Karamollaoğlu: Sonun Başlangıcındayız, Yeni Bir İktidara İhtiyaç Var

rasthaber
Rasthaber –  Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, parti genel
merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.
Karamollaoğlu, “İktidarı ayağı yere basmaya, düşünmeye kendisinden farklı
kanaatte olan kesimleri dinlemeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

2021 yılının Türkiye açısından her anlamda zor bir yıl
olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, yurttaşların yeni yıldan da umutlu
olmadığını dile getirdi.

“Eskiden insanlar yeni bir yıla girerken umutlu ve
neşeli olurlardı. Yeni yıl demek; yeni başlangıçlar, yeni fırsatlar demekti
insanlar için” diyen Karamollaoğlu, “İnsanımız yeni yılı ümitle değil
korku ve kaygıyla karşılıyor. Yeni yılın onlara neşe değil daha fazla zam
getireceğini, ekonominin daha da kötüleşeceğini düşünüyor” ifadelerini
kullandı.

Karamollaoğlu, “Çok net anlaşılmıştır ki; Türkiye’nin
yeni bir modelden çok yeni bir iktidara ihtiyacı var” derken AKP’li
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ‘stokçuluk’ açıklamalarını hatırlatarak
“Sayın Cumhurbaşkanı, ekonomideki kötü gidişin sadece fiyat artışından ibaret
olduğunu; fiyat artışının da marketlerden ve stokçulardan kaynakladığına
inanıyor. ‘Stokçuların tepesine bineceğiz, en üst cezaları vereceğiz’ diyerek
ekonominin kontrolünün kendisinde olduğu mesajını vermek istiyor. Bu hakikaten
problemin nereden kaynaklandığını bilmemenin en açık göstergesidir.” dedi.

Karamollaoğlu, “Oysa kontrol çoktan kaybolduğu için
piyasalara bir belirsizlik, ekonomiye istikrarsızlık hakim olmuş durumda”
diye konuştu.

“Tarihi bir dönemden geçiyoruz; adeta sonun
başlangıcındayız. Bu kadar kritik bir eşikteyiz” diyen Karamollaoğlu, iktidara
da şu mesajı verdi:

“Meslek odaları, esnaf odaları, ticaret odaları, diğer
meslek grupları ve uzmanlaşmış kesimlerle ‘acil kriz toplantısı’
düzenlenmelidir. İktidarı ayağı yere basmaya, düşünmeye kendisinden farklı
kanaatte olan kesimleri dinlemeye davet ediyorum. Akıl akıldan üstündür. İçinde
bulunduğumuz krizi aşmanın ilk şartı toplumsal uzlaşı ve mutabakat ortamının
sağlanmasıdır. Geçmişte yapılan hatalar nasıl Türkiye’yi bu noktaya getirdiyse,
bugün atılacak yanlış bir adımın maliyetinin çok daha ağır olacağı
unutulmamalıdır.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın