İmamoğlu’ndan ‘Deprem’ Uyarısı

rasthaber
Rasthaber –  İstanbul İl Afet Risk Azaltma Planı Tanıtım Toplantısı’na
katılan İBB Ekrem İmamoğlu, 200 bine yakın binanın depreme karşı orta ve ağır
risk taşıdığını belirterek, “Bina, daire demiyorum. Bu çok net. Bundan
kaçamayız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu,
İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen İstanbul İl Afet Risk Azaltma Planı
(İRAP) Tanıtım Toplantısı’na katıldı.

Konuşmasında İRAP’ın çok önemli bir başlangıç olduğunu
vurgulayan İmamoğlu, “Ancak sonuç değildir. Hepimizin ana gündemi olarak,
‘afet’ denince akla İstanbul’da ne yazık ki depremle yüzleşmek geliyor” dedi.

Bu konuda başarıya ancak ortak akılla çalışarak
ulaşılacağının altını çizen İmamoğlu, “Bu konu, sadece bir kurumun, kanunla
belirlenmiş bir ilçe belediyesinin ya da büyükşehir belediyesinin ya da X,Y, Z
grubunun çözebilmesi mümkün olan bir husus değildir” uyarısında bulundu.

Deprem ve kentsel dönüşüm meselesinin eşgüdümlü olarak
yürütülmesine dair hazırladıkları raporu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığı’na sunduklarını aktaran İmamoğlu, söz konusu çalışmayı dileyen kurum
ve kuruluşlarla paylaşmaya hazır olduklarını belirtti.

‘Türkiye’mizde, milletimizin aklına, kentsel dönüşüm denince
para kazanmak geliyor’

Kendisinden önce konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi
Türkmen’in halkın da sürecin içine katılması yönündeki sözlerine katıldığını
kaydeden İmamoğlu, “Ne yazık ki 99 depreminden sonra Türkiye’mizde,
milletimizin aklına, kentsel dönüşüm denince para kazanmak geliyor. Ve ne yazık
ki, kentsel dönüşüm deyince, ‘Bir daireme kaç daire alırım’ mantığı öne
çıkıyor. Yani şöyle bir bakış yok: ‘Ben, çürük dairemi nasıl yapabilirim?
Yerine bir daireyi nasıl var edebilirim? Cebimden en az parayı nasıl
çıkartırım’ da desin; ona da razıyız. Ama öyle bir mantık oluştu, oluşturuldu.
Burada A, B, C, D kurumlarını suçlamıyorum. Bütüncül olarak hepimiz kusurluyuz.
Bir şekilde siyasetin de malzemesi oldu? Yine A,B, C partilerini konuşmuyorum;
hepimiz kusurluyuz” değerlendirmesine bulundu.

‘Artık çözümü konuşmalıyız’

“Artık çözümü konuşmalıyız” diyen İmamoğlu, “Çözüm kısmında
da kesinlikle olağanüstü şeffaf, herkesin elini taşın altına koyduğu bir
mekanizmayı var etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Bu anlamda bakanlıkla saygın, şeffaf ve sağlıklı masalarda
çalışmaya devam ettiklerini aktaran İmamoğlu, “Bu iş büyük bir meseledir. Ve
İstanbul için konuşuyorum. ‘Her şehirde 6306 geçerlidir’ diyemezsiniz.
İstanbul, bu işin başka bir noktasıdır. İstanbul, başka bir yerdir. Ve
İstanbul’da deprem meselesi -Allah göstermesin, geçinden versin diyelim-
geldiği gün ekonomik kaybının, bu memleket adına bir milli güvenlik sorunu
olacak derecede kayıp yaratma riski vardır. Bizim yaptığımız son araştırmalara
göre, 200 bine yakın bina, orta ve ağır risk taşımaktadır. Geçmişte çok değerli
çalışmalar oldu. Ama bizim birebir yaptığımız analiz çalışmaları da karşımıza
çıkan sayı, 200 bine yakın binadır. Bina, daire demiyorum. Bu çok net. Bundan
kaçamayız” dedi.

İRAP’ın paylaşılmasının önemli olduğunu yineleyen İmamoğlu,
“Ama bundan sonrası daha önemlidir. O bakımdan biz de bu açılış toplantısından
bugüne üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdik. Gerekli bütün teknik
destekleri sağladığımızı, davet edildiğimiz bütün toplantılarda da hem
bilgilerimizi paylaştığımızı ve bu süreç içinde olduğumuzu ifade etmek isterim”
diye konuştu.

İBB’nin deprem ve kentsel dönüşüme yönelik çalışmalarından
örnekler veren İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada kurumsal anlamda verilen her türlü görevi öneminin
farkındayız. İmkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak, beraberce bu görevleri
tamamlayalım. Yoksa burada kalır da 5 yıl sonra yine bir rapor için
toplanırsak, vallahi millet bizi, haklı-haksız kötü anlamda sorgular diye
düşünüyorum. Ve o bakımdan ben de bu çalışmaların titizlikle takipçisi
olacağımı ifade edeyim. Gerçekten amacımız, gözbebeğimiz olan bu kentin,
sağlıklı bir süreci yaşamasıdır. Afetin siyaseti olmayacağını, en yüksek tonda,
bazen feryatla söylemek zorundayız. Ve bunu başarmak zorundayız. Bu
sorumlulukla bugün bu koltuklarda oturuyor. İstanbul’un depreme dayanıklı hale
gelmesi, memleketimiz için milli bir seferberliktir. 3-4 binanın bir şehirde
yarattığı kaosu Elazığ’da da, İzmir’de de çok yakın tarihte gidip canlı canlı
izledik. Allah muhafaza. Bu şehri Allah korusun. Bu şehir, bize emanet.”

İstanbul’un kendi coğrafyası için de teminat olduğunun
altını çizen İmamoğlu, “Yanı başımızdaki bir savaşın çözümünde bile, barışın
olgunlaşmasında bile İstanbul en önemli aktör. O bakımdan sorumluluğumuz bu
kendi dayanıklılığı, bu kentin yaşamsal sürdürülebilirliği ve kalitesi. Bizim
için sadece milli değil, aynı zamanda dünyaya karşı da bir sorumluluğunun
altını çizmek isterim. Bu anlamda İBB’de İRAP’la ilgili bir birim kurulacağını
ifade edeyim. Ve bunun sürekli takipçisi olacağımın altını çizeyim” dedi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın