İsrail İran’a Karşı Yeni Planı

rasthaber

Rasthaber – Qodsna'nın Meşrik’ten aktardığı haberine göre; İran’ın nükleer faaliyetlerine engel olmak için kurulan Siyonist lobinin elemanı ve çevreci örgüt Panthera’nın kurucusu Thomas Kaplan, İran'ı dize getirmek için öncelikle askeri müdahalenin olmadığı bir yol izlenilmesi gerektiğini belirtti. Bunu da elindeki en iyi imkan olan ‘Perslerin Mirası’ olarak adlandırılan sözde çevreci örgütten destek alarak yaptı. Bu örgüt ve şahıs İran topraklarında ekolojik çevreyi koruma bahanesiyle askeri ve hassas bölgelerde casusluk faaliyetlerinde bulundu.

Geçen sene Tahran savcısı bir casusluk şebekesinin çökertildiği haberini duyurmuştu. Sözde çevreci örgüt adı altında hassas bölgelerden  bazı verilerin toplanarak ülke dışına servis edilmek üzere olduğu saptanmıştı. İsrail ve bölgedeki ajanların kontrolünde olan söz konusu şebeke İran istihbaratı tarafından deşifre edildi.

Her ne kadar istihbarat bakanlığı konuyla ilgili başka bir görüşe sahip olsa da son zamanlarda Tahran savcısı şebekenin 4 üyesini müfsidu’l arz olarak tanıttı ve cumhuriyet başsavcısı da bu suçlamayı onaylayarak şebeke üyelerinin casusluk yaptığını vurguladı.

Kanada ve Sözde Çevreci Casusları

Mossad'a bağlı olan ve geçen sene İran İstihbarat Bakanlığı tarafından çökertilen casusluk şebekesinin İsrail küresel ve bölgesel ajanları ile özel irtibatları vardı. Öyle ki 2018 başlarında ve ülkenin güvenlik güçlerinin aldığı önlemlerin ardından, Kanada ve Avrupa Birliği İran'a siyasal baskının artmasıyla birlikte İran'da tutuklu olan casusların durumunun değişmesi çağrısında bulundu.

Aynı şekilde Kanada, çifte vatandaşlığı olan (İran ve Kanada vatandaşlığı) Meryem Membini’nin yurt dışına çıkma yasağının kaldırılmasını istedi. Membini, Perslerin Mirası kuruluşunun genel müdürü ve şebekenin esas faktörlerinden olan ve hapiste intihar ederek ölen Kavus Seyyid İmami'nin eşi.

Kanadalı avukat Arvin Cutler Meryem Membini'nin dosyasını yakından takip ediyor. Yahudi asıllı olan ünlü avukat bir dönem Yahudi Kongresi başkanlığı ve Kanada'da adalet bakanlığı görevlerini de üstlenmiştir.

İran’da Halkın Münafıkları olarak isimlendirilen Halkın Mücahitleri örgütüyle çok sıkı ilişkilere sahip olan Cutler, 2012’deki verilere göre, cani münafık grubunun adını terör listesinden kaldırmak için epey çaba harcamıştır. 2014'te bu terör grubunun lideri Meryem Recevi’yi Kanada parlamentosuna konuşma yapması için davet etmiştir. Arvin Cutler, İran aleyhine insan hakları davalarında da etkin olarak rol almıştır.

Nükleer İran’a Karşı İttifak, Kaplan ve Perslerin Mirası

Arvin Cutler’ın faal olarak çalıştığı Siyonist kuruluşlardan biri olan Nükleer İran’a Karşı İttifak’ın (UANI) merkezi New York’tadır. UANI, İran’ın güçlenmesini engellemek için kurulmuş global bir kuruluştur. Çoğunlukla grubun üyelerini ABD, İsrail, Avrupa ülkeleri eski istihbarat başkanları ile batı ülkeleri temsilcileri ve bakanları oluşturmaktadır. Nükleer İran’a Karşı İttifak, İran aleyhindeki felç edici yaptırımların esas planlayıcılarındandır. Dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif 2017 Eylül ayında ve nükleer müzakerelerin başında Nükleer İran’a Karşı İttifak lobisini İran aleyhine kurulan en büyük aktif lobi olarak tanımlamıştır.

Lobinin en önemli yatırımcısı Thomas Kaplan’dır. Kaplan Nükleer İran’a Karşı İttifakı desteklemekle birlikte aynı zamanda Panthera'nın da kurucusu ve sponsorudur.

Ekolojik yaşam Panthera'nın faaliyetleri tıpkı Nükleer İran’a Karşı İttifak örgütünün faaliyetleri gibi İran’la çok ilgilidir. Panthera, Perslerin Mirası’na mali desteği sürdürdüğü gibi örgütün Amerika’daki şubeleri aracılığıyla İran’a para ve ekipman aktarmakla  suçlanan Morad Tahbaz ile de yakın ilişkiler içindedir.

Amerika’daki Perslerin Mirası üyelerinden şu isimleri sayabiliriz:

Panthera projesinin müdürü Luc Hunter.

Pehlevi dönemi ekoloji çevre örgütü başkanı İskender Firuz.

Eşref ofisi başkanı Gholam Reza Goulsorkhe.

Thomas Kaplan’ın yeğeni kaybolduğunda, batı basınında onlarla olan ilişkileri ve İsrail istihbaratına olan hizmetleri ortaya çıkarıldı. Cenaze merasiminde Lejyon Donore New York'ta 5 Mart 2014’te şunları söyledi:

Arkadaşım, bir gün çocuklarımız bize şunu sorabilirler; sizin nesliniz İran’a karşı ne yaptı. İran’ın niyetinin ne olduğunu bildiğimizde bu bilgi daha büyük bir şeyin parçası olmam gerektiğini öğretir bana. İşin sonunu bilmek zordur ancak bunu biliyorum ki her ne kadar Nükleer İran’a Karşı İttifak örgütünün Tom Hawk füzeleri ve uçak gemisi yoksa da biz İran’a diz çöktürmek için bir şey yaptık. Diğer grupların ve devlet kurumlarının çoğundan farklı olarak İran’a karşı çok özel çalışmalar yaptık.

Kaplan’ın sözlerini dikkate almak gerekir. Çünkü o elinde bulundurduğu imkanlarla çevrecilik perdesinin arkasına sığınarak İran’ın en hassas bölgelerinde İsrail için bilgi topladı.

BAE Prensi Bin Zayid İle Kaplan'ın Ortaklığı

Thomas Kaplan Panthera nın kuruluşunda özel bir şirketle ve Arap hükümdarları arasında tanınan bir isimle ortak oldu: Birleşik Arap Emirliklerinin bir numaralı adamı Muhammed bin Zayid.

Bin Zayid, BAE’lerinde askeri ve istihbarat teşkilatlarını yöneten, Panthera’nın asıl yatırımcılarından biri. Bin Zayid’in yakınlarından, Rezzan Halife Mübarek isminde bir kadın da Zayid’in temsilcisi ve Panthera’nın yönetim kurulu üyelerinden. Aynı zamanda Muhammed Zayid’in Yaban Hayatı Koruma Fonu genel müdürü. Bu fon, Bin Zayid tarafından  ve Thomas Kaplan’ın Panthera’sından örnek alınarak kuruluyor. Bu fon da Panthera ve Perslerin Mirası ile İran’ın farklı bölgelerinde farklı projelerde birlikte çalışma yürütmeyi planlıyor.

Panthera’nın Teknik Donanımı

Bin Zayid’in kuruluşu ve Panthera’nın ilişkileri son derece karmaşık. Bin Zayid, Panthera’da yönetim kurulu müdürü. Panthera’nın genel müdürü Frederic Laonay da Bin Zayid’in kuruluşunda yönetim kurulu müdürü.

Elbette Muhammed bin Zayid’in başka bir görevi daha var o da İran’ın doğusundaki aktif kuruluşlarla iletişim kurmak ve onlara destek sağlamak. Afganistan’da Şiaların çoğunlukta olduğu merkezleri tespit etmek. Casusluk suçlularından Nilüfer Beyani’nin bu merkezlerin özel danışmanlarından biri olması da oldukça ilginç. İran’ın doğusundaki aktif kuruluşların görevlerinden bir diğeri ise İranlı Bahai ağlarıyla irtibat kurmak.

Yapılan bu geniş kapsamlı çalışmalar ve bilgi aktarımı İran'daki Amerika ve İsrail ağlarıyla bağlantılı. Son yıllarda artan bu casusluk faaliyetleri, güvenilir kurumların ihmali ve dikkatsizliği yüzünden olmuştur.

Bu yüzden İran kamuoyu güvenlik ve adalet kurumlarından bu tarz  zarar verici eylemlere karşı dikkatli ve uyanık olmalarını beklemektedir.

kudusgunu

Bu Haberi Paylaş