_ChokepointsU.S. Energy Information Administration (EIA) (2025). Strait of Hormuz energy supply disruption risks for Asia. EIA Analysis Report.U.S. Energy Information Administration (EIA) (2026, May 13). Oil flows through Strait of Hormuz fall nearly 30% in first quarter: EIA. Anadolu Agency. Retrieved from: https://www.aa.com.tr/en/us-israel-iran-war/oil-flows-through-strait-of-hormuz-fall-nearly-30-in-first-quarter-eia/3936619United Nations (1982). United Nations Convention on the Law of the Sea. Retrieved from: https://www.un.org/depts/los/convention_agreements/texts/unclos/unclos_e.pdf

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın