Nasrullah bugün medya söylemini yenilemek ve Siyonist Rejim ile yüzleşmeyi
yönetmek için düzenlenen “Filistin Muzafferdir” ulusal konferansında
bir konuşma yaptı.
Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan
Nasrullah bugün akşam saatlerinde medya söylemini yenilemek ve Siyonist Rejim
ile yüzleşmeyi yönetmek için düzenlenen “Filistin Muzafferdir” ulusal
konferansında bir konuşma yaptı.
Seyyid Hasan Nasrullah, “Medya söylemi diğer alanlarda
olup bitenleri ifade eder. Canlandırmamız gereken medya boyutu, İsrail rejimi
ve Amerikan hegemonyasıyla yüzleşmektir. Diğer bir deyişle bölgedeki iki
Amerikan ve İsrail projesiyle yüzleşmektir” dedi.
Nasrullah, “Medya söyleminin yenilenmesi için gerekli
faktörlerden biri direniş ekseninin kararlılığıdır ve Filistin direnişinin son
olarak Siyonist Rejim’e karşı savaşta ulaştığı zaferi medya söyleminin
yenilenmesinin nedenlerinden biridir” ifadelerinde bulundu.
Irak ve Fırat’ın doğusundaki ABD birlikleri işgalçidir
Nasrullah, “Amerikan hegemonyası bölge halkını tehdit eden
en tehlikeli unsurlardan biridir ve bu hegemonya, egemen rejimleri ve orduları
hareketli yapılara dönüştürmüştür” ifadesini kullandı.
Fırat’ın doğusunda ve Irak’taki ABD birliklerinin işgalci
olduğunu belirten Nasrullah, “Biz ABD’nin Irak’taki işgalciliği, Haşdi Şabi’ye
yönelik saldırısı ve Suriye’nin doğusuna saldırısı ile karşı karşıyayız” dedi.
İŞİD’in kuruluş amacı Filistin’in unutulmasıdır
Seyyid Hasan Nasrullah, “Hakkı ölçmek için hangi kriterler
kullanılabilirse, bunu Filistin davasında ve direniş odaklı medya söyleminde
görüyoruz. IŞİD’in kurulmasının amaçlarından biri Filistin meselesini
unutmaktı. Medyanın direniş eksenindeki söylemi, Filistin halkının kendi
topraklarına ve Suriye’nin Golan Tepeleri hakkı üzerine kuruludur” şeklinde
konuştu.
Düşmanın zaaflarını biliyoruz
Nasrullah sözlerini şöyle sürdürdü:
“Düşmanı yenmek için onun zaaflarını iyi biliyoruz ve
psikolojik savaşta yanılsamalara ve yalanlara güvenmeyiz. Direniş eksenindeki
medyanın en önemli güçlerinden biri haber ve olayları aktarmadaki
dürüstlüğüdür. Günümüzde düşman, liderlerinden çok direniş medyasına güveniyor
ve bu bizim medyamızın dürüstlüğünden kaynaklanıyor.”
Direniş vaat ettiği her şeyi tuttu
Direnişin vaat ettiği her şeyi yerine getirdiğini belirten
Nasrullah, “Direniş, kurtuluş vaadi verdi ve sözünü tuttu; tutsakların serbest
bırakılmasını vaat etti ve sözünü tuttu. Filistin’deki direniş, Kudüs’ü savunma
sözü verdi ve sözünü tuttu” dedi.
Nasrullah, “İşgalçi rejiminin çöküşünden bahsettiğimizde,
yanlış emellerden bahsetmiyoruz. Amaçlarımızı abartmıyoruz ve bu direniş
gücünün en önemli unsurlarından biri. ‘Kudüs Kılıcı Operasyonu’ kudüsü her
zamankinden yakın bir duruma getirdi” dedi.
ABD’nin direniş eksenindeki sitelere erişimi kısıtlama
eylemleri
ABD’nin direniş odaklı sitelere ve ağlara erişimi kısıtlama
konusundaki eylemlerine dikkat çeken Nasrullah, ABD’nin medya kuruluşlarının
etkisinden dolayı böyle eylemlerde bulunduğunu ifade etti.
Nasrullah konuya ilişkin olarak, “Düşman sitelere erişimi
kısıtlayabilir, ancak sosyal medya faaliyetlerini durduramaz ve onu
kullanmalıdır. Direnişe karşı bir medya savaşı var ve onun imajını zedelemek
için milyarlarca dolar harcanıyor” ifadesini kullandı.
Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Nasrullah, “Bölgedeki
gelişmeler ve tehditler doğrultusunda direniş medyası da geliştirilmelidir. Biz
medyanın yeni bölgesel denklemin istikrara kavuşturulmasına yardımcı olmasını
istiyoruz. İsrail, İslami ve Hıristiyan değerlerine yönelik tehdidin bölgesel
bir savaşa yol açacağını öğrendiğinde hesaplamalarınıyeniden gözden
geçirecektir” ifadelerinde bulundu.
Lübnan krizinin ana nedeni ABD
Lübnan krizinin ana nedeninin ABD olduğunu dile getiren
Nasrullah, “ABD, İsrail’e hizmet etmek için Lübnan krizinin çözümünü
engelliyor. Lübnan’da yolsuzluk ve yönetim krizi var ve bu krizlerin temel
nedeni ABD politikasıdır. ABD yönetimi, Lübnan bankalarının yurtdışından para
getirmesine engel değil mi? ABD yönetimi, Çin gibi Doğu’dan gelen yardımı
engellemiyor mu? Bazıları ABD’nin onları yaptırım listesine almasından
korkuyor. ABD’nin yaptırımlardan amacı Lübnan halkını direnişe karşı
kışkırtmaktır. ABD büyükelçiliği Lübnan parasının yok edilmesinden sorumludur”
değerlendirmelerinde bulundu.
