Karamollaoğlu: BOP, Fiilen Yürümeye Devam Ediyor

rasthaber
Rasthaber –   Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Saadet
Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen, İl Kadın Kolları Başkanları
Toplantısı’na Türkiye’nin dört bir yanından teşkilat mensupları katıldı.
Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Millî Görüşçü
olmanın bir ayrıcalık olduğuna dikkat çekerken, Millî Görüş hareketinin hem
manevi kalkınma hem de maddi kalkınmayı önemseyen bir teşkilat olduğuna dikkat
çekti.

“ERBAKAN’IN BAŞARILARINI KISKANANLAR ÖNÜNÜ KESTİ”

Millî Görüş hareketinin başarılı olması durumunda
Türkiye’nin hem maddi hem de manevi olarak kalkınabileceğine dikkat çeken
Karamollaoğlu, Millî Görüş iktidarında Türkiye’nin daha da güçleneceğine vurgu
yaparak, “Biz başarılı olduğumuz da emin olun ki hem ülkemizin hem bölgemizin
hem de dünyanın yapısı değişecek. Biz bunları laf olsun diye söylemiyoruz.
Erbakan Hoca’mız hem hali hem de ilmi ile önder oldu. Erbakan Hoca’mızın her
zaman önünü kesmek için çabaladılar. Siyasi manevralar yetmeyince de askeri
manevralar ile kestiler. Erbakan Hoca’mız ise her önü kesildiğinde tekrar
kolları sıvayıp hareket etmeye devam etti. Her zaman en güzel mesajları verdi.
Kendisi tek başına ülkeyi yönetecek güce sahip olmadığı için kendisinden farklı
düşünen partilerle de ortaklık kurdu. 1974 Ecevit birlikteliği. O iktidar
yıkıldı, ardından Demirel ile kurulan hükümette de tüm Türkiye’yi dolaşarak,
200’den fazla fabrikanın temelini attı. Bu başarılarını kıskananlar önünü
kesti.” dedi.

“HAPİSLERE, YASAKLARA RAĞMEN ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM ETTİK”

1980 darbesinin aslında Millî Görüş hareketinin önünü kesmek
için yapıldığını ifade eden Karamollaoğlu, yasaklara rağmen Millî Görüş’ün
çalışmalarına devam ettiğine dikkat çekerek, “1979 seçimlerinden sonra kurulan
Demirel hükümetinin yeterli desteğinin olmaması sonrası baktılar ki Türkiye’de
Millî Görüşçüler iktidara gelecek, askeri bir darbe gerçekleştirildi. İhtilal
olunca gerekçe Millî Görüş oldu. O dönemde Konya’da gerçekleştirdiğimiz Kudüs
Mitingi’nde atılan sloganlar gerekçe gösterildi. O dönem Kenan Evren,
Erzurum’da mani olmasalardı Millî Görüşçülerin iktidara geleceğini ifade etti.
Ama ardından gelen süreçte yasaklara, hapis cezalarına rağmen biz
çalışmalarımıza devam ettik. Eğer önümüz kesilmeseydi, bize karşı bir tavır
sergilenmeseydi, biz yaptığımız hizmetlerle çığır açardık.” ifadelerini
kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ ÖRNEK BİR ÜLKE HALİNE GETİRECEĞİZ”

Asgari ücret belirlenmesi sürecinde açlık sınırının baz
alınmaması gerektiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, asıl sınırın yoksulluk
sınırı olması gerektiğini ifade ederek, “Açlık sınırında bir maaş sadece
karnını doyur gerisine karışma demek anlamına gelir. Biz eğer iktidara
gelirsek, işçisi, memuru da, esnafı da bayram edecek. Açlık sınırı 7 bin lira
üzerinde yoksulluk sınırı ise 23 bin lira. Biz yoksulluk sınırında ücret
verilmesini sağlarız. İsraf, yolsuzluk kaldırılırsa bunu verebiliriz. Bu kaybın
bir kısmını yatırıma yatıracağız. Böylece Türkiye, hem üreten, hem çalışanına
hak ettiği ücreti veren bir ülke haline gelecek. Biz örnek bir ülke haline
geleceğiz. Sadece bu yetmez. 9 bölgemizde araştırma, geliştirme noktaları
kuracağız. Eğitim alanında da adımlar atacağız. İmam hatipler, camiler ve
Kur’an kursları da devam edecek ama ahlaki olarak kayıplarımızı da tekrar
kazanacağız. Enerjide de, madencilikte de kendimize yeterli hale geleceğiz.
Güneş ve rüzgar enerjisi şuanda bizim ihtiyacımızın yüzde 20’sini karşılıyor
ama bunu artırmalı ve bu alanda kullanılan malzemelerin üretimini de biz
yapmalıyız. Biz bir bütün olarak kalkınacağız.” diye konuştu.

“TÜRKİYE, EKONOMİK ANLAMDA ZORLANIYOR, DIŞ SİYASETTE DE
YALNIZLAŞTI”

Türkiye’nin ekonomik olarak zorlandığına dikkat çeken
Karamollaoğlu, hem de dış siyasette yalnızlaştığını belirterek, “Türkiye şuan
da ekonomik anlamda çok zorlanıyor ve yalnızlaştık. Azerbaycan, İran ve
Pakistan’dan başka kim kaldı. Biz tüm dünya ile kavga halindeyken nasıl bu
projeye karşı koyabiliriz. Siyonistler Nil ve Fırat arasına sahip olduğunu
iddia ediyor. Türkiye’nin de bu sınırlarda çok büyük bir alanı var. Biz dış
politikada yetkili bir ufuk açacağız.” dedi.

“BOP, FİİLEN YÜRÜMEYE DEVAM EDİYOR”

AK Parti iktidarında, Amerika’nın Irak işgalinin meydana
geldiğini ifade eden Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Büyük
Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı olduğunu belirttiğini ifade ederek, “Tayyip
Bey’in 2002 yılından sonra ortaya koyduğu manzara ne oldu. 2 milyona yakın
Müslüman öldürüldü. Irak’ta sebep Saddam değildi. Amerika özellikle orta doğuyu
şekillendirmek istiyor. Bunu ise Büyük Ortadoğu Projesi olarak ifade ediyor.
Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçeğinin Büyük İsrail Projesi olduğu anlatılmıyor.
Bu nedir. Yahudilerin inancına göre Nil ve Fırat arasındaki toprakların
kendilerine Allah tarafından bağışlandığını iddia ediyorlar. Siyonistler
dünyanın en aşağılık kavmidir. İsrail bugün zalim yönetim anlayışı ile o
topraklarda yöneticilik kurmuştur. Tayyip Erdoğan, BOP eş başkanı olduğunu
söylemişti. Bir ara yanlışı fark etmiş ve ben öyle bir söz demedim demiştir.
Ama ne olursa olsun bu görevi ifa etmeye çalışmakta. Irak, Suriye, Mısır, Yemen
karıştı, biz de karşılarında yer aldık. Bunun için BOP fiilen yürümeye devam
ediyor.” diye konuştu.

“TAYYİP BEY’İN MİLLÎ GÖRÜŞ İLE ZERRE BAĞLANTISI YOKTUR”

Cuma günü Ankara’da Bilkent Üniversitesinde katıldığı
programa da değinen Karamollaoğlu, AK Parti’nin Millî Görüş’ten kopması ile
ilgili sorulan bir soruyu örnek vererek, “Dün akşam bir üniversite de gençlerle
bir araya geldik. Orada sizinle aynı görüşte olan Erdoğan sizden farklı işler
yapıyor dediler. Hemen düzeltelim, Millî Görüş gömleğini çıkardığını kendisi
itiraf etti. Amerika başkanı ile görüşüp, fotoğraf çektirip her yerde
yayınladılar. Amerikalılara destek vermek için birçok faaliyet gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Millî Görüş ile zerre bağlantısı yoktur. Bunu herkes
bilsin.” ifadelerini kullandı.

“HAVUZ SİSTEMİ İLE İSTENENDEN FAZLA ZAM VERİLEBİLDİ”

Refah-Yol Hükümeti döneminde Başbakan olan Erbakan’ın
yaptığı asgari ücret zammını hatırlatan Karamollaoğlu, sendikaların istediğinin
üzerinde zam verildiğini belirterek, “O zaman yüzde 130 enflasyon var. Toplu
sözleşmede sendikalar yüzde 30 zam altında zammı kabul etmeyiz diyor, Maliye
Bakanlığı da yüzde 20’nin üstünde veremeyiz diyordu. Mesut Yılmaz, hükümet
değişiminde yüzde 30 verdi. Ne için Erbakan Hoca’yı zora sokmak için. Erbakan
Hoca da iktidara gelince, devlet kurumlarının aynı bankaya paralarını yatırmaya
talimatını vermişti. Havuz sistemi kurulduktan sonra sistemin para sorunu
olmadığını görmüş olduk. Erbakan Hoca, yüzde 50’lik zam verdi. Bu zam verilince
karşı partiler ülkeyi batıracaklar demeye başladı. Fakat sistem işe yaradı ve
yıl sonuna kadar iki zam daha yapıldı. Bu durumlara karşı ülke iyiye gitmeye
başlayınca 28 Şubat post modern darbesi gerçekleştirildi.” diye konuştu.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın