İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında bölgesel gerilimler, diplomatik süreçler ve İran’ın nükleer programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bekayi, bazı bölge ülkelerinin topraklarının İsrail tarafından “Müslüman bir ülkeye yönelik saldırılarda” kullanıldığını öne sürerek, bölge ülkelerine dikkatli olmaları ve “düşmanın ekmeğine yağ sürmemeleri” çağrısında bulundu.
İsrail’in ABD’ye yönelik casusluk faaliyetlerine ilişkin iddiaları da değerlendiren Bekayi, “İsrail’den hiçbir şey şaşırtıcı değildir. ABD’li yetkililerin İsrail tarafından dinlenmiş olması dikkat çekicidir. İsrail, diplomatik süreci sabote eden bir yapıdır.” ifadelerini kullandı.
Reuters’ın İran’a ait bazı varlıkların bölge ülkelerine aktarıldığı yönündeki haberlerini “psikolojik ve medya baskısı” olarak nitelendiren Bekayi, Tahran’ın bu iddiaları kabul etmediğini ve dondurulmuş varlıklar üzerindeki haklarını talep etmeyi sürdüreceğini söyledi.
Müzakerelerin durduğu yönündeki haberleri de reddeden Bekayi, taraflar arasında mesaj alışverişi ve diplomatik temasların devam ettiğini belirtti.
Bölgesel gelişmelere değinen İranlı sözcü, ülkesinin son iki ay boyunca “azami itidal” gösterdiğini savunarak, yaşanan birçok olayın ateşkes ihlali niteliğinde olduğunu öne sürdü. Bekayi, İran’ın son askeri adımlarının tamamen savunma amaçlı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Şartı çerçevesinde değerlendirildiğini ifade etti.
ABD’nin bazı saldırılardan habersiz olduğu yönündeki iddialara ilişkin ise Bekayi, bunun ya İsrail’in Washington’u yanıltmasından ya da iki ülke arasında bir görev paylaşımı bulunmasından kaynaklanabileceğini söyledi.
Lübnan Başbakanı’nın İran’a yönelik eleştirileri hakkında da konuşan Bekayi, İran’ın Lübnan halkının dostu olduğunu belirterek, ülkenin ulusal birliğinin korunmasının öncelikli konu olduğunu vurguladı.
Bekayi, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi‘nin İran’a ilişkin raporları ve Yönetim Kurulu toplantısında ülkeye yönelik olası bir karar tasarısı hakkında da açıklamalarda bulundu.
İran’ın her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu belirten Bekayi, gerekli görülmesi halinde uygun karşılığın verileceğini söyledi. Grossi’nin görev ve sorumluluklarını tarafsız ve yapıcı bir şekilde yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Bekayi, UAEA’nın mevcut krize yol açan nedenleri göz ardı ederek yalnızca sonuçlara odaklandığını savundu.
İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD ve İsrail saldırılarının mevcut süreci tetiklediğini öne süren Bekayi, UAEA’nın bu saldırılar karşısında net bir tutum sergilememesini eleştirerek bunun “çifte standart” algısını güçlendirdiğini söyledi.
Bekayi ayrıca, İran’ın ulusal güvenliği ve çıkarları doğrultusunda gerekli adımları atmaya devam edeceğini belirterek, İsrail ve ABD’nin saldırılarının tekrarlanmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
Diplomasi sürecine de değinen İranlı sözcü, müzakerelerin sürdüğünü ancak savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin zarar görmesi halinde sürecin olumsuz etkilenebileceğini kaydetti.
Bekayi, “Diplomasi ve sahadaki gelişmeler eş zamanlı ilerlemektedir; her ikisi de İran’ın çıkarlarını korumak için kullanılmaktadır” diyerek, gerektiğinde diplomatik ve askeri araçların birlikte devreye sokulduğunu söyledi.
