İYİ Parti’den Yerel Seçim Kararı

rasthaber
Rasthaber –  İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, partisinin genel merkezinde
yaklaşık 3 saat süren Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısının ardından
gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

2024 Mahalli İdareler Seçimleri’ne ilişkin Zorlu, “Türkiye
genelinde 81 il ve ilçelerinde partimizin kendi adaylarının teşkilatlarının
görüşlerinin yanı sıra, her seçim çevresinde aday adaylarımıza yönelik halkın
eğilim ve tercihlerinin dikkate alınarak tespit edilmesine karar verilmiş olup,
sürecin yönetiminde parti Başkanlık Divanımız yetkilendirilmiştir.” dedi.

Bir gazetecinin, “Ekrem İmamoğlu İstanbul’da, Mansur
Yavaş Ankara’da desteklenecek mi?” sorusuna şu karşılığı verdi:

“GİK toplantısı sonucu hazırlanan metin çok açık.
Bahsettiğiniz tüm kişi ve tartışmalardan azade bir biçimde metni olduğu gibi
okuduğunuzda her şey çok net. İnşallah İYİ Parti yerel seçimlerin parlayan
yıldızı olacak.”

Zorlu, bu kararın oy birliğiyle alınıp alınmamasına ilişkin
soruyu da “Birkaç arkadaşımızın farklı görüşleri oldu. Yüksek ölçüde oy
çokluğu diyebiliriz.” şeklinde yanıtladı.

“Cumhuriyet Halk Partisi için yerel seçimlere ilişkin
bütün kapılar kapandı mı?” sorusu üzerine de Zorlu, şunları kaydetti:

“Bu sorular gerçekten aslında Türk siyasetinin ne kadar
zorlu bir dönemeçten geçtiğinin işareti. Biz Türkiye’nin bu ittifaklar
mekanizmasıyla, Türk milletinin bir kıskaç siyasetine alınmasına karşıyız ve
biz bu yolculuğu Türk milletinin hep birlikte onların sesiyle ve desteğiyle
yapacağımızı düşünüyoruz. Şu anda odaklandığımız şey kendi adaylarımızı ülke
genelinde belirleyerek milletimizin karşısına çıkabilmektir. Milletimiz İYİ
Partiye destek vererek bu desteğini sürdürüp artırdığı ölçüde de göreceksiniz
Türkiye’de bu kıskaç siyaseti son bulacak.”

Zorlu, GİK toplantısı sonucunda olası ittifaklar için Genel
Başkan Meral Akşener’e görüşme ve inisiyatif kullanma yetkisinin verilip
verilmediğiyle ilgili soruya da “Başkanlık Divanımıza bu yetki verildi.
Hatta birkaç il belediye başkan adayımızın tespit edilmesi söz konusu. Bunlarla
ilgili Sayın Genel Başkan’ımızın belki ilerleyen günlerde açıklaması olabilir.
Ama somut olarak GİK, Başkanlık Divanımızı yetkilendirdi. Divan da önümüzdeki
hafta veya günlerde bu gündemle toplanabilir” yanıtını verdi.

Karar noktasında Genel Başkan Akşener’in rolüyle ilgili
soruya karşılık da Zorlu, “Sayın Genel Başkan’ımız GİK’in görüşünü almadan
asla hareket etmiyor. Ve bu, gerçekten de partimizi güçlü kılan bir unsur”
dedi.

“GİK toplantısında itirazların yoğunlaştığı bağlam
neydi?” sorusu üzerine de Zorlu, “Zannediyorum, 4 arkadaşımızın böyle
bir görüşü oldu. Orada ifade edilen şeyler de esasında bu okuduğum metnin
tümüyle reddedilmesi anlamı taşımayan, bazı bölümlerini içeren bir farklı
görüşün tavsiyesiydi” diye konuştu.

Zorlu, basın açıklamasında ekonomiye yönelik de
eleştirilerde bulundu.

Emekli maaşlarının düzenlenmesi konusunda yapılan çalışmanın
uzatıldığını söyleyen Zorlu, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı aralık ayının
sonuna görüşmeleri atarken Hazine ve Maliye Bakanı ucu açık bir şekilde emekli
maaşlarını incelediklerini belirtti. Emeklilerin haykırışına ses vermek ve
emeklilerimizin sesi olmak için geçen hafta İstanbul Avcılar İlçe Başkanlığımız
sadece 2 günde 5 bin imza toplayarak bir çözüm bulması için dün TBMM Grup
Başkanlığımıza bu imzaları teslim etti” dedi.

Zorlu, önerilerinin en düşük emekli aylığının asgari ücretin
altında olmaması yönünde olduğunu belirtti.

Karabağ’da yaşanan gelişmeleri de takip ettiklerini bildiren
Zorlu, “Ayrılıkçıların Karabağ bölgesinde gerçekleştirdiği gayrimeşru
seçim girişimini tanımadığımızı ortaya koymuştuk” ifadesini kullandı.
Zorlu, nihai barış anlaşmasının imzalanmasına yönelik çabaların bulunduğu
dönemde ortaya konulan bu durumun hem bölgenin huzur ve istikrarı hem de
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi bakımından asla kabul
edilemeyeceğini söyledi.

Karabağ’da bölgenin normalleşmesi için kendilerine gelen
talep ve şikayetlerden birini gündeme getirmek istediğini ifade eden Zorlu,
şunları kaydetti:

“Hala bu topraklarda yüz binlerce mayın var. İkinci
Karabağ savaşından bu tarafa çoğunluğu tekrar ele geçirilen topraklarda olmak
üzere 180 mayın patlaması meydana geldi ve bu patlamalarda 303 kişi yaralandı
veya vefat etti. Hayatını kaybedenler arasında askerlerin yanı sıra siviller de
yer alıyor. Bu sebeple bölgeden göç eden insanların geri dönüşleri mümkün
olmuyor. Öncelikle bu mayınların temizlenmesi ve şehirlerin inşası
gerekiyor.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın