kanıtlar, Nükleer meselenin sadece bir bahane olduğunu ve İran’ın bu bahaneyi
düşmandan almasının tek yolunun NPT’nin (Nükleer Silahların Yayılmasının
Önlenmesi Antlaşması) 10. maddesini kullanmak ve antlaşmadan çekilmek olduğunu
göstermektedir.’
Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari,
Fars Haber Ajansı’na verdiği röportajda, Guvernörler Kurulu’nun İran aleyhine
olası kararı ile ilgili olarak, “Bu karar müzakere sürecini etkileyebilir mi?”
sorusuna cevaben şu ifadelerde bulundu: ‘Bu kararın yasal veya doğal bir
prosedürü yoktur. İşin özü, karşı tarafın beklenti ve taleplerinin Siyonist
rejimin verdiği bilgilere dayanmasıdır ve Batı tarafı bunu inkâr etmemektedir.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Muhammed
el-Baradey’in yaptığı üçüncü ziyaretin ardından Avrupa troykasının, yani
İngiltere, Fransa ve Almanya’nın pozisyonlarını değerlendirildiğinde, Batı’nın
bizimle tartıştığı konunun, ülkemizin nükleer programının nükleer silah üretme
eğilimiyle ilgili endişeler olmadığı ve onların bu bahaneyle İran İslam
Cumhuriyetiyle mücadele için başka bir alan açtıkları açıkça anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, NPT’nin 10. maddesine dayanarak bu anlaşmadan
çekilmeyi teklif ettik ve bunun açıklaması şudur: ‘NPT’nin 10. maddesinde şöyle
belirtilmiştir: “Hangi devlet, anlaşmanın konusuyla ilgili olağanüstü
koşulların kendi hayati çıkarlarını tehlikeye attığını hissederse, ulusal
egemenliğini kullanarak bu anlaşmadan çekilme hakkına sahip olmalıdır.”
Bu teklife, o zamanki hükümet ve nükleer müzakerelerden
sorumlu Sayın Ruhani tarafından şiddetle karşı çıkıldı. Batılı yetkililer ve
medya da bu teklife karşı çok ses çıkardı. Ancak daha sonra NPT’den ayrılmak
seçeneklerden biri olarak gündeme geldi, ama ne yazık ki çok erken bir kenara
koyuldu.’
Hüseyin Şeriatmedari, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı
(UAEA) Başkanı Rafael Grossi’nin işgal topraklarına yaptığı son ziyarete
değinerek şunları söyledi: ‘Bu arada, temel bir soru ortaya çıkıyor ve o da
şudur: “Nükleer mesele konusunda bizim karşımızdaki taraf UAEA mı yoksa
İsrail mi?”
İsrail, sahte bir rejim olmasının yanı sıra NPT’nin (Nükleer
Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması) üyesi değildir.
Ancak Siyonist rejimin nükleer silahları vardır ve bu
nükleer silahlar kendisine ABD, Fransa ve İngiltere tarafından sağlanmıştır.
Oysa, NPT’nin 2. maddesine göre, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere,
Fransa, Rusya ve Çin olmak üzere beş ülkeden hiçbiri, başka bir ülkeyi nükleer
silahla donatma hakkına sahip değildir.
Fransa eski Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle anılarında şöyle
yazmıştır: “Bu gece huzur içinde uyuyacağım çünkü İsrail’i nükleer silahla
donattık.”
NPT’ye göre ve aynı nedenle Pakistan ve Hindistan’ın nükleer
silahları yasa dışıdır.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, NPT hükümlerini açıkça
ihlal eden tüm ülkelere karşı sessizdir ve tüm çabalarını nükleer silah
geliştirme peşinde olmadığını bildiği İran’a odaklamıştır ve her defasında,
teftiş bahanesiyle, İran bilim adamlarının en son askeri bilgilerini ve
özelliklerini ele geçirmiş ve nükleer ve askeri tesislerde sabotaj yapmaları ve
İran’ın bilim adamlarına suikast düzenlemeleri için İran’ın düşmanlarına olanak
sağlamıştır!’
Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, George Friedman’ın
itirafına değinerek şunları söyledi: ‘George Friedman şu ifadelerde
bulunmuştur: “Bizim (ABD) İran’la sorunumuz nükleer bir sorun değildir, sorun,
İran’ın sadece ABD ile ilişkileri olmadan değil, aynı zamanda ABD ile sürekli
çatışma halinde, bölgedeki en büyük bilimsel ve askeri güç olmayı ve bölgede
bize karşı güçlü bir rakip olmayı başarmasıdır!”
Hüseyin Şeriatmedari röportajının sonunda şunları söyledi:
‘Tüm kanıtlar, nükleer meselenin sadece bir bahane olduğunu ve İran’ın bu
bahaneyi düşmandan almasının tek yolunun NPT’nin 10. maddesini kullanmak ve
anlaşmadan çekilmek olduğunu göstermektedir.’
