Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu genel merkezde ziyaret etti.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu ile CHP Genel
Başkanı Kılıçdaroğlu arasındaki görüşme, yaklaşık 1 saat sürdü.
Görüşmenin ardından yapılan ortak basın toplantısında
konuşan Davutoğlu, ekonomide gelinen süreci istişare etmek için, siyasi parti
liderlerinden görüşme talebinde bulunduğunu belirterek, Kılıçdaroğlu’na
kabulden dolayı teşekkür etti.
Türkiye’nin çok kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen
Davutoğlu, “Gün boyu yaşadıklarımız herhangi bir ekonomik kriz olarak
anlatılamaz, aktarılamaz, yorumlanamaz. Aslında yüreğim yanarak ifade ediyorum;
ülkem ve ekonomimiz için kaygılar duydum. ‘Ekonomi Kurtuluş Savaşı’ ifadesi
kitlelere cazip gelebilir, Sayın Cumhurbaşkanı bu yolla şu ana kadar
sergilediği ve Sayın Bahçeli tarafından desteklenen AK Parti-MHP iktidarı
şeklinde uygulanan ekonomi politikalarını meşru kılabilir; ancak herkes bugün
ekonomimizin geldiği bu kritik aşamada açık bir şekilde tabloyu görmek zorunda.
Bu ülkede Başbakanlık yapan birisi olarak duyduğum kaygıları milletimle
paylaşma zorunluluğum var. İktidar yetkililerine buradan çağrıda bulunuyorum;
ne zaman bu konuları istişare etmek isterlerse her zaman her zeminde istişare
edilir. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo tamamen iktidarın yanlış
politikalar ürünüdür. İktidara çağrıda bulunuyorum; artık bu yanlış yolda devam
etmeyin” dedi.
“Kurumsal bir yenilenmeye acil şekilde ihtiyaç
var” diyen Davutoğlu, “Her açıklama füze gibi Türk ekonomisini
vuruyor. Erken seçim demiyorum, hemen seçim diyorum” diye konuştu.
‘Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlayamıyor’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise ekonominin kötüye
gidişiyle ilgili daha önce hükumeti uyardıklarını; ancak bir şey yapılmadığını
belirterek, şunları söyledi:
“Açık ve net, piyasalarda yangın var. Piyasalar durmuş
vaziyette. En küçüğünden en büyüğüne yani esnafından sanayicisine kadar
herkesin kafasında ‘Nereye gidiyoruz?’ diye kocaman bir soru işareti var. Kimse
önünü göremiyor. Bugün AK Parti MYK’sı toplandı. Neden daha önce toplanmadınız?
Neden bu gidişi daha önce değerlendirmediniz? Neden muhalefetin sesine kulak
kabartmadınız? Ve neden sadece Türkiye’yi bir kişiye teslim ettiniz? Türkiye
Cumhuriyeti devleti Erdoğan’dan da, Erdoğan ailesinden de, bu ailenin kurduğu
vakıflardan da çok daha büyüktür. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir kişiye teslim
edilebilir mi? Böyle bir devlet geleneği Metehan’dan bu yana hiç olmamıştır.
Devletin kurumları tümüyle dumura uğramıştır. Fiyat istikrarından sorumlu olan
kurum yani Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlayamıyor. Sadece seyirci
konumunda. Yetkisi elinden alındı. Kim aldı? Bir kararnameyle Erdoğan aldı.
Efendim, ‘Fiyat İstikrar Komitesi kuracağım’ dedi. Fiyat İstikrar Komitesi bir
kez bile toplanmadı. Komite bugün toplanmayıp da ne zaman toplanacak. Merkez
Bankasını bu duruma nasıl getirdiniz siz? Cumhuriyetin bir kurumunu nasıl bu
hale getirdiniz?”
‘Türkiye’yi karanlık kuyudan çıkarmalıyız’
Kılıçdaroğlu, böyle bir tabloyu daha önce görmediğini
söyleyerek, “Öyle bir noktadayız ki döviz kuru elektrik sayacından daha
hızlı çalışıyor. Herkesin elinde cep telefonu ‘dolar ne oldu’ diye. Çiftçisi,
işçisi, memuru, emeklisi ‘Ne olacak bu memleketin’ hali diye bekliyor.
Toplanmışlar çözüm üretecekler. Hiç bir çözüm üretemezler. İstedikleri kadar
toplansınlar, bu kafayla bu ülkenin sorununu çözemezler. Çözme bilgileri,
birikimleri yoktur. Fatura vatandaşa çıkıyor. Benim canımı da acıtan budur.
Sıradan sokaktaki vatandaş bunun faturasını ödüyor. Yazıktır, günahtır bu
memlekete. Bu gidişten rahatsız olan bütün partilerin çözüm üretme konusunda
oturup konuşmaları gerekiyor. Memleket bizim memleketimiz. Başka gidecek
yerimiz de yok. Ülkemizde huzur içerisinde yaşamak istiyoruz. Dolayısıyla bir
araya gelmeliyiz, Türkiye’yi bu karanlık kuyudan çıkarmalıyız” dedi.
‘Seçimin yolunu aç’
Erken seçim çağrısını yineleyen Kılıçdaroğlu, “Millete
neden güvenmiyorsunuz. Millet bir daha sizi seçerse dönüp dersiniz ki ‘Ey
Kılıçdaroğlu, bak sen söyledin seçime gittik, bir daha seçtiler beni.’ Oturur,
gururlanırsın. Neden kaçıyorsun? Türkiye en temel krizlerinden birisini yaşıyor
ve Türkiye yönetilmiyor, suçu dış güçlere atıyorlar. Sayın Bahçeli’ye seslenmek
isterim; içinde, yüreğinde bir damla millet sevgisi varsa seçimin yolunu aç
kardeşim. Yazıktır, günahtır bu memlekete” dedi.
