” İki komutanı-Korgeneral Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi Mühendis’i- Bağdat
havalimanında hedef alan uçaklar Irak’ın izni ile ülke sınırlarına girdi.
” diye konuştu.
Haydar El İbadi’nin bu açıklamaları ise yine eski başbakan
Adil Abdülmehdi’nin tepkisine yol açtı. Adil Abdülmehdi bu açıklamaları kesin
bir şekilde reddettiğini söyledi.
3 Ocak 2020 sabah saatlerinde İran İslam İnkılabı
Muhafızları Ordusu Kudüs kuvvetleri komutanı Korgeneral Kasım Süleymani ve Irak
Haşdi Şabi gönüllü güçleri başkan vekili Ebu Mehdi Mühendis beraberlerindeki 7
kişi ile birlikte suikasta uğrayıp şehit düşürüldü. Amerikalı savaş uçakları Bağdat havalimanı
yakınlarında bu cinayeti gerçekleştirdiler.
ABD Başkanı Donald Trump da suikast emrini verdiğini açıkça
belirtti. Şimdi, suçun birinci yıldönümünün arifesinde, eski Irak Başbakanı
Haydar el-İbadi, ABD savaş uçaklarının Irak’ın izniyle uçurulduğunu söyledi.
El İbadi’nin sözleri birkaç noktayı da içeriyor.
Birinci ve en önemli nokta el-İbadi’nin sadece havalimanında
iki komutana saldıran savaş uçakları ve İHA’ların Irak’ın izniyle ülkeye
girdiğini belirtmesidir. Aslında el-İbadi, Irak hükümetinin bu savaş
uçaklarının görevlerinden haberdar olduğunu söylemedi. “Iraklıları savaş
uçaklarının misyonunu ve görevini bilmekle suçlamıyorum” diye devam etti.
Bu nedenle, Irak hükümetinin o zamanki Amerikan savaş uçaklarının direniş
komutanlarına suikast düzenleme misyonu ve görevi hakkındaki bilgisi konuyla
ilgili değildir ve yalnızca bir medya yaramazlığıdır. .
İkinci nokta, sadece komutanlara suikast gerçekleştiren
savaş uçaklarının değil, her uçağın herhangi bir operasyon yapmadan önce Irak
hükümetinden gerekli izni alması gerektiğidir. Bu konuda Iraklı bir güvenlik
kaynağı, genel olarak uçakların herhangi bir operasyon yapmadan önce Irak
Başbakanı ile doğrudan temas halinde olan Müşterek Harekat Komutanlığı’ndan gerekli
onayı almaları gerektiğini yazdı.
Ancak mesele şu ki, eski Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi
de, bir bildiri yayımlayarak Haydar el İbadi’nin medyaya yaptığı
açıklamaları reddedip böyle bir izni
Amerika savaş uçaklarına vermediğini Amerika koalisyonunun hava ve kara
kuvvetleri harekatı alanında da ciddi ve sıkı kurallar ve kısıtlamaları
uyguladığını bildirdi.
Üçüncü önemli nokta, el-İbadi’nin açıklamalarının çoğunlukla
Irak’ın iç durumu ile ilgili siyasi bir mesele olmasıdır. Bir yandan direniş komutanlarının
şehadetinin birinci yıldönümüne yaklaşık 20 gün kalmışken, diğer yandan Iraklı
gruplar önümüzdeki Haziran parlamento seçimleri için erken kampanya seçimlerini
başlatmışlardır. Bu arada, eski Irak başbakanları, Nuri el-Maliki, Haydar
el-İbadi ve Adil Abdul-Mehdi arasındaki görüş ayrılıkları herkesçe bilinen bir
husustur. Buna göre, el-İbadi’nin açıklamaları Irak’ın siyasi süreçlerinde
yerel kullanımlı olduğu söylenebilir.
Dördüncü dikkat çekici nokta, Abdülmehdi’nin sözlerinde Irak
hükümetlerinin Amerikalılara karşı özellikle askeri boyuttaki tavırlarının üstü
kapalı olarak eleştirilmesidir. Başka
bir deyişle el-İbadi, Amerikan savaş uçaklarının Irak hükümetinin iznini aldığını,
ancak Irak hükümetinin uçuşların amacını bilemediğini kaydetti.
Iraklı analist Salem Meşkur ise bu hususta şöyle yazdı:
“El-İbadi, Abdül Mehdi hükümetinin komutanlara suikast düzenlemeyi kabul
ettiğini söylemedi, ancak uçuşa izin verildiğini ve uçuşun amacının izinden
önce bilinmesi gerektiğini söyledi” .
Aslında bu tür bir açıklama, hem Abdül Mehdi hükümetinin
eylemlerinin bir eleştirisi hem de ABD’nin Irak egemenliğini ihlal ettiğinin
bir nevi teyididir.
Son olarak, Haydar el-İbadi’nin sözleri aynı zamanda
İran-Irak ilişkilerini etkilemeyi amaçlayan bir tür siyasi ve medyatik
yaramazlık ve fesat çıkarma girişimidir.
Bu da Batı- Gerici Arap- İsrail üçlüsünün takip ettiği bir süreçtir.
