siyasetine damga vuran, “memleket masası”, “İYİ Parti-HDP
polemiği”, “CHP’li belediyelerin yardımlarının engellenmesi” ve
“Gazi Fen Fakültesi Dekanı’nın istifasıyla sonuçlanan olay” gibi
konularda Habertürk TV Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir’e açıklamalarda
bulundu.
Kılıçdaroğlu’un açıklamlarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Darbe tartışması
15 Temmuz sonrası Yenikapı’ya gittik. Darbeye karşı
olduğumuzu söyledik. Darbe günü derhal grup yöneticilerimize Meclis’e gidin
dedik. Hiçbir şekilde darbeyi tasvip etmedik. Sadece biz değil, daha önce de
Bülent Ecevit, ‘Biz darbeye karşıyız’ diyerek istifa etti. Buradaki öz şu
aslında: Darbeye karşı olduğunu söyleyenler, darbecilerin çıkardıkları
yasaları, demokratik standartlarda değiştirmek zorundadır. Aksi halde darbe
karşıtlığı lafta kalıyor. Parlamentoyu vesayetten kurtarmalıyız; darbe
yasalarını değiştirmeliyiz. Bunu yaparlarsa darbeye karşı olduklarına inanırız.
20 Temmuz’dan sonra Türkiye sivil darbe süreci yaşıyor. Hangi darbeden söz
ediyorlar. Yargı, Parlamento vesayet altında. Bütün dünyanın parlamentoları
açık; parlamentosu kapalı olan yalnızca Türkiye var. Bir kişi istemediği için.
‘Gerek yok, kapatın’ diyor; kapatıyorlar. Sorunun çözümünde tek önemli aktör
parlamento ve o da kapalı.
Gündemi değiştirmek, vatandaşın içinde yaşadığı sorunu
vatandaşa düşündürtmemek için yapılmış şeyler. Trollerin, AK Parti
yandaşlarının televizyonlarda, sosyal medyada yaptıkları konuşmalar bunlar.
Hiçbir ağırlığı, hiçbir gerçek yönü yok. Vatandaşı kutuplaştırıp birbirine
düşman etmek amacındalar. Beşikteki çocuğu bile öldürmeyi göze alan bir kişiden
Müslüman olur mu? Hadi adamı öldürdün; çocuğundan ne istiyorsun? Bu kadar kin ve
öfkeyi yaratan siyaset ortamının aktörü kim? Yazıktır günahtır ya! Millet can
derdinde bunlar başka bir şeyin derdinde…”
Memleket masası
Masa tartışması çok iyi niyetlerle Meral Hanım’ın bir
önerisi. Türkiye’nin dünya kadar sorunu var. Bu sorunların çözülmesi için
oturup beraber çözüm bulabiliriz. Parti ayrımı yapmadan, gerginlik yaratmadan
sorunları çözebiliriz. ‘Hayır, yapmayız’ diyorlar. Kendilerinin bileceği iş.
Türkiye çok ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. ‘Gelin birlikte çözelim’
diyoruz; kabul etmiyorlar. Onların bileceği şey. Bu çağrı, Türkiye’nin
demokratik standartlarını yükseltmek açısından önemli…
Geçen yıl 23 Nisan’da bir konuşma yaptım. Anayasa
değişikliği dahil olmak üzere, yargı bağımsızlığı dahil olmak üzere. 23 Nisan
dolayısıyla 16 maddelik öneri sundum. Bunu AK Partililere bakarak söyledim.
Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesi için önümüzdeki yüz yılda
çocuklara nasıl gelecek bırakacağız, 16 maddede söyledik. Bizim
düşüncelerimizde eksiklik olabilir; burası eksiktir diyebilirler. En azından
tartışmaya ihtiyacımız var. Vesayet altındaki parlamento ile yargı ile bu
süreci götüremezsiniz. Vesayete alınmak istenen medyayla bu süreci
götüremezsiniz. Onlara bile tahammül edemiyorlar. 3-5 gazete, TV var ona bile
tahammül edemiyorlar. Bu yasaklar, baskılar ancak darbe dönemlerinde
olurdu.”
HDP-İyi Parti polemiği
Bu tartışmayı aslında onların Eş Genel Başkanı Mithat Sancar
sonlandırdı. ‘Bizim seçimler sırasında İYİ Parti ile hiçbir işbirliğimiz,
görüşmemiz olmadı’ dedi. Doğru. O zaman bu tartışmanın hiçbir anlamı kalmadı.
Bir görüşme olmadı; bir konuşma da olmadı. O zaman bu da yapay bir tartışma
olarak kalır ki aslında Millet İttifakı’na zarar vermek istiyorlar.
Bahçeli’nin açıklamalarına
Talimatla yapılan açıklamalar Bahçeli’nin. AK Parti’nin
yapmadığını MHP’ye delege ediyor. AK Parti adına konuşuyor aslında. AK
Parti’den MHP’ye delege etme işi; gereksiz bir tartışma yaratmak için. Biz, MHP
ile bir tartışmanın yersiz olduğuna inanıyoruz. Bahçeli’nin yaptığı
eleştirilere ben yanıt vermiyorum. MHP ile ve diğer partilerle, iktidar partisi
hariç bir tartışmaya girmeme konusunda genel bir talimatım var. Kısır
tartışmaların içine partimiz girmeyecek. Sen-ben kavgasına parti girmeyecek.
Memleketin dünya kadar sorunu var. Vatandaşın sorununu nasıl çözeceğimizi
konuşacağız.
Belediyelere engellemeler
Tek cümle ile söylüyorum: ‘Ne yaparlarsa yapsınlar bizim
belediyeler tarih yazmaya devam edecekler.’ İstedikleri engeli çıkarsınlar;
büyük özveriyle tarih yazmaya devam edecekler. CHP’nin ne olduğunu, hangi
ilkelere inandığını, nasıl şeffaflığa inandığını ve nasıl özveriyle çalıştığını
bütün dünyaya göstererek örnek oluşturdular belediyelerimiz…
Derkan Orhan Acar tepkisi
Çürüme yukarıda başladıysa, aşağı doğru çürümenin dozu
artarak devam eder. Devletin bütün kurumlarında çürüme devam eder. Kızılay
hepimizin gözbebeğiydi; nasıl çürüttüklerini gördük. Üniversiteler, dekanlar
hepimizin gözbebeğiydi. Liyakat, ehliyet, adalet yok olduğunda devletteki
çürümenin nereye geldiğini görüyoruz.
