ziyareti Irak’ta birçok şahsiyetin olumsuz tepkisine neden oldu.
Mustafa Kazımi geçen çarşamba günü Suudi Arabistan’a giderek
Riyad yetkilileri ile bir araya geldi. Sözkonusu ziyarette başta ekonomi olmak
üzere, bazı anlaşmalar da imzalandı. Iraklı bazı yetkililerin bu ziyareti
olumlu karşılamasına ilaveten bazı yetkililer de bu cümleden Necef cuma imamı
bu ziyarete tepki gösterdiler.
Necef Cuma imamı, Hüccetülislam Sadreddin Gabanci Cuma
namazı hutbelerinde, “Bazı Arap ülkelerin teröristlerle birlikte olup Irak
halkına karşı savaş başlattıklarını unutmuyoruz” dedi.
Hüccetülislam Gabançi Irak’ın köle olmadığına işaretle, Arap
ülkelerin Irak ile ilişkilerinin güçlendirilmesini olumlu karşıladıklarını
fakat bazı Arap ülkelerin Saddam ile el ele Irak halkına karşı olduklarını,
hatta IŞİD ile onlara karşı savaş başlattığını unutmayacaklarını ifade etti.
Necef Eşref Cuma imamının belirttiğine göre, Suudi
Arabistan’ın özellikle Saddam’ın Baasçı rejimi, ayrıca Irak’ta teröristlere
desteklerine yönelik eleştiriler gündeme geliyor.
Suudi Arabistan, İran’a dayatılan 8 yıllık savaşta Irak’ın
Baas rejimine destek verirken, aynı zamanda Saddam rejimi tarafından Iraklı
vatandaşlara yönelik baskı siyasetini de destekledi. Irak ve Suudi Arabistan
diplomatik ilişkileri, Saddam rejiminin Kuveyt’e saldırısı ardından kesildi ve
Baas rejiminin devrilmesine dek kurulmadı. Fakat Irak nüfusunun çoğunluğunu
Şiiler oluşturuyor ve Arap dünyasında da Suudi Arabistan’ın mezhepçi bir
siyaset görüşü olduğu ve Şiilere karşı sert ve şiddet politikaları izlediği
biliniyor. Bu destek Irak halkı ve şahsiyetlerinin belleğinde hala bulunuyor.
***
Aslında Suudi Arabistan, Irak’ta Baas rejimi ile diplomatik
ilişkileri olmasa da Saddam’ın bekasını destekliyordu, zira Irak Baas rejimi
mezhep açısından Al-ı Suud’a yakın olup, Bağdat’ta Şia bir hükümetin işbaşına
gelmesi, çıkarlarına aykırıydı.
Buna ilaveten son 20 yılda Suudi Arabistan Irak’ta
aralarında IŞİD’in de bulunduğu terör gruplarına destek veriyordu. Bu konu
defalarca Irak’ta resmi ve gayri resmi şahsiyetler, ayrıca birçok araştırma
merkezi tarafından açıklandı.
Örneğin, Washington Yakın Doğu Çalışmaları Merkezi, Fars
Körfezi Programları ve Enerji Politikası Direktörü Simon Henderson şöyle yazdı:
“Suudi Arabistan, Batı Asya’da hegemonyasını ve hakimiyetini
yeniden tesis etmek için IŞİD’i görevlendirdi. Irak ve Suriye’de IŞİD, Suudi
Arabistan’ın desteği ile savunuldu. Hatta Suudi Arabistan kendi vatandaşları ve
IŞİD’e katılmak isteyen diğer ülke vatandaşları için güvenli bir koridor açarak
onların Irak ve Suriye’de IŞİD’e daha kolay katılmalarını sağladı. Suudi
Arabistan ayrıca Irak hükümetinin başarılarını engellemek için IŞİD’e yüksek
derecede askeri yardımlar yaptı, böylece kendisi bölgeye egemen olacak ve
bölgesel eksen rolünü üstlenebilecekti.”
Suudi Arabistan’ın Baasçı Saddam döneminde ve son 20 yılda
Irak ile ilgili izlediği siyasetler nedeni ile Irak halkının büyük çoğunluğu,
şahsiyetleri ve grupları arasında Arabistan’a yoğun güvensizlik ve karamsarlık
hakim. Bu güvensizlik Iraklıların büyük bir bölümünün, Kazımi hükümetinin Suudi
Arabistan’a yakınlaşmasından rahatsız olmasına sebep oluyor. Onlara göre Riyad,
ekonomik ilişkileri güçlendirme bahanesi ile Irak’ta nüfuzunu pekiştirmeye ve
sabotaj eylemlerine devam etmeye çalışıyor. Nitekim Suudi Arabistan’ın 25 yıl
aradan sonra Irak’a gönderdiği büyükelçi Samir el-Sebhan, bu ülkenin içişlerine
müdahale, şiddet ve isyan eylemlerindeki rolü nedeni ile istenmeyen unsur ilan
edilerek Bağdat’tan ihraç edildi.
