Karabağ Karabağ

rasthaber
Rasthaber –  Yemen savaşına Siyonizm beş yıl önceden hazırlık yaptı ve
karşı sahilde Sudan ve Somali’de tekfirci alt yapının oluşmasını sağladı. Bunun
için Usame Bin Laden’i  bahane ederek
Afganistan ve Pakistan dağlarında uzun süreci bir operasyona girişti ve
buraları yurt edinmiş tekfirci kesimin Sudan ve Somali’yi toplanma merkezi
yaptı. Daha sonra buralarda bizden bazı şirketler arazi alımları yaparak ne
idügü belirsiz bir takım binalar inşa etti! Sonrası malum Yemende hiç bulunmayan
tekfirci zihniyet karşı sahilden ithal edilerek 
Yemen vekalet savaşı başlatıldı. Bu gün Karabağ vesilesi ile İran
sınırında bir savaş aniden patlak vermiş durumda! Savaş için öne sürülen kabul
görmüş sebepler her zaman gerçek ile alakasız çıkmıştır. Uluslararası kamuoyunu
tatmin etmek için mutlak bahaneler üretmek gerekiyor. Bunu yaparken olayın
taraftarlarını da motive etmek için tarihi. kavmi ve dini hassasiyetler
kullanmak emperyalizmin usulündendir. Bunu yakın tarih bize çok iyi öğretti.
Irak, Suriye bunun en iyi örnekleridir.

Irak işgalini meşrulaştırmak için Saddam’ın Kuveyt’i işgali
gizlice teşvik edilmiş sonra bir kainat topu bahane edilmiş yetmemiş birde ikiz
kuleler saldırısı bizzat kendilerince tertip edilmişti.

Yine Suriye savaşı başlatılmadan önce ise ilk olarak Hariri
cinayeti bahane edilerek Suriye Ordusunun Lübnan’dan  çekilmesi sağlanmış ve ikinci olarak Türkiye
Suriye sınırındaki birinci dünya savaşından kalma mayınlar temizletilmişti.
Savaş başlayıp ta bu sınırın tekfirciler tarafından eleğe çevrildiğine şahit
olunca bunu niçin yaptıklarını daha iyi anlamıştık.

Şimdi Karabağ’da yapılan bundan ibarettir. Görünüşte sağlam
sebeplere dayanan bir bölgesel savaşı İran sınırında oluşturmak emperyalizmin
sahip olduğu tecrübe ile gayet mümkündür. Bir yandan Ermenistan ile kurulan sağlam
güven ortamıyla Karabağ’ın özellikle dağlık kesmi bir zamanların Beka vadisine
çoktan çevrilmiş olması mümkündür. Ermenistan Karabağ savaşı başlamadan hemen
önce İsrail ile normalleşme anlaşmasını imzalayacağını açıklamadı mı? Savaş
tezahür ettiğinde İsrail heronlarının başına füze yağdırdığını gördükten
sonraki pişmanlığı bu durumu artık değiştiremez. Bu bölgede emperyalizmin uzun
yıllar önce planladığı projeler bir bir uygulamaya konuluyor bundan emin
olabilirsiniz?  Bu proje Lübnan’da ,
Suriye’de Irak’ta Yemen’de ve hatta 15 Temmuz vesilesi ile Türkiye’de İran ile
savaşan ve/fakat başarısız olan siyo&emperyalizmin savaşı daha çetin bir
şekilde İran topraklarına direnişin ana vatanına sokma projesidir. Bu
proje  İran sınırında tekfirci terörizmin
yeni toplanma alanını   bir karşı devrim
ileri karakolunun temellerini atma projesidir. Bu bugün görünen anlatılan tüm
gerekçelerin bahanelerin ötesinde birebir dünya gerçeği ile örtüşen asıl niyet
ve projedir. Bu dünya hegemonyasının Rusya ve ABD ikili denge düzeninin İran
devriminden sonra değişen tek ve en önemli projesidir. İran’ı boğmak ve
direnişi yok etmek!

Bu gün Karabağ vesilesi ile sahnelenen oyunun figüranlarını
tek tek incelediğimizde bunun aksini düşünmek basiretsizlik olur.

İsrail bu savaşta baş aktördür ve savaşan her iki tarafıda
farklı şekilde desteklemektedir.

Azerbaycan yönetimi İsrail ile çok sıkı ilişkiler
geliştirmiş ve silah ve techizat acısından İsrail tarafından donatıldığı gibi
zihniyet acısından da İsrail’den farkı yoktur. Nasıl İsrail’in zindanları
Müslüman Filistinliler ile doluysa Azerbaycan zindanları da Müslüman İslam
alimleri ve aktivistleri ile doludur. Başörtüsü takmak bu ülkede yasak olduğu
gibi camilerde hoparlörlerle ezan okumakta yasaktır. Ancak tiyatroda Karabağ’da
ele geçirilen köylerde hasretle ezan okutmak savaşın selameti acısından
elzemdir. Azerbaycan oligarşisinin yani Aliyev’in kızları ve oğlunun  dünyaya yayılmış  servetleri dillere destandır.

Şimdi şapkayı öne koyup düşünmek gerekir. Acaba İslam toprağı
olarak kabul ettigimiz Karabağ’ın Ezanı ve başörtüyü yasaklamış İslam
alimlerini zindana tıkmış seküler ve diktatoryal bir yaşamı olan ve halkın değerlerini
zimmetine geçirmiş bir yönetime emanet etmek İslam adına nasıl bir kurtarış
olabilir.

Yüksek volümlü hamasetin gölgesinde gizlenmiş niyetleri
görmek kolay değil elbet!

Hemen bize 
“Ermenistan yanlısı” Grogeryan Ermeni’si” “sen Türk
olamazsın” gibi  hitaplar ile
girişmeye hazırlanan ehli hamaset ve mental problemli arkadaşlardan önce
söyleyeyim Karabağ aziz rehberin dediği gibi bizim için de  İslam toprağıdır. Tıpkı bir İslam toprağının
ele geçirilmesi veya geri alınmasındaki meşruiyet kurallarının da İslami olması
gerektiği gibi!  Biz İslam’ın sadece
işimize gelen ve fikrimizi, eylemimizi, çıkarımızı, duruşumuzu destekleyen
kısmını alıp gerisini boş vermek gibi bir tavrı asla kabul edemeyiz. Birileri
söz konusu kavimleri, vatanları ,aidiyetleri, devletleri, cemaatleri ve
partileri olunca İslam miş, Kur’an miş Muhammed miş,  Ehlibeytmiş çabuk unutabiliyor ve İslam’a
aykırı durumlara girip  makamlarından ,
kürsülerinden, manşetlerinden Allah’ın Muhammed (saa)’ nin sözlerine aykırı
sözler sarf edip absürt kıyasları kolayca yapıyorlar.  Ama bizim inancımıza göre hak ve adalet söz
konusu olunca taraftarlık , kayırma biter ve düşman için dahi olsa adalet
gözetilir.

Bu yüzden bir İslam toprağı olan Karabağ’ın gerçek manada
özgürlüğünü istiyorsak önce İslam devriminin ve direnişin bekasını gözetmek ve
her türlü ihtimali akıp duran olayların ardında sorgulayabilmeliyiz. Bu
Karabağ’ın kurtuluşuna ve Azerbaycan halkının karşısında olmak demek değildir.
Bilakis bölgede çıkarılmaya çalışılan fitneyi engellemek bütün bölge halkları için
hayırlı bir sonucu istemektir. Minvalimiz ve arzumuz budur.


Fatih Bilgin

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın